Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ر ض

'-r-d — Kök Analizi

أ ر ض

461

Kullanım

1

Lemma

19

Türev

15

Anlam

1 lemma, 19 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلۡأَرۡضِ

Lemma

el-ardi

yerin, yer, toprak, yeryüzü

İsim
219

وَٱلۡأَرۡضِ

ve-el-ardi

ve yerin, yer, toprak, yeryüzü

İsim
108

ٱلۡأَرۡضَ

el-arda

yeri, yer, toprak, yeryüzü

İsim
45

وَٱلۡأَرۡضَ

ve-el-arda

ve yeri, toprak, yer, yeryüzü

İsim
41

ٱلۡأَرۡضُ

el-ardu

yer, yer, toprak, yeryüzü

İsim
23

Örnek Ayetler (5 / 23)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Bakara 2:251

·

Kuran-ı Kerim

فَهَزَمُوهُم بِإِذۡنِ ٱللَّهِ وَقَتَلَ دَاوُۥدُ جَالُوتَ وَءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلۡمُلۡكَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَعَلَّمَهُۥ مِمَّا يَشَآءُۗ وَلَوۡلَا دَفۡعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعۡضَهُم بِبَعۡضٖ لَّفَسَدَتِ ٱلۡأَرۡضُ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ ذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلۡعَٰلَمِينَ

Böylece Allah'ın izniyle onları hezimete uğrattılar ve Davut Calut'u katletti. Ve Allah ona egemenliği ve hikmeti verdi ve dilediği şeyden ona öğretti. Ve eğer Allah'ın insanların bir kısmını bir kısmıyla savunması olmasaydı yer kesinlikle bozulurdu; fakat Allah alemlerin üzerine lütuf sahibidir.

Nisa 4:42

·

Kuran-ı Kerim

يَوۡمَئِذٖ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَعَصَوُاْ ٱلرَّسُولَ لَوۡ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضُ وَلَا يَكۡتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثٗا

O gün örten ve resule isyan eden kimseler yer onlarla düzlense ister. Ve Allah'tan bir sözü gizleyemezler.

Tevbe 9:25

·

Kuran-ı Kerim

لَقَدۡ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ فِي مَوَاطِنَ كَثِيرَةٖ وَيَوۡمَ حُنَيۡنٍ إِذۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡ كَثۡرَتُكُمۡ فَلَمۡ تُغۡنِ عَنكُمۡ شَيۡـٔٗا وَضَاقَتۡ عَلَيۡكُمُ ٱلۡأَرۡضُ بِمَا رَحُبَتۡ ثُمَّ وَلَّيۡتُم مُّدۡبِرِينَ

Kesinlikle Allah birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etmişti; hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti fakat size bir şey fayda vermemişti ve yer genişliğine rağmen size daralmıştı, sonra arkalarınızı dönerek dönmüştünüz.

Tevbe 9:118

·

Kuran-ı Kerim

وَعَلَى ٱلثَّلَٰثَةِ ٱلَّذِينَ خُلِّفُواْ حَتَّىٰٓ إِذَا ضَاقَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡأَرۡضُ بِمَا رَحُبَتۡ وَضَاقَتۡ عَلَيۡهِمۡ أَنفُسُهُمۡ وَظَنُّوٓاْ أَن لَّا مَلۡجَأَ مِنَ ٱللَّهِ إِلَّآ إِلَيۡهِ ثُمَّ تَابَ عَلَيۡهِمۡ لِيَتُوبُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Ve geride bırakılan üç kişinin de üzerine; yer genişlediği şeye rağmen onlara daraldığı ve onların nefsleri onlara daraldığı ve Allah'tan O'na başka hiçbir sığınak olmadığı zannında bulundukları zamana kadar. Sonra dönsünler diye onların dönüşünü kabul etti. Şüphesiz Allah, O Dönüşü Kabul Eden'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.

Tüm 23 kullanımı gör

وَٱلۡأَرۡضُ

ve-el-ardu

ve yer, yer, toprak, yeryüzü

İsim
8

أَرۡضِ

ardi

yerin, yer, toprak, yeryüzü

İsim
2

أَرۡضِكُم

ardikum

yeriniz, yer, toprak, yeryüzü

İsim
2

أَرۡضِنَآ

ardina

yerimiz, yer, toprak, yeryüzü

İsim
2

وَلِلۡأَرۡضِ

ve-li-l-ardi

ve yer için, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

وَأَرۡضٗا

ve-ardan

ve yeri, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

أَرۡضَهُمۡ

ardahum

yerlerini, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

أَرۡضٗا

ardan

yeri, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

أَرۡضِي

ardi

yerim, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

أَرۡضُ

ardu

yer, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

أَرۡضٖ

ardin

yerin, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

أَرۡضِنَا

ardina

yerimiz, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

يَـٰٓأَرۡضُ

ya-ardu

ey yer, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

وَأَرۡضُ

ve-ardu

ve yer, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

أَرۡضِكُمۡ

ardikum

yerinizin, yer, toprak, yeryüzü

İsim
1

ٱلۡأَرۡضِ

Lemma

el-ardiyerin

219

وَٱلۡأَرۡضِ

ve-el-ardive yerin

108

ٱلۡأَرۡضَ

el-ardayeri

45

وَٱلۡأَرۡضَ

ve-el-ardave yeri

41

ٱلۡأَرۡضُ

el-arduyer

23

Örnek Ayetler (5 / 23)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Bakara 2:251

·

Kuran-ı Kerim

فَهَزَمُوهُم بِإِذۡنِ ٱللَّهِ وَقَتَلَ دَاوُۥدُ جَالُوتَ وَءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلۡمُلۡكَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَعَلَّمَهُۥ مِمَّا يَشَآءُۗ وَلَوۡلَا دَفۡعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعۡضَهُم بِبَعۡضٖ لَّفَسَدَتِ ٱلۡأَرۡضُ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ ذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلۡعَٰلَمِينَ

Böylece Allah'ın izniyle onları hezimete uğrattılar ve Davut Calut'u katletti. Ve Allah ona egemenliği ve hikmeti verdi ve dilediği şeyden ona öğretti. Ve eğer Allah'ın insanların bir kısmını bir kısmıyla savunması olmasaydı yer kesinlikle bozulurdu; fakat Allah alemlerin üzerine lütuf sahibidir.

Nisa 4:42

·

Kuran-ı Kerim

يَوۡمَئِذٖ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَعَصَوُاْ ٱلرَّسُولَ لَوۡ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضُ وَلَا يَكۡتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثٗا

O gün örten ve resule isyan eden kimseler yer onlarla düzlense ister. Ve Allah'tan bir sözü gizleyemezler.

Tevbe 9:25

·

Kuran-ı Kerim

لَقَدۡ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ فِي مَوَاطِنَ كَثِيرَةٖ وَيَوۡمَ حُنَيۡنٍ إِذۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡ كَثۡرَتُكُمۡ فَلَمۡ تُغۡنِ عَنكُمۡ شَيۡـٔٗا وَضَاقَتۡ عَلَيۡكُمُ ٱلۡأَرۡضُ بِمَا رَحُبَتۡ ثُمَّ وَلَّيۡتُم مُّدۡبِرِينَ

Kesinlikle Allah birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etmişti; hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti fakat size bir şey fayda vermemişti ve yer genişliğine rağmen size daralmıştı, sonra arkalarınızı dönerek dönmüştünüz.

Tevbe 9:118

·

Kuran-ı Kerim

وَعَلَى ٱلثَّلَٰثَةِ ٱلَّذِينَ خُلِّفُواْ حَتَّىٰٓ إِذَا ضَاقَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡأَرۡضُ بِمَا رَحُبَتۡ وَضَاقَتۡ عَلَيۡهِمۡ أَنفُسُهُمۡ وَظَنُّوٓاْ أَن لَّا مَلۡجَأَ مِنَ ٱللَّهِ إِلَّآ إِلَيۡهِ ثُمَّ تَابَ عَلَيۡهِمۡ لِيَتُوبُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Ve geride bırakılan üç kişinin de üzerine; yer genişlediği şeye rağmen onlara daraldığı ve onların nefsleri onlara daraldığı ve Allah'tan O'na başka hiçbir sığınak olmadığı zannında bulundukları zamana kadar. Sonra dönsünler diye onların dönüşünü kabul etti. Şüphesiz Allah, O Dönüşü Kabul Eden'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.

Tüm 23 kullanımı gör

وَٱلۡأَرۡضُ

ve-el-arduve yer

8

أَرۡضِ

ardiyerin

2

أَرۡضِكُم

ardikumyeriniz

2

أَرۡضِنَآ

ardinayerimiz

2

وَلِلۡأَرۡضِ

ve-li-l-ardive yer için

1

وَأَرۡضٗا

ve-ardanve yeri

1

أَرۡضَهُمۡ

ardahumyerlerini

1

أَرۡضٗا

ardanyeri

1

أَرۡضِي

ardiyerim

1

أَرۡضُ

arduyer

1

أَرۡضٖ

ardinyerin

1

أَرۡضِنَا

ardinayerimiz

1

يَـٰٓأَرۡضُ

ya-arduey yer

1

وَأَرۡضُ

ve-arduve yer

1

أَرۡضِكُمۡ

ardikumyerinizin

1
أ ر ض Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org