Kelime Analizi
(29)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
2 | إِنِّيٓ inni | şüphesiz ben Zamir muhakkak, gerçekten | — |
3 | أُرِيدُ uridu | yönelirim Fiil istemek, arzulamak | ر و د |
4 | أَنۡ en | ki Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
5 | أُنكِحَكَ unkihake | evlendiririm seni Fiil birleştirmek, nikahlamak | ن ك ح |
6 | إِحۡدَى ihda | biri İsim Harf (Edât) tek | أ ح د |
7 | ٱبۡنَتَيَّ ibneteyye | iki kızımı İsim kız evlat, yapı | ب ن ي |
8 | هَٰتَيۡنِ hateyni | bu ikisi Zamir İşaret Zamiri şu | — |
9 | عَلَىٰٓ ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
10 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
11 | تَأۡجُرَنِي te'cureni | bana ücret verirsin Fiil kiralamak, ödüllendirmek | أ ج ر |
12 | ثَمَٰنِيَ semaniye | sekiz İsim Harf (Edât) | ث م ن |
13 | حِجَجٖ hicecin | yönelişlerin İsim kasıt, hac | ح ج ج |
14 | فَإِنۡ fe-in | öyleyse eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, koşuluyla | — |
15 | أَتۡمَمۡتَ etmemte | tamamladın Fiil bitirmek, eksiksiz yapmak | ت م م |
16 | عَشۡرٗا aşran | on Zarf Zaman Zarfı | ع ش ر |
17 | فَمِنۡ fe-min | böylece -den İlgeç/Harf Harf (Edât) içinden | — |
18 | عِندِكَ indeke | yanında İsim kat, huzur | ع ن د |
19 | وَمَآ ve-ma | ve ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
20 | أُرِيدُ uridu | yönelirim Fiil istemek, arzulamak | ر و د |
21 | أَنۡ en | ki Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
22 | أَشُقَّ eşukka | yararım Fiil zorluk çıkarmak, bölmek | ش ق ق |
23 | عَلَيۡكَ aleyke | senin üzerine Zamir karşı, gerekli | — |
24 | سَتَجِدُنِيٓ se-teciduni | yakında beni bulacaksın Fiil rastlamak, fark etmek | و ج د |
25 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
26 | شَآءَ şae | diledi Fiil istemek, irade etmek | ش ي أ |
27 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
28 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
29 | ٱلصَّـٰلِحِينَ es-salihine | düzeltenlerin İsim İsm-i Fâil iyi, uygun | ص ل ح |
2
إِنِّيٓ
inni
şüphesiz ben
muhakkak, gerçekten
4
أَنۡ
en
ki
olduğunu, diye
7
ٱبۡنَتَيَّ
ibneteyye
8
هَٰتَيۡنِ
hateyni
bu ikisi
şu
9
عَلَىٰٓ
ala
üzerine
üstüne, karşı
10
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
11
تَأۡجُرَنِي
te'cureni
14
فَإِنۡ
fe-in
öyleyse eğer
şayet, koşuluyla
15
أَتۡمَمۡتَ
etmemte
17
فَمِنۡ
fe-min
böylece -den
içinden
19
وَمَآ
ve-ma
ve ne
şey, değil
21
أَنۡ
en
ki
olduğunu, diye
23
عَلَيۡكَ
aleyke
senin üzerine
karşı, gerekli
24
سَتَجِدُنِيٓ
se-teciduni
25
إِن
in
eğer
şayet, değil
28
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
29
ٱلصَّـٰلِحِينَ
es-salihine