Kelime Analizi
(31)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
2 | تَكۡفُرُواْ tekfuru | örtersiniz Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
3 | فَإِنَّ fe-inne | o halde şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) çünkü, gerçekten | — |
4 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
5 | غَنِيٌّ ğaniyyun | ihtiyaçsız İsim zengin, kendi kendine yeten | غ ن ي |
6 | عَنكُمۡ ankum | sizden Zamir hakkında, uzaklaşarak | — |
7 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
8 | يَرۡضَىٰ yerda | hoşnut olur Fiil razı olmak, kabul etmek | ر ض و |
9 | لِعِبَادِهِ li-ibadihi | onun hizmetkarları için İsim kul, köle | ع ب د |
10 | ٱلۡكُفۡرَ el-kufra | örtmeyi İsim Harf (Edât) gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
11 | وَإِن ve-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) ve şayet, ve oysa | — |
12 | تَشۡكُرُواْ teşkuru | teşekkür edersiniz Fiil şükretmek, kıymet bilmek | ش ك ر |
13 | يَرۡضَهُ yerdehu | ondan hoşnut olur Fiil razı olmak, kabul etmek | ر ض و |
14 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
15 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
16 | تَزِرُ teziru | yük taşır Fiil sırtlamak, sorumluluk almak | و ز ر |
17 | وَازِرَةٞ vaziretun | ve yük taşıyan İsim İsm-i Fâil ağırlık çeken, sorumluluk alan | و ز ر |
18 | وِزۡرَ vizre | ağır yükü İsim Harf (Edât) sorumluluk, günah | و ز ر |
19 | أُخۡرَىٰ uhra | geride kalan Sıfat sonraki, diğer | أ خ ر |
20 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
21 | إِلَىٰ ila | -e/-a doğru Edat kadar, yönelik | — |
22 | رَبِّكُم rabbikum | efendi İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
23 | مَّرۡجِعُكُمۡ merci'ukum | dönüş yeriniz İsim geri dönüş, başvuru kaynağı | ر ج ع |
24 | فَيُنَبِّئُكُم fe-yunebbiukum | ve size haber verir Fiil bildirmek, açıklamak | ن ب أ |
25 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
26 | كُنتُمۡ kuntum | oldunuz Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
27 | تَعۡمَلُونَ ta'melune | yaparsınız Fiil çalışmak, işlemek | ع م ل |
28 | إِنَّهُۥ innehu | şüphesiz o Zamir muhakkak, gerçekten | — |
29 | عَلِيمُۢ alimun | bilen İsim bilgili, haberdar | ع ل م |
30 | بِذَاتِ bi-zati | ile sahip İsim öz, kendi | ذ و و |
31 | ٱلصُّدُورِ es-suduri | göğüslerin İsim ön kısım, kalp | ص د ر |
1
إِن
in
eğer
şayet, değil
2
تَكۡفُرُواْ
tekfuru
3
فَإِنَّ
fe-inne
o halde şüphesiz
çünkü, gerçekten
6
عَنكُمۡ
ankum
sizden
hakkında, uzaklaşarak
7
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
9
لِعِبَادِهِ
li-ibadihi
11
وَإِن
ve-in
ve eğer
ve şayet, ve oysa
12
تَشۡكُرُواْ
teşkuru
14
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
15
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
20
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
21
إِلَىٰ
ila
-e/-a doğru
kadar, yönelik
23
مَّرۡجِعُكُمۡ
merci'ukum
24
فَيُنَبِّئُكُم
fe-yunebbiukum
25
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
27
تَعۡمَلُونَ
ta'melune
28
إِنَّهُۥ
innehu
şüphesiz o
muhakkak, gerçekten
31
ٱلصُّدُورِ
es-suduri