Kelime Analizi
(51)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَلَوۡ ve-lev | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) olsa bile, keşke | — |
2 | أَنَّ enne | olduğunu İlgeç/Harf Harf (Edât) şüphesiz ki, gerçekten | — |
3 | قُرۡءَانٗا kur'anen | okumayı Özel İsim toplanma, Kur'an | ق ر أ |
4 | سُيِّرَتۡ suyyiret | yürütüldü Fiil hareket ettirmek, yola koymak | س ي ر |
5 | بِهِ bihi | onunla Zamir içinde, vasıtasıyla | — |
6 | ٱلۡجِبَالُ el-cibalu | dağlar İsim büyük kütle, yaratılış | ج ب ل |
7 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
8 | قُطِّعَتۡ kutti'at | parçalandı Fiil kesilmek, koparılmak | ق ط ع |
9 | بِهِ bihi | onunla Zamir içinde, vasıtasıyla | — |
10 | ٱلۡأَرۡضُ el-ardu | yer İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
11 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
12 | كُلِّمَ kullime | konuşuldu Fiil konuşmak, söz söylemek, hitap etmek | ك ل م |
13 | بِهِ bihi | onunla Zamir içinde, vasıtasıyla | — |
14 | ٱلۡمَوۡتَىٰ el-mevta | ölüler İsim Harf (Edât) cansız | م و ت |
15 | بَل bel | bilakis İlgeç/Harf Harf (Edât) aksine, hayır | — |
16 | لِّلَّهِ lillahi | Allah için Özel İsim Tanrı, İlah | أ ل ه |
17 | ٱلۡأَمۡرُ el-emru | buyruk İsim iş, durum | أ م ر |
18 | جَمِيعًا cemian | toplanmış olarak İsim Harf (Edât) bütün, hepsi | ج م ع |
19 | أَفَلَمۡ e-fe-lem | ve ...-madı mı Zamir Soru Edatı değil mi, olmadı mı | — |
20 | يَاْيۡـَٔسِ yey'esi | umut keser Fiil bilmek, anlamak | ي أ س |
21 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
22 | ءَامَنُوٓاْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
23 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
24 | لَّوۡ lev | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) keşke, şayet | — |
25 | يَشَآءُ yaşau | diler Fiil istemek, arzu etmek | ش ي أ |
26 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
27 | لَهَدَى le-heda | elbette yol gösterirdi Fiil kılavuzluk etmek, doğru yola iletmek | ه د ي |
28 | ٱلنَّاسَ el-nase | insanlar İsim Harf (Edât) topluluk, halk | أ ن س |
29 | جَمِيعٗا cemian | toplanmış olarak İsim Harf (Edât) bütün, hepsi | ج م ع |
30 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
31 | يَزَالُ yezalu | ayrılır Fiil yok olmak, devam etmek | ز ي ل |
32 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
33 | كَفَرُواْ keferu | örttüler Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
34 | تُصِيبُهُم tusibuhum | isabet eder onlara Fiil vurmak, başına gelmek | ص و ب |
35 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
36 | صَنَعُواْ sane'u | yaptılar Fiil üretmek, inşa etmek | ص ن ع |
37 | قَارِعَةٌ kariatun | vuran İsim çarpan, felaket | ق ر ع |
38 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
39 | تَحُلُّ tehullu | çözer Fiil inmek, helal olmak | ح ل ل |
40 | قَرِيبٗا kariben | yakın Sıfat Harf (Edât) akraba, kısa süre | ق ر ب |
41 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
42 | دَارِهِمۡ darihim | evleri İsim yurt, konak | د و ر |
43 | حَتَّىٰ hatta | kadar Edat ta ki, sonunda | — |
44 | يَأۡتِيَ ye'tiye | gelir Fiil getirmek, vermek | أ ت ي |
45 | وَعۡدُ va'du | söz İsim vaat, tehdit | و ع د |
46 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
47 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
48 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
49 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
50 | يُخۡلِفُ yuhlifu | arkada bırakır Fiil yerine geçmek, sözünden dönmek | خ ل ف |
51 | ٱلۡمِيعَادَ el-mi'ade | sözleşme yerini İsim Harf (Edât) sözleşme zamanı, vaat | و ع د |
1
وَلَوۡ
ve-lev
ve eğer
olsa bile, keşke
2
أَنَّ
enne
olduğunu
şüphesiz ki, gerçekten
3
قُرۡءَانٗا
kur'anen
5
بِهِ
bihi
onunla
içinde, vasıtasıyla
6
ٱلۡجِبَالُ
el-cibalu
7
أَوۡ
ev
veya
yahut
9
بِهِ
bihi
onunla
içinde, vasıtasıyla
11
أَوۡ
ev
veya
yahut
13
بِهِ
bihi
onunla
içinde, vasıtasıyla
14
ٱلۡمَوۡتَىٰ
el-mevta
15
بَل
bel
bilakis
aksine, hayır
19
أَفَلَمۡ
e-fe-lem
ve ...-madı mı
değil mi, olmadı mı
20
يَاْيۡـَٔسِ
yey'esi
21
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
22
ءَامَنُوٓاْ
amenu
23
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
24
لَّوۡ
lev
eğer
keşke, şayet
30
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
32
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
34
تُصِيبُهُم
tusibuhum
35
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
38
أَوۡ
ev
veya
yahut
41
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
43
حَتَّىٰ
hatta
kadar
ta ki, sonunda
47
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
49
لَا
la
hayır
değil, yok
51
ٱلۡمِيعَادَ
el-mi'ade