Kelime Analizi
(22)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
4 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
5 | تَتَّخِذُواْ tettehizu | alırsınız Fiil tutmak, edinmek | أ خ ذ |
6 | ٱلۡيَهُودَ el-yehude | Yahudileri Özel İsim dönen, tövbe eden | ه و د |
7 | وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ ve'n-nasara | ve Hristiyanlar Özel İsim Nasıralılar, yardımcılar | ن ص ر |
8 | أَوۡلِيَآءَ evliyae | yakınlar İsim Harf (Edât) dost, koruyucu | و ل ي |
9 | بَعۡضُهُمۡ ba'duhum | parçaları İsim kısım, bazı | ب ع ض |
10 | أَوۡلِيَآءُ evliyau | yakınlar İsim dost, koruyucu | و ل ي |
11 | بَعۡضٖ ba'din | parçasının İsim kısım, bazı | ب ع ض |
12 | وَمَن ve-men | ve kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
13 | يَتَوَلَّهُم yetevellehum | yüz çevirir Fiil dönmek, üstlenmek | و ل ي |
14 | مِّنكُمۡ minkum | sizden Zamir içinden, bazısı | — |
15 | فَإِنَّهُۥ fe-innehu | çünkü şüphesiz o Zamir muhakkak, gerçekten | — |
16 | مِنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir içinden, bazısı | — |
17 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
18 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
19 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
20 | يَهۡدِي yehdi | yol gösterir Fiil yol göstermek, iletmek | ه د ي |
21 | ٱلۡقَوۡمَ el-kavme | kalkanları İsim Harf (Edât) duranlar, topluluk, halk | ق و م |
22 | ٱلظَّـٰلِمِينَ el-zalimine | karanlıkta bırakanlar İsim İsm-i Fâil haksızlık eden, zulmeden | ظ ل م |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
ءَامَنُواْ
amenu
4
لَا
la
hayır
değil, yok
5
تَتَّخِذُواْ
tettehizu
6
ٱلۡيَهُودَ
el-yehude
7
وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ
ve'n-nasara
8
أَوۡلِيَآءَ
evliyae
9
بَعۡضُهُمۡ
ba'duhum
10
أَوۡلِيَآءُ
evliyau
12
وَمَن
ve-men
ve kim
her kim, o kişi ki
13
يَتَوَلَّهُم
yetevellehum
14
مِّنكُمۡ
minkum
sizden
içinden, bazısı
15
فَإِنَّهُۥ
fe-innehu
çünkü şüphesiz o
muhakkak, gerçekten
16
مِنۡهُمۡ
minhum
onlardan
içinden, bazısı
17
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
19
لَا
la
hayır
değil, yok
22
ٱلظَّـٰلِمِينَ
el-zalimine