525
Kullanım
13
Lemma
100
Türev
106
Anlam
13 lemma, 100 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
كَفَرۡتُ | kefertu | örttüm, örtmek, gizlemek, inkar etmek | Fiil | 1 | ||
ٱلۡكَٰفِرِينَ Lemma | el-kafirine | örtenleri, örten, inkar eden, nankörlük eden | İsim | 52 | ||
ٱلۡكَٰفِرُونَ | el-kafirune | örtenler, örten, inkar eden, nankör | İsim | 17 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17) Nisa 4:151 · Kuran-ı Kerim أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ حَقّٗاۚ وَأَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا İşte onlar gerçekten örtenlerdir. Ve örtenler için aşağılayıcı bir azap hazırladık. Maide 5:44 · Kuran-ı Kerim إِنَّآ أَنزَلۡنَا ٱلتَّوۡرَىٰةَ فِيهَا هُدٗى وَنُورٞۚ يَحۡكُمُ بِهَا ٱلنَّبِيُّونَ ٱلَّذِينَ أَسۡلَمُواْ لِلَّذِينَ هَادُواْ وَٱلرَّبَّـٰنِيُّونَ وَٱلۡأَحۡبَارُ بِمَا ٱسۡتُحۡفِظُواْ مِن كِتَٰبِ ٱللَّهِ وَكَانُواْ عَلَيۡهِ شُهَدَآءَۚ فَلَا تَخۡشَوُاْ ٱلنَّاسَ وَٱخۡشَوۡنِ وَلَا تَشۡتَرُواْ بِـَٔايَٰتِي ثَمَنٗا قَلِيلٗاۚ وَمَن لَّمۡ يَحۡكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ Şüphesiz biz, içinde bir yol gösterme ve bir aydınlık olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olan nebiler, dönen kimselere onunla hükmeder. Ve Rabbaniler ve bilginler, Allah'ın kitabından korumaları istendiği şeyle hükmeder ve ona tanıklar oldular. O halde insanlardan korkmayın ve benden korkun ve ayetlerim karşılığında az bir bedel satın almayın. Ve kim Allah'ın indirdiği şeyle hükmetmezse, o halde işte onlar örtenlerdir. Tevbe 9:32 · Kuran-ı Kerim يُرِيدُونَ أَن يُطۡفِـُٔواْ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَيَأۡبَى ٱللَّهُ إِلَّآ أَن يُتِمَّ نُورَهُۥ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡكَٰفِرُونَ Ağızlarıyla Allah'ın ışığını söndürmek istiyorlar. Ve örtenler hoşlanmasa bile, Allah O'nun ışığını tamamlaması dışında kaçınır. Yunus 10:2 · Kuran-ı Kerim أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ رَجُلٖ مِّنۡهُمۡ أَنۡ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنَّ لَهُمۡ قَدَمَ صِدۡقٍ عِندَ رَبِّهِمۡۗ قَالَ ٱلۡكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٞ مُّبِينٌ Onlardan bir adama, 'İnsanları uyar ve inanan kimseleri, rablerinin katında onlar için doğruluk adımı olduğunu müjdele' diye vahiy etmemiz insanlar için şaşkınlık mı oldu? Örtenler dedi: 'Şüphesiz bu açık bir büyücüdür.' Yusuf 12:87 · Kuran-ı Kerim يَٰبَنِيَّ ٱذۡهَبُواْ فَتَحَسَّسُواْ مِن يُوسُفَ وَأَخِيهِ وَلَا تَاْيۡـَٔسُواْ مِن رَّوۡحِ ٱللَّهِۖ إِنَّهُۥ لَا يَاْيۡـَٔسُ مِن رَّوۡحِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡقَوۡمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ Ey oğullarım, gidin ve Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Ve Allah'ın ferahlığından ümit kesmeyin. Şüphesiz örten topluluktan başkası Allah'ın ferahlığından ümit kesmez. | ||||||
لِلۡكَٰفِرِينَ | li'l-kafirine | örtenler için, örten, inkar eden, nankör | İsim | 16 | ||
كَٰفِرُونَ | kafirune | örtenler, örten, gizleyen, inkar eden | İsim | 15 | ||
كَٰفِرِينَ | kafirine | örten, örten, gizleyen, inkar eden | İsim | 8 | ||
لِّلۡكَٰفِرِينَ | li'l-kafirine | için örtenlere, örten, gizleyen, inkar eden | İsim | 7 | ||
ٱلۡكُفَّارِ | el-kuffari | örtenlerin, örten, gizleyen, inkar eden, nankör | İsim | 5 | ||
وَلِلۡكَٰفِرِينَ | ve-lil-kafirine | ve örtenler için, örten, gizleyen, nankör, inkarcı | İsim | 5 | ||
ٱلۡكُفَّارَ | el-kuffara | örtenleri, örten, gizleyen, inkar eden, kafir | İsim | 5 | ||
بِٱلۡكَٰفِرِينَ | bi'l-kafirine | örtenler ile, örten, inkar eden, nankörlük eden | İsim | 3 | ||
وَٱلۡكَٰفِرُونَ | ve-l-kafirune | ve örtenler, örtenler, inkar edenler, nankörler | İsim | 3 | ||
ٱلۡكُفَّارُ | el-kuffaru | örtenler, örten, gizleyen, inkar eden, nankör | İsim | 2 | ||
وَٱلۡكُفَّارَ | ve-el-kuffara | ve örtenleri, çok örten, inkar eden, nankör | İsim | 2 | ||
ٱلۡكَافِرُ | el-kafiru | örten, örten, gizleyen, inkar eden, nankör | İsim | 2 | ||
كُفَّارٌ | kuffarun | çok örtenler, çok örten, inkar eden, nankör | İsim | 2 | ||
كَافِرٞ | kafirun | örten, örten, gizleyen, inkar eden, nankör | İsim | 2 | ||
كُفَّارٞ | kuffarun | örtenler, çiftçiler, örtenler, inkarcılar | İsim | 2 | ||
كُفَّارًا | kuffaran | çok örtenler, çok örten, şiddetle inkar eden, aşırı nankör | İsim | 1 | ||
وَٱلۡكَٰفِرِينَ | ve'l-kafirine | ve örtenlerin, örten, inkar eden, nankör | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
İbrahim 14:22
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلشَّيۡطَٰنُ لَمَّا قُضِيَ ٱلۡأَمۡرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمۡ وَعۡدَ ٱلۡحَقِّ وَوَعَدتُّكُمۡ فَأَخۡلَفۡتُكُمۡۖ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيۡكُم مِّن سُلۡطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوۡتُكُمۡ فَٱسۡتَجَبۡتُمۡ لِيۖ فَلَا تَلُومُونِي وَلُومُوٓاْ أَنفُسَكُمۖ مَّآ أَنَا۠ بِمُصۡرِخِكُمۡ وَمَآ أَنتُم بِمُصۡرِخِيَّ إِنِّي كَفَرۡتُ بِمَآ أَشۡرَكۡتُمُونِ مِن قَبۡلُۗ إِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Ve iş hükme bağlandığında şeytan dedi: 'Şüphesiz Allah size gerçek sözü söz verdi ve ben size söz verdim de size sözümden döndüm; ve sizi çağırmam ve bana cevap vermeniz hariç, sizin üzerinizde hiçbir yetkim yoktu. O halde beni kınamayın ve nefslerinizi kınayın; ben sizin feryadınıza yetişen değilim ve siz benim feryadıma yetişenler değilsiniz. Şüphesiz ben önceden beni ortak koşmanızı örttüm.' Şüphesiz zalimler, onlar için acı verici azap vardır.
Örnek Ayetler (5 / 52)
Bakara 2:34
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡنَا لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسۡجُدُواْ لِأٓدَمَ فَسَجَدُوٓاْ إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰ وَٱسۡتَكۡبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ve meleklere 'Adem'e secde edin' demiştik, bunun üzerine İblis hariç secde ettiler. Diretti ve büyüklük tasladı ve örtenlerden oldu.
Bakara 2:89
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَهُمۡ كِتَٰبٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ وَكَانُواْ مِن قَبۡلُ يَسۡتَفۡتِحُونَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَمَّا جَآءَهُم مَّا عَرَفُواْ كَفَرُواْ بِهِۦۚ فَلَعۡنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir kitap Allah'ın katından onlara geldiğinde, ve önceden örten kimselere karşı zafer istiyorlardı, bunun üzerine tanıdıkları şey onlara geldiğinde onu örttüler. Bunun üzerine Allah'ın laneti örtenlerin üzerinedir.
Bakara 2:191
·
Kuran-ı Kerim
وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ ثَقِفۡتُمُوهُمۡ وَأَخۡرِجُوهُم مِّنۡ حَيۡثُ أَخۡرَجُوكُمۡۚ وَٱلۡفِتۡنَةُ أَشَدُّ مِنَ ٱلۡقَتۡلِۚ وَلَا تُقَٰتِلُوهُمۡ عِندَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ حَتَّىٰ يُقَٰتِلُوكُمۡ فِيهِۖ فَإِن قَٰتَلُوكُمۡ فَٱقۡتُلُوهُمۡۗ كَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ve onları bulduğunuz yerde katledin ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. Ve sınama katliamdan daha şiddetlidir. Ve orada sizinle savaşıncaya kadar Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Artık sizinle savaşırlarsa onları katledin. Örtenlerin cezası böyledir.
Bakara 2:250
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا بَرَزُواْ لِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالُواْ رَبَّنَآ أَفۡرِغۡ عَلَيۡنَا صَبۡرٗا وَثَبِّتۡ أَقۡدَامَنَا وَٱنصُرۡنَا عَلَى ٱلۡقَوۡمِ ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ve Calut'a ve ordularına çıktıklarında dediler: 'Rabbimiz, üzerimize sabır boşalt, ayaklarımızı sabit kıl ve örten topluluğa karşı bize yardım et.'
Bakara 2:264
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تُبۡطِلُواْ صَدَقَٰتِكُم بِٱلۡمَنِّ وَٱلۡأَذَىٰ كَٱلَّذِي يُنفِقُ مَالَهُۥ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۖ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ صَفۡوَانٍ عَلَيۡهِ تُرَابٞ فَأَصَابَهُۥ وَابِلٞ فَتَرَكَهُۥ صَلۡدٗاۖ لَّا يَقۡدِرُونَ عَلَىٰ شَيۡءٖ مِّمَّا كَسَبُواْۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ey inanan kimseler, insanlara gösterişi için malını infak eden ve Allah'a ve son güne inanmayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakmayla ve eziyetle boşa çıkarmayın. Böylece onun durumu, üzerinde toprak olan bir kayanın durumu gibidir; ona sağanak isabet eder, böylece onu çıplak bırakır. Kazandıkları şeyden bir şeyin üzerine güç yetiremezler. Ve Allah örten topluluğa yol göstermez.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Nisa 4:151
·
Kuran-ı Kerim
أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ حَقّٗاۚ وَأَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا
İşte onlar gerçekten örtenlerdir. Ve örtenler için aşağılayıcı bir azap hazırladık.
Maide 5:44
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّآ أَنزَلۡنَا ٱلتَّوۡرَىٰةَ فِيهَا هُدٗى وَنُورٞۚ يَحۡكُمُ بِهَا ٱلنَّبِيُّونَ ٱلَّذِينَ أَسۡلَمُواْ لِلَّذِينَ هَادُواْ وَٱلرَّبَّـٰنِيُّونَ وَٱلۡأَحۡبَارُ بِمَا ٱسۡتُحۡفِظُواْ مِن كِتَٰبِ ٱللَّهِ وَكَانُواْ عَلَيۡهِ شُهَدَآءَۚ فَلَا تَخۡشَوُاْ ٱلنَّاسَ وَٱخۡشَوۡنِ وَلَا تَشۡتَرُواْ بِـَٔايَٰتِي ثَمَنٗا قَلِيلٗاۚ وَمَن لَّمۡ يَحۡكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Şüphesiz biz, içinde bir yol gösterme ve bir aydınlık olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olan nebiler, dönen kimselere onunla hükmeder. Ve Rabbaniler ve bilginler, Allah'ın kitabından korumaları istendiği şeyle hükmeder ve ona tanıklar oldular. O halde insanlardan korkmayın ve benden korkun ve ayetlerim karşılığında az bir bedel satın almayın. Ve kim Allah'ın indirdiği şeyle hükmetmezse, o halde işte onlar örtenlerdir.
Tevbe 9:32
·
Kuran-ı Kerim
يُرِيدُونَ أَن يُطۡفِـُٔواْ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَيَأۡبَى ٱللَّهُ إِلَّآ أَن يُتِمَّ نُورَهُۥ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Ağızlarıyla Allah'ın ışığını söndürmek istiyorlar. Ve örtenler hoşlanmasa bile, Allah O'nun ışığını tamamlaması dışında kaçınır.
Yunus 10:2
·
Kuran-ı Kerim
أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ رَجُلٖ مِّنۡهُمۡ أَنۡ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنَّ لَهُمۡ قَدَمَ صِدۡقٍ عِندَ رَبِّهِمۡۗ قَالَ ٱلۡكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٞ مُّبِينٌ
Onlardan bir adama, 'İnsanları uyar ve inanan kimseleri, rablerinin katında onlar için doğruluk adımı olduğunu müjdele' diye vahiy etmemiz insanlar için şaşkınlık mı oldu? Örtenler dedi: 'Şüphesiz bu açık bir büyücüdür.'
Yusuf 12:87
·
Kuran-ı Kerim
يَٰبَنِيَّ ٱذۡهَبُواْ فَتَحَسَّسُواْ مِن يُوسُفَ وَأَخِيهِ وَلَا تَاْيۡـَٔسُواْ مِن رَّوۡحِ ٱللَّهِۖ إِنَّهُۥ لَا يَاْيۡـَٔسُ مِن رَّوۡحِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡقَوۡمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Ey oğullarım, gidin ve Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Ve Allah'ın ferahlığından ümit kesmeyin. Şüphesiz örten topluluktan başkası Allah'ın ferahlığından ümit kesmez.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Bakara 2:24
·
Kuran-ı Kerim
فَإِن لَّمۡ تَفۡعَلُواْ وَلَن تَفۡعَلُواْ فَٱتَّقُواْ ٱلنَّارَ ٱلَّتِي وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلۡحِجَارَةُۖ أُعِدَّتۡ لِلۡكَٰفِرِينَ
Bunun üzerine eğer yapmazsanız ve asla yapamayacaksınız, bunun üzerine yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının; örtenler için hazırlandı.
Ali İmran 3:131
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّقُواْ ٱلنَّارَ ٱلَّتِيٓ أُعِدَّتۡ لِلۡكَٰفِرِينَ
Ve örtenler için hazırlanmış olan ateşten sakının.
Nisa 4:37
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَبۡخَلُونَ وَيَأۡمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلۡبُخۡلِ وَيَكۡتُمُونَ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦۗ وَأَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا
O kimseler ki cimrilik ederler, insanlara cimriliği emrederler ve Allah'ın O'nun lütfundan onlara verdiği şeyi gizlerler. Ve örtenler için alçaltıcı bir azap hazırladık.
Nisa 4:102
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا كُنتَ فِيهِمۡ فَأَقَمۡتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلۡتَقُمۡ طَآئِفَةٞ مِّنۡهُم مَّعَكَ وَلۡيَأۡخُذُوٓاْ أَسۡلِحَتَهُمۡۖ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلۡيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمۡ وَلۡتَأۡتِ طَآئِفَةٌ أُخۡرَىٰ لَمۡ يُصَلُّواْ فَلۡيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلۡيَأۡخُذُواْ حِذۡرَهُمۡ وَأَسۡلِحَتَهُمۡۗ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ تَغۡفُلُونَ عَنۡ أَسۡلِحَتِكُمۡ وَأَمۡتِعَتِكُمۡ فَيَمِيلُونَ عَلَيۡكُم مَّيۡلَةٗ وَٰحِدَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ إِن كَانَ بِكُمۡ أَذٗى مِّن مَّطَرٍ أَوۡ كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓاْ أَسۡلِحَتَكُمۡۖ وَخُذُواْ حِذۡرَكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا
Ve onların içinde olup onlar için salatı ayağa kaldırdığında, onlardan bir grup seninle beraber dursun ve silahlarını alsınlar. Secde ettiklerinde sizin arkanızda olsunlar. Ve salat etmemiş olan diğer bir grup gelsin, seninle beraber salat etsinler, tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. Örtenler silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı, böylece tek bir baskınla sizin üzerinize baskın yapmayı istediler. Eğer yağmurdan sizde bir eziyet olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda sizin üzerinize günah yoktur. Ve tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah örtenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Nisa 4:141
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمۡ فَإِن كَانَ لَكُمۡ فَتۡحٞ مِّنَ ٱللَّهِ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَكُن مَّعَكُمۡ وَإِن كَانَ لِلۡكَٰفِرِينَ نَصِيبٞ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَسۡتَحۡوِذۡ عَلَيۡكُمۡ وَنَمۡنَعۡكُم مِّنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۚ فَٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَلَن يَجۡعَلَ ٱللَّهُ لِلۡكَٰفِرِينَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ سَبِيلًا
Sizi gözetleyen o kimseler, bunun üzerine eğer sizin için Allah'tan bir fetih olursa derler: 'Biz sizinle beraber değil miydik?' Ve eğer örtenler için bir pay olursa derler: 'Biz size üstün gelmedik mi ve sizi inananlardan engellemedik mi?' Bunun üzerine Allah kalkış günü aranızda hüküm verir. Ve Allah örtenler için inananların üzerine asla bir yol kılmayacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 15)
A'raf 7:45
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبۡغُونَهَا عِوَجٗا وَهُم بِٱلۡأٓخِرَةِ كَٰفِرُونَ
Allah'ın yolundan engelleyen ve onu çarpık arayan kimseler; ve onlar sonrakini örtenlerdir.
A'raf 7:76
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُوٓاْ إِنَّا بِٱلَّذِيٓ ءَامَنتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ
Büyüklük taslayanlar dedi: 'Şüphesiz biz sizin ona inandığınız şeyi örtenleriz.'
Tevbe 9:55
·
Kuran-ı Kerim
فَلَا تُعۡجِبۡكَ أَمۡوَٰلُهُمۡ وَلَآ أَوۡلَٰدُهُمۡۚ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُم بِهَا فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَتَزۡهَقَ أَنفُسُهُمۡ وَهُمۡ كَٰفِرُونَ
Onların malları ve çocukları seni şaşırtmasın. Allah ancak dünya hayatında onlarla onlara azap etmeyi ve onlar örtenler iken canlarının çıkmasını istiyor.
Tevbe 9:85
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تُعۡجِبۡكَ أَمۡوَٰلُهُمۡ وَأَوۡلَٰدُهُمۡۚ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُعَذِّبَهُم بِهَا فِي ٱلدُّنۡيَا وَتَزۡهَقَ أَنفُسُهُمۡ وَهُمۡ كَٰفِرُونَ
Ve onların malları ve onların çocukları seni şaşırtmasın. Allah ancak dünyada onlarla onlara azap etmeyi ve onlar örtenler iken canlarının çıkmasını istiyor.
Tevbe 9:125
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ فَزَادَتۡهُمۡ رِجۡسًا إِلَىٰ رِجۡسِهِمۡ وَمَاتُواْ وَهُمۡ كَٰفِرُونَ
Ve ama onların kalplerinin içinde bir hastalık olan kimseler, bunun üzerine onların pisliğine pislik bakımından onları artırdı ve onlar örtenlerken öldüler.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Ali İmran 3:100
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن تُطِيعُواْ فَرِيقٗا مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ يَرُدُّوكُم بَعۡدَ إِيمَٰنِكُمۡ كَٰفِرِينَ
Ey inanan kimseler! Eğer kitap verilen kimselerden bir gruba itaat ederseniz; inancınızdan sonra sizi örtenler olarak döndürürler.
Maide 5:102
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ سَأَلَهَا قَوۡمٞ مِّن قَبۡلِكُمۡ ثُمَّ أَصۡبَحُواْ بِهَا كَٰفِرِينَ
Kesinlikle sizden önce bir topluluk onları sordu, sonra onları örtenler oldular.
En'am 6:130
·
Kuran-ı Kerim
يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَقُصُّونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِي وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ شَهِدۡنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَاۖ وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ
'Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün karşılaşmasıyla sizi uyaran sizden resuller size gelmedi mi?' Dediler: 'Kendi nefislerimizin aleyhine tanıklık ettik.' Ve dünya hayatı onları aldattı ve şüphesiz onların örtenler olduklarına kendi nefislerinin aleyhine tanıklık ettiler.
A'raf 7:37
·
Kuran-ı Kerim
فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يَنَالُهُمۡ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوۡنَهُمۡ قَالُوٓاْ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ
Böylece Allah'a karşı bir yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim kimdir? İşte onlar, kitaptan onların payı onlara ulaşır; sonunda elçilerimiz onları vefat ettirirken onlara geldiğinde dediler: 'Allah'ın dışında çağırdığınız şeyler nerede?' Dediler: 'Bizden kayboldular'; ve şüphesiz kendilerinin örtenler olduklarına nefslerine karşı tanıklık ettiler.
A'raf 7:93
·
Kuran-ı Kerim
فَتَوَلَّىٰ عَنۡهُمۡ وَقَالَ يَٰقَوۡمِ لَقَدۡ أَبۡلَغۡتُكُمۡ رِسَٰلَٰتِ رَبِّي وَنَصَحۡتُ لَكُمۡۖ فَكَيۡفَ ءَاسَىٰ عَلَىٰ قَوۡمٖ كَٰفِرِينَ
Bunun üzerine onlardan yüz çevirdi ve dedi: 'Ey kavmim, kesinlikle Rabbimin mesajlarını size ulaştırdım ve size öğüt verdim; o halde örten bir kavme nasıl üzülürüm?'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Bakara 2:98
·
Kuran-ı Kerim
مَن كَانَ عَدُوّٗا لِّلَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَجِبۡرِيلَ وَمِيكَىٰلَ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَدُوّٞ لِّلۡكَٰفِرِينَ
Kim Allah'a, meleklerine, resullerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman ise, bunun üzerine şüphesiz Allah örtenlere düşmandır.
İbrahim 14:2
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهِ ٱلَّذِي لَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَوَيۡلٞ لِّلۡكَٰفِرِينَ مِنۡ عَذَابٖ شَدِيدٍ
Göklerde olanlar ve yeryüzünde olanlar Kendisinin olan Allah'ın. Ve şiddetli bir azaptan dolayı örtenlere yazıklar olsun!
Kehf 18:100
·
Kuran-ı Kerim
وَعَرَضۡنَا جَهَنَّمَ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡكَٰفِرِينَ عَرۡضًا
Ve o gün cehennemi örtenlere tamamen sunduk.
Kasas 28:86
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كُنتَ تَرۡجُوٓاْ أَن يُلۡقَىٰٓ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبُ إِلَّا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۖ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرٗا لِّلۡكَٰفِرِينَ
Ve sen, Rabbinin bir merhameti dışında kitabın sana bırakılacağını umuyor değildin. Bunun üzerine kesinlikle örtenlere bir destekçi olma.
Ankebut 29:68
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِٱلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓۚ أَلَيۡسَ فِي جَهَنَّمَ مَثۡوٗى لِّلۡكَٰفِرِينَ
Allah'a karşı yalan uydurandan veya ona geldiğinde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Örtenler için cehennemde bir kalacak yer yok mudur?
Örnek Ayetler (5)
Tevbe 9:123
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قَٰتِلُواْ ٱلَّذِينَ يَلُونَكُم مِّنَ ٱلۡكُفَّارِ وَلۡيَجِدُواْ فِيكُمۡ غِلۡظَةٗۚ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُتَّقِينَ
Ey inanan kimseler, örtenlerden size yakın olan kimselerle savaşın ve sizin içinizde bir sertlik bulsunlar. Ve Allah'ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin.
Fetih 48:29
·
Kuran-ı Kerim
مُّحَمَّدٞ رَّسُولُ ٱللَّهِۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلۡكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيۡنَهُمۡۖ تَرَىٰهُمۡ رُكَّعٗا سُجَّدٗا يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗاۖ سِيمَاهُمۡ فِي وُجُوهِهِم مِّنۡ أَثَرِ ٱلسُّجُودِۚ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمۡ فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِۚ وَمَثَلُهُمۡ فِي ٱلۡإِنجِيلِ كَزَرۡعٍ أَخۡرَجَ شَطۡـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسۡتَغۡلَظَ فَٱسۡتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعۡجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلۡكُفَّارَۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنۡهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمَۢا
Muhammed Allah'ın elçisidir. Ve onunla beraber olan kimseler örtenlere karşı serttirler, kendi aralarında merhametlidirler. Onları eğilenler, secde edenler olarak görürsün; Allah'tan bir lütuf ve bir hoşnutluk ararlar. Onların nişanı secdenin izinden yüzlerinin içindedir. İşte bu onların Tevrat içindeki örneğidir. Ve onların İncil içindeki örneği, filizini çıkarmış, sonra onu güçlendirmiş, sonra kalınlaşmış, sonra gövdelerinin üzerine doğrulmuş, ekicilerin hoşuna giden bir ekin gibidir; onlarla örtenleri öfkelendirmesi için. Allah onlardan inanan ve düzeltici işler yapan kimselere bir örtülme ve büyük bir ödül söz verdi.
Mümtehine 60:10
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا جَآءَكُمُ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ مُهَٰجِرَٰتٖ فَٱمۡتَحِنُوهُنَّۖ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِإِيمَٰنِهِنَّۖ فَإِنۡ عَلِمۡتُمُوهُنَّ مُؤۡمِنَٰتٖ فَلَا تَرۡجِعُوهُنَّ إِلَى ٱلۡكُفَّارِۖ لَا هُنَّ حِلّٞ لَّهُمۡ وَلَا هُمۡ يَحِلُّونَ لَهُنَّۖ وَءَاتُوهُم مَّآ أَنفَقُواْۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ أَن تَنكِحُوهُنَّ إِذَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّۚ وَلَا تُمۡسِكُواْ بِعِصَمِ ٱلۡكَوَافِرِ وَسۡـَٔلُواْ مَآ أَنفَقۡتُمۡ وَلۡيَسۡـَٔلُواْ مَآ أَنفَقُواْۚ ذَٰلِكُمۡ حُكۡمُ ٱللَّهِ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡۖ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Ey inananlar, inanan kadınlar göçmenler olarak size geldiğinde onları sınayın. Allah onların inançlarını en iyi bilendir. Eğer onların inanan kadınlar olduklarını bilirseniz, onları örtenlere geri döndürmeyin. Ne onlar onlara helaldir ne de onlar onlara helal olurlar. Ve harcadıklarını onlara verin. Ve onlara ücretlerini verdiğinizde, onları nikahlamanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve örten kadınların bağlarını tutmayın. Ve harcadıklarınızı isteyin, onlar da harcadıklarını istesinler. İşte bu Allah'ın hükmüdür; aranızda hükmeder. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Mümtehine 60:11
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن فَاتَكُمۡ شَيۡءٞ مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۡ إِلَى ٱلۡكُفَّارِ فَعَاقَبۡتُمۡ فَـَٔاتُواْ ٱلَّذِينَ ذَهَبَتۡ أَزۡوَٰجُهُم مِّثۡلَ مَآ أَنفَقُواْۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِيٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤۡمِنُونَ
Ve eğer eşlerinizden bir şey örtenlere kaçarsa, sonra siz de ceza verirseniz; eşleri gidenlere harcadıklarının mislini verin. Ve kendisine inananlar olduğunuz Allah'tan sakının.
Mutaffifin 83:34
·
Kuran-ı Kerim
فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ
Böylece bugün inananlar örtenlere gülerler.
Örnek Ayetler (5)
Bakara 2:90
·
Kuran-ı Kerim
بِئۡسَمَا ٱشۡتَرَوۡاْ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمۡ أَن يَكۡفُرُواْ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بَغۡيًا أَن يُنَزِّلَ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۖ فَبَآءُو بِغَضَبٍ عَلَىٰ غَضَبٖۚ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٞ مُّهِينٞ
Allah'ın kullarından dilediği kimsenin üzerine lütfundan indiriyor olmasındaki azgınlıktan dolayı Allah'ın indirdiği şeyi örtmeleri, onun karşılığında nefslerini satın aldıkları şey ne kötüdür! Bunun üzerine gazap üzerine bir gazapla döndüler. Ve alçaltıcı bir azap örtenleredir.
Bakara 2:104
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَقُولُواْ رَٰعِنَا وَقُولُواْ ٱنظُرۡنَا وَٱسۡمَعُواْۗ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Ey inanan kimseler, 'Bizi gözet' demeyin ve 'Bize bak' deyin ve işitin. Ve acı verici bir azap örtenleredir.
Muhammed 47:10
·
Kuran-ı Kerim
۞أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡۖ وَلِلۡكَٰفِرِينَ أَمۡثَٰلُهَا
O halde yerin içinde yürümediler mi ki böylece onlardan önceki kimselerin sonu nasıl oldu baksınlar? Allah onların üzerine yok etti. Ve örtenler için onun benzerleri vardır.
Mücadele 58:4
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ شَهۡرَيۡنِ مُتَتَابِعَيۡنِ مِن قَبۡلِ أَن يَتَمَآسَّاۖ فَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ فَإِطۡعَامُ سِتِّينَ مِسۡكِينٗاۚ ذَٰلِكَ لِتُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ وَتِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۗ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Böylece kim bulamazsa, ikisinin birbirine dokunmasından önce peş peşe iki ay oruç tutmaktır. Böylece kim güç yetiremezse, altmış yoksulu doyurmaktır. İşte bu, Allah'a ve O'nun resulüne inanasınız diyedir. Ve işte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Ve örtenler için acı verici bir azap vardır.
Mücadele 58:5
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحَآدُّونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ كُبِتُواْ كَمَا كُبِتَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ وَقَدۡ أَنزَلۡنَآ ءَايَٰتِۭ بَيِّنَٰتٖۚ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٞ مُّهِينٞ
Şüphesiz Allah'a ve O'nun resulüne karşı gelenler, onlardan önceki kimselerin alçaltıldığı gibi alçaltıldılar. Ve kesinlikle açık ayetler indirdik. Ve örtenler için aşağılayıcı bir azap vardır.
Örnek Ayetler (5)
Tevbe 9:73
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ جَٰهِدِ ٱلۡكُفَّارَ وَٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱغۡلُظۡ عَلَيۡهِمۡۚ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ey nebi, örtenlerle ve ikiyüzlülerle çaba göster ve onlara sert davran. Ve onların barınağı cehennemdir. Ve o ne kötü varış yeridir.
Tevbe 9:120
·
Kuran-ı Kerim
مَا كَانَ لِأَهۡلِ ٱلۡمَدِينَةِ وَمَنۡ حَوۡلَهُم مِّنَ ٱلۡأَعۡرَابِ أَن يَتَخَلَّفُواْ عَن رَّسُولِ ٱللَّهِ وَلَا يَرۡغَبُواْ بِأَنفُسِهِمۡ عَن نَّفۡسِهِۦۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ لَا يُصِيبُهُمۡ ظَمَأٞ وَلَا نَصَبٞ وَلَا مَخۡمَصَةٞ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَطَـُٔونَ مَوۡطِئٗا يَغِيظُ ٱلۡكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنۡ عَدُوّٖ نَّيۡلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُم بِهِۦ عَمَلٞ صَٰلِحٌۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجۡرَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Şehrin halkı ve onların çevresindeki Bedeviler, Allah'ın resulünden geride kalacak ve onların nefslerini onun nefsinden tercih edecek değillerdir. İşte bu, şüphesiz onların, Allah'ın yolunun içinde onlara bir susuzluk ve ne de bir yorgunluk ve ne de bir açlık isabet etmemesi ve örtenleri öfkelendiren bir yere ayak basmamaları ve bir düşmandan bir başarı elde etmemeleri, onunla onlar için iyi bir iş yazılmış olmasından başkası değildir. Şüphesiz Allah iyilik edenlerin ödülünü zayi etmez.
Fetih 48:29
·
Kuran-ı Kerim
مُّحَمَّدٞ رَّسُولُ ٱللَّهِۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلۡكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيۡنَهُمۡۖ تَرَىٰهُمۡ رُكَّعٗا سُجَّدٗا يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗاۖ سِيمَاهُمۡ فِي وُجُوهِهِم مِّنۡ أَثَرِ ٱلسُّجُودِۚ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمۡ فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِۚ وَمَثَلُهُمۡ فِي ٱلۡإِنجِيلِ كَزَرۡعٍ أَخۡرَجَ شَطۡـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسۡتَغۡلَظَ فَٱسۡتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعۡجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلۡكُفَّارَۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنۡهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمَۢا
Muhammed Allah'ın elçisidir. Ve onunla beraber olan kimseler örtenlere karşı serttirler, kendi aralarında merhametlidirler. Onları eğilenler, secde edenler olarak görürsün; Allah'tan bir lütuf ve bir hoşnutluk ararlar. Onların nişanı secdenin izinden yüzlerinin içindedir. İşte bu onların Tevrat içindeki örneğidir. Ve onların İncil içindeki örneği, filizini çıkarmış, sonra onu güçlendirmiş, sonra kalınlaşmış, sonra gövdelerinin üzerine doğrulmuş, ekicilerin hoşuna giden bir ekin gibidir; onlarla örtenleri öfkelendirmesi için. Allah onlardan inanan ve düzeltici işler yapan kimselere bir örtülme ve büyük bir ödül söz verdi.
Hadid 57:20
·
Kuran-ı Kerim
ٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا لَعِبٞ وَلَهۡوٞ وَزِينَةٞ وَتَفَاخُرُۢ بَيۡنَكُمۡ وَتَكَاثُرٞ فِي ٱلۡأَمۡوَٰلِ وَٱلۡأَوۡلَٰدِۖ كَمَثَلِ غَيۡثٍ أَعۡجَبَ ٱلۡكُفَّارَ نَبَاتُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرّٗا ثُمَّ يَكُونُ حُطَٰمٗاۖ وَفِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٞ شَدِيدٞ وَمَغۡفِرَةٞ مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٞۚ وَمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلۡغُرُورِ
Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda övünme, mallarda ve çocuklarda çoğaltma yarışıdır. Bitkisi örtenlerin hoşuna giden bir yağmurun örneği gibidir; sonra kurur, böylece onu sararmış olarak görürsün, sonra bir çöp olur. Ve ahirette şiddetli bir azap, Allah'tan bir örtme ve bir hoşnutluk vardır. Ve dünya hayatı aldatıcının faydalanmasından başka bir şey değildir.
Tahrim 66:9
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ جَٰهِدِ ٱلۡكُفَّارَ وَٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱغۡلُظۡ عَلَيۡهِمۡۚ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ey nebi, örtenlere ve ikiyüzlülere çaba göster ve onlara sert davran. Ve onların barınağı cehennemdir. Ve o varış yeri ne kötüdür.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:19
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَصَيِّبٖ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فِيهِ ظُلُمَٰتٞ وَرَعۡدٞ وَبَرۡقٞ يَجۡعَلُونَ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِم مِّنَ ٱلصَّوَٰعِقِ حَذَرَ ٱلۡمَوۡتِۚ وَٱللَّهُ مُحِيطُۢ بِٱلۡكَٰفِرِينَ
Veya gökten gelen bir sağanak gibidir, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Ölüm korkusuyla yıldırımlardan dolayı parmaklarını kulaklarının içine koyarlar. Ve Allah örtenleri kuşatandır.
Tevbe 9:49
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡهُم مَّن يَقُولُ ٱئۡذَن لِّي وَلَا تَفۡتِنِّيٓۚ أَلَا فِي ٱلۡفِتۡنَةِ سَقَطُواْۗ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةُۢ بِٱلۡكَٰفِرِينَ
Ve onlardan 'Bana izin ver ve beni sınama' diyen kimse vardır. Sınamanın içine düşmediler mi? Ve şüphesiz cehennem örtenleri kesinlikle kuşatandır.
Ankebut 29:54
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡتَعۡجِلُونَكَ بِٱلۡعَذَابِ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةُۢ بِٱلۡكَٰفِرِينَ
Senden azabı acele istiyorlar. Ve şüphesiz cehennem örtenleri kesinlikle kuşatandır.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:254
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنفِقُواْ مِمَّا رَزَقۡنَٰكُم مِّن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَ يَوۡمٞ لَّا بَيۡعٞ فِيهِ وَلَا خُلَّةٞ وَلَا شَفَٰعَةٞۗ وَٱلۡكَٰفِرُونَ هُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
Ey inanan kimseler, içinde alışveriş, dostluk ve aracılık olmayan bir gün gelmesinden önce sizi rızıklandırdığımız şeyden infak edin. Ve örtenler, zalimler onlardır.
Şura 42:26
·
Kuran-ı Kerim
وَيَسۡتَجِيبُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَيَزِيدُهُم مِّن فَضۡلِهِۦۚ وَٱلۡكَٰفِرُونَ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدٞ
Ve inanan ve doğruları yapan kimselere karşılık verir ve lütfundan onlara artırır. Ve örtenler, onlara şiddetli bir azap vardır.
Müddessir 74:31
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا جَعَلۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَـٰٓئِكَةٗۖ وَمَا جَعَلۡنَا عِدَّتَهُمۡ إِلَّا فِتۡنَةٗ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيَسۡتَيۡقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَيَزۡدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِيمَٰنٗا وَلَا يَرۡتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ وَٱلۡكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَمَا يَعۡلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡبَشَرِ
Ve ateşin arkadaşlarını meleklerden başkası kılmadık. Ve onların sayısını örtenler için bir sınamadan başkası kılmadık; kitap verilenler kesin olarak bilsinler, inananların inancı artsın, kitap verilenler ve inananlar şüphe etmesinler, kalplerinde hastalık olanlar ve örtenler 'Allah bununla örnek olarak ne diledi?' desinler diye. Böylece Allah dilediğini saptırır ve dilediğine yol gösterir. Ve Rabbinin ordularını O'ndan başkası bilmez. Ve o, insan için bir hatırlatmadan başkası değildir.
Örnek Ayetler (2)
Mümtehine 60:13
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَوَلَّوۡاْ قَوۡمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ قَدۡ يَئِسُواْ مِنَ ٱلۡأٓخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلۡكُفَّارُ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡقُبُورِ
Ey inananlar, Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu koruyucular edinmeyin. Örtenlerin kabirlerin arkadaşlarından ümit kestikleri gibi, onlar da ahiretten gerçekten ümit kesmişlerdir.
Mutaffifin 83:36
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ
Örtenlere yapıyor olduklarının karşılığı verildi mi?
Örnek Ayetler (2)
Maide 5:57
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَّخِذُواْ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَكُمۡ هُزُوٗا وَلَعِبٗا مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَٱلۡكُفَّارَ أَوۡلِيَآءَۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ey inananlar, sizden önce kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun edinenleri ve örtenleri koruyucular edinmeyin. Ve eğer inananlar iseniz Allah'tan sakının.
Tevbe 9:68
·
Kuran-ı Kerim
وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلۡكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ هِيَ حَسۡبُهُمۡۚ وَلَعَنَهُمُ ٱللَّهُۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّقِيمٞ
Allah ikiyüzlü erkeklere, ikiyüzlü kadınlara ve örtenlere içinde kalıcılar olarak cehennem ateşini vaat etti. O onlara yeter. Ve Allah onları lanetledi ve onlar için kalıcı azap vardır.
Örnek Ayetler (2)
Furkan 25:55
·
Kuran-ı Kerim
وَيَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُهُمۡ وَلَا يَضُرُّهُمۡۗ وَكَانَ ٱلۡكَافِرُ عَلَىٰ رَبِّهِۦ ظَهِيرٗا
Ve Allah'tan başka onlara fayda vermeyen ve onlara zarar vermeyen şeylere kulluk ederler. Ve örten, kendi Rabbine karşı destekçidir.
Nebe 78:40
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابٗا قَرِيبٗا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا
Şüphesiz biz sizi yakın bir azapla uyardık; o gün kişi iki elinin öne sürdüğüne bakar ve örten der: 'Keşke ben toprak olsaydım.'
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:161
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَمَاتُواْ وَهُمۡ كُفَّارٌ أُوْلَـٰٓئِكَ عَلَيۡهِمۡ لَعۡنَةُ ٱللَّهِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ وَٱلنَّاسِ أَجۡمَعِينَ
Şüphesiz örtenler ve onlar örtenler iken ölenler; işte onlar, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.
Nisa 4:18
·
Kuran-ı Kerim
وَلَيۡسَتِ ٱلتَّوۡبَةُ لِلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ حَتَّىٰٓ إِذَا حَضَرَ أَحَدَهُمُ ٱلۡمَوۡتُ قَالَ إِنِّي تُبۡتُ ٱلۡـَٰٔنَ وَلَا ٱلَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمۡ كُفَّارٌۚ أُوْلَـٰٓئِكَ أَعۡتَدۡنَا لَهُمۡ عَذَابًا أَلِيمٗا
Ve dönüş, onlardan birine ölüm hazır bulunduğu zaman 'Şüphesiz ben şimdi döndüm' diyene kadar kötülükleri yapan kimseler için ve onlar örtenlerken ölen kimseler için değildir. İşte onlar, onlar için acı verici bir azap hazırladık.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:217
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهۡرِ ٱلۡحَرَامِ قِتَالٖ فِيهِۖ قُلۡ قِتَالٞ فِيهِ كَبِيرٞۚ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفۡرُۢ بِهِۦ وَٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ وَإِخۡرَاجُ أَهۡلِهِۦ مِنۡهُ أَكۡبَرُ عِندَ ٱللَّهِۚ وَٱلۡفِتۡنَةُ أَكۡبَرُ مِنَ ٱلۡقَتۡلِۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمۡ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمۡ عَن دِينِكُمۡ إِنِ ٱسۡتَطَٰعُواْۚ وَمَن يَرۡتَدِدۡ مِنكُمۡ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتۡ وَهُوَ كَافِرٞ فَأُوْلَـٰٓئِكَ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Sana kutsal aydan, onda savaşmaktan soruyorlar. De ki: 'Onda savaşmak büyüktür. Allah'ın yolundan alıkoymak, O'nu örtmek, Kutsal Mescit'ten alıkoymak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyüktür. Sınamak, katletmekten daha büyüktür.' Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve örten olarak ölürse, işte onların işleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. Onlar ateşin arkadaşlarıdır; orada kalıcıdırlar.
Tegabun 64:2
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ فَمِنكُمۡ كَافِرٞ وَمِنكُم مُّؤۡمِنٞۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ
O, sizi yaratandır, bunun üzerine sizden örten vardır ve sizden inanan vardır. Ve Allah yapmakta olduklarınızı görendir.
Örnek Ayetler (2)
Ali İmran 3:91
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَمَاتُواْ وَهُمۡ كُفَّارٞ فَلَن يُقۡبَلَ مِنۡ أَحَدِهِم مِّلۡءُ ٱلۡأَرۡضِ ذَهَبٗا وَلَوِ ٱفۡتَدَىٰ بِهِۦٓۗ أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ وَمَا لَهُم مِّن نَّـٰصِرِينَ
Şüphesiz örten ve onlar örtenler olarak ölen kimseler; onunla fidye verse bile, onların birinden yer dolusu altın asla kabul edilmez. İşte onlar, onlar için acı verici bir azap vardır. Ve onlar için yardımcılardan yoktur.
Muhammed 47:34
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ مَاتُواْ وَهُمۡ كُفَّارٞ فَلَن يَغۡفِرَ ٱللَّهُ لَهُمۡ
Şüphesiz örtenler ve Allah'ın yolundan engelleyenler, sonra onlar örtenler iken ölenler; artık Allah onları asla örtmeyecektir.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:109
·
Kuran-ı Kerim
وَدَّ كَثِيرٞ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَوۡ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعۡدِ إِيمَٰنِكُمۡ كُفَّارًا حَسَدٗا مِّنۡ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡحَقُّۖ فَٱعۡفُواْ وَٱصۡفَحُواْ حَتَّىٰ يَأۡتِيَ ٱللَّهُ بِأَمۡرِهِۦٓۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Kitap ehlinden çoğu, gerçek onlara açıklandıktan sonra nefslerinin katından kıskançlıktan inancınızdan sonra sizi örtenler olarak döndürmeyi arzu etti. Bunun üzerine Allah emrini getirinceye kadar silin ve yüz çevirin. Şüphesiz Allah her şeye Güç Yetirendir.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:140
·
Kuran-ı Kerim
وَقَدۡ نَزَّلَ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلۡكِتَٰبِ أَنۡ إِذَا سَمِعۡتُمۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ يُكۡفَرُ بِهَا وَيُسۡتَهۡزَأُ بِهَا فَلَا تَقۡعُدُواْ مَعَهُمۡ حَتَّىٰ يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيۡرِهِۦٓ إِنَّكُمۡ إِذٗا مِّثۡلُهُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ جَامِعُ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡكَٰفِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا
Ve kesinlikle kitapta size indirdi ki, Allah'ın ayetlerinin örtüldüğünü ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, ondan başka bir sözün içine dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın; şüphesiz siz o zaman onlar gibisiniz. Şüphesiz Allah ikiyüzlüleri ve örtenleri tamamen cehennemin içinde toplayandır.