Kelime Analizi
(26)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | أَكَانَ e-kane | oldu mu Fiil var olmak, bulunmak | ك و ن |
2 | لِلنَّاسِ li-en-nasi | insanlar için İsim insanlar, topluluk, halk | أ ن س |
3 | عَجَبًا aceben | şaşılacak şeyi İsim hayret, tuhaflık | ع ج ب |
4 | أَنۡ en | ki Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
5 | أَوۡحَيۡنَآ evhayna | işaret ettik Fiil fısıldamak, ilham etmek | و ح ي |
6 | إِلَىٰ ila | -e/-a doğru Edat kadar, yönelik | — |
7 | رَجُلٖ raculin | yürüyenin İsim yaya, adam, erkek | ر ج ل |
8 | مِّنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir ayrılma, kısım | — |
9 | أَنۡ en | ki Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
10 | أَنذِرِ enziri | uyar Fiil korkutmak, adak adamak | ن ذ ر |
11 | ٱلنَّاسَ el-nase | insanlar İsim Harf (Edât) topluluk, halk | أ ن س |
12 | وَبَشِّرِ ve-beşşir | ve müjdele Fiil müjdelemek, haber vermek | ب ش ر |
13 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
14 | ءَامَنُوٓاْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
15 | أَنَّ enne | olduğunu İlgeç/Harf Harf (Edât) şüphesiz ki, gerçekten | — |
16 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
17 | قَدَمَ kademe | öne geçti İsim Harf (Edât) sunmak, ayak basmak | ق د م |
18 | صِدۡقٍ sıdkin | sağlamlığın İsim doğru söylemek, sadakat | ص د ق |
19 | عِندَ inde | yanında İsim Harf (Edât) katında, huzurunda | ع ن د |
20 | رَبِّهِمۡ rabbihim | onların efendisi İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
21 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
22 | ٱلۡكَٰفِرُونَ el-kafirune | örtenler İsim İsm-i Fâil inkar eden, nankör | ك ف ر |
23 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
24 | هَٰذَا haza | bu Zamir İşaret Zamiri şu | — |
25 | لَسَٰحِرٞ le-sahirun | elbette göz boyayan İsim İsm-i Fâil büyücü, aldatan | س ح ر |
26 | مُّبِينٌ mubinun | ayıran Sıfat İsm-i Fâil açıklayan, apaçık | ب ي ن |
4
أَنۡ
en
ki
olduğunu, diye
5
أَوۡحَيۡنَآ
evhayna
6
إِلَىٰ
ila
-e/-a doğru
kadar, yönelik
8
مِّنۡهُمۡ
minhum
onlardan
ayrılma, kısım
9
أَنۡ
en
ki
olduğunu, diye
13
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
14
ءَامَنُوٓاْ
amenu
15
أَنَّ
enne
olduğunu
şüphesiz ki, gerçekten
16
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
22
ٱلۡكَٰفِرُونَ
el-kafirune
23
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
24
هَٰذَا
haza
bu
şu