Kelime Analizi
(54)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | حُرِّمَتۡ hurrimet | yasaklandı Fiil ayırmak, kutsal saymak | ح ر م |
2 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
3 | أُمَّهَٰتُكُمۡ ummehatukum | anneleriniz İsim kök, kaynak | أ م م |
4 | وَبَنَاتُكُمۡ ve-benatukum | ve kızlarınız İsim evlat, nesil | ب ن ي |
5 | وَأَخَوَٰتُكُمۡ ve-ahavatukum | ve sizin kız kardeşleriniz İsim eş, benzer | أ خ و |
6 | وَعَمَّـٰتُكُمۡ ve-ammatukum | ve halalarınız İsim amca, kapsamak | ع م م |
7 | وَخَٰلَٰتُكُمۡ ve-halatukum | ve teyzeleriniz İsim dayı, bakıcı | خ و ل |
8 | وَبَنَاتُ ve-benatu | ve kız İsim evlat, yapı | ب ن ي |
9 | ٱلۡأَخِ el-ahi | kardeşin İsim dost, arkadaş | أ خ و |
10 | وَبَنَاتُ ve-benatu | ve kız İsim evlat, yapı | ب ن ي |
11 | ٱلۡأُخۡتِ el-uhti | kız kardeşin İsim eş, benzer | أ خ و |
12 | وَأُمَّهَٰتُكُمُ ve-ummehatukumu | ve anneleriniz İsim kök, kaynak, topluluk | أ م م |
13 | ٱلَّـٰتِيٓ ellati | o kadınlar ki Zamir İsm-i Mevsûl ki onlar | — |
14 | أَرۡضَعۡنَكُمۡ erda'nekum | sizi emzirdiler Fiil süt emzirmek | ر ض ع |
15 | وَأَخَوَٰتُكُم ve-ehavatukum | ve kız kardeşleriniz İsim kardeş, dost | أ خ و |
16 | مِّنَ mine | -den Edat -dan, içinden | — |
17 | ٱلرَّضَٰعَةِ er-radâ'ati | emmenin İsim süt emme, emzirme | ر ض ع |
18 | وَأُمَّهَٰتُ ve-ummehatu | ve anneler İsim kök, kaynak, topluluk | أ م م |
19 | نِسَآئِكُمۡ nisaikum | kadınlarınızın İsim hanım | ن س و |
20 | وَرَبَـٰٓئِبُكُمُ ve-rebaibukumu | ve üvey kızlarınız İsim yetiştirilen, büyütülen | ر ب ب |
21 | ٱلَّـٰتِي el-lati | o kadınlar ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki | — |
22 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
23 | حُجُورِكُم hucurikum | çevrilmiş yerleriniz İsim kucak, koruma | ح ج ر |
24 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
25 | نِّسَآئِكُمُ nisaikumu | kadınlarınızın İsim hanım | ن س و |
26 | ٱلَّـٰتِي el-lati | o kadınlar ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki | — |
27 | دَخَلۡتُم dahaltum | girdiniz Fiil içeri geçmek, nüfuz etmek | د خ ل |
28 | بِهِنَّ bi-hinne | onlar ile Zamir onlara, onlar sayesinde | — |
29 | فَإِن fe-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet | — |
30 | لَّمۡ lem | -medi İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -madı, değil | — |
31 | تَكُونُواْ tekunu | var olursunuz Fiil olmak, meydana gelmek | ك و ن |
32 | دَخَلۡتُم dahaltum | girdiniz Fiil içeri geçmek, nüfuz etmek | د خ ل |
33 | بِهِنَّ bi-hinne | onlar ile Zamir onlara, onlar sayesinde | — |
34 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
35 | جُنَاحَ cunaha | günah İsim Harf (Edât) günah, vebal, sorumluluk | ج ن ح |
36 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
37 | وَحَلَـٰٓئِلُ ve-hala'ilu | ve eşleri İsim helal olan, çözülen | ح ل ل |
38 | أَبۡنَآئِكُمُ ebnaikumu | oğullarınızın İsim çocuk, nesil | ب ن ي |
39 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
40 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
41 | أَصۡلَٰبِكُمۡ aslabikum | sertliklerinizin İsim omurga, bel | ص ل ب |
42 | وَأَن ve-en | ve ki Bağlaç olduğunu, diye | — |
43 | تَجۡمَعُواْ tecme'u | toplarsınız Fiil bir araya getirmek, birleştirmek | ج م ع |
44 | بَيۡنَ beyne | arasına İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
45 | ٱلۡأُخۡتَيۡنِ el-uhteyni | iki kız kardeşi İsim kardeş, dost | أ خ و |
46 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
47 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
48 | قَدۡ kad | gerçekten İlgeç/Harf Harf (Edât) kesinlikle, bazen | — |
49 | سَلَفَ selefe | geçti Fiil önce gelmek, geride bırakmak | س ل ف |
50 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
51 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
52 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
53 | غَفُورٗا gafuran | örteni İsim Harf (Edât) bağışlayan, affeden | غ ف ر |
54 | رَّحِيمٗا rahimen | merhamet eden Sıfat Harf (Edât) acıyan, şefkatli | ر ح م |
2
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
3
أُمَّهَٰتُكُمۡ
ummehatukum
4
وَبَنَاتُكُمۡ
ve-benatukum
5
وَأَخَوَٰتُكُمۡ
ve-ahavatukum
6
وَعَمَّـٰتُكُمۡ
ve-ammatukum
7
وَخَٰلَٰتُكُمۡ
ve-halatukum
12
وَأُمَّهَٰتُكُمُ
ve-ummehatukumu
13
ٱلَّـٰتِيٓ
ellati
o kadınlar ki
ki onlar
14
أَرۡضَعۡنَكُمۡ
erda'nekum
15
وَأَخَوَٰتُكُم
ve-ehavatukum
16
مِّنَ
mine
-den
-dan, içinden
17
ٱلرَّضَٰعَةِ
er-radâ'ati
18
وَأُمَّهَٰتُ
ve-ummehatu
19
نِسَآئِكُمۡ
nisaikum
20
وَرَبَـٰٓئِبُكُمُ
ve-rebaibukumu
21
ٱلَّـٰتِي
el-lati
o kadınlar ki
onlar ki
22
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
23
حُجُورِكُم
hucurikum
24
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
25
نِّسَآئِكُمُ
nisaikumu
26
ٱلَّـٰتِي
el-lati
o kadınlar ki
onlar ki
28
بِهِنَّ
bi-hinne
onlar ile
onlara, onlar sayesinde
29
فَإِن
fe-in
ve eğer
şayet
30
لَّمۡ
lem
-medi
-madı, değil
31
تَكُونُواْ
tekunu
33
بِهِنَّ
bi-hinne
onlar ile
onlara, onlar sayesinde
34
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
36
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
37
وَحَلَـٰٓئِلُ
ve-hala'ilu
38
أَبۡنَآئِكُمُ
ebnaikumu
39
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
40
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
41
أَصۡلَٰبِكُمۡ
aslabikum
42
وَأَن
ve-en
ve ki
olduğunu, diye
43
تَجۡمَعُواْ
tecme'u
45
ٱلۡأُخۡتَيۡنِ
el-uhteyni
46
إِلَّا
illa
hariç
ancak
47
مَا
ma
şey
ne, değil
48
قَدۡ
kad
gerçekten
kesinlikle, bazen
50
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki