Kelime Analizi
(26)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
4 | كُونُواْ kunu | olun Fiil var olmak | ك و ن |
5 | قَوَّـٰمِينَ kavvamine | dik duranlar İsim Harf (Edât) gözeten, koruyan | ق و م |
6 | لِلَّهِ lillahi | Allah'a Özel İsim ilah, tanrı | أ ل ه |
7 | شُهَدَآءَ şuhedae | tanık İsim Harf (Edât) şahit, tanık | ش ه د |
8 | بِٱلۡقِسۡطِ bi-el-kisti | pay ile İsim ölçü, adalet | ق س ط |
9 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
10 | يَجۡرِمَنَّكُمۡ yecrimennekum | sizi sevk etmesin Fiil suç işlemek, kesmek | ج ر م |
11 | شَنَـَٔانُ şene'anu | nefreti İsim kin, düşmanlık | ش ن أ |
12 | قَوۡمٍ kavmin | topluluğun İsim halk, kavim | ق و م |
13 | عَلَىٰٓ ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
14 | أَلَّا ella | olmamasını Bağlaç Şart Bağlacı maması, diye | — |
15 | تَعۡدِلُواْ ta'dilu | dengelersiniz Fiil eşit tutmak, adaletli olmak | ع د ل |
16 | ٱعۡدِلُواْ i'dilu | dengeleyin Fiil eşit tutmak, adaletli olmak | ع د ل |
17 | هُوَ huve | o Zamir kendisi | — |
18 | أَقۡرَبُ akrabu | daha yakın İsim en yakın | ق ر ب |
19 | لِلتَّقۡوَىٰ li-el-takva | korunma için İsim sakınma, saygı | و ق ي |
20 | وَٱتَّقُواْ ve-itteku | ve korunun Fiil sakınmak, korkmak | و ق ي |
21 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
22 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
23 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
24 | خَبِيرُۢ habirun | deneyimli İsim haberdar, bilen | خ ب ر |
25 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
26 | تَعۡمَلُونَ ta'melune | yaparsınız Fiil çalışmak, işlemek | ع م ل |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
ءَامَنُواْ
amenu
5
قَوَّـٰمِينَ
kavvamine
7
شُهَدَآءَ
şuhedae
8
بِٱلۡقِسۡطِ
bi-el-kisti
9
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
10
يَجۡرِمَنَّكُمۡ
yecrimennekum
11
شَنَـَٔانُ
şene'anu
13
عَلَىٰٓ
ala
üzerine
üstüne, karşı
14
أَلَّا
ella
olmamasını
maması, diye
15
تَعۡدِلُواْ
ta'dilu
16
ٱعۡدِلُواْ
i'dilu
17
هُوَ
huve
o
kendisi
19
لِلتَّقۡوَىٰ
li-el-takva
20
وَٱتَّقُواْ
ve-itteku
22
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
25
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
26
تَعۡمَلُونَ
ta'melune