Kelime Analizi
(34)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
4 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
5 | يَحِلُّ yehıllu | çözer Fiil inmek, helal olmak | ح ل ل |
6 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
7 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
8 | تَرِثُواْ terisu | miras alırsınız Fiil devralmak | و ر ث |
9 | ٱلنِّسَآءَ en-nisa'e | geride kalan İsim Harf (Edât) kadın | ن س و |
10 | كَرۡهٗا kerhen | zorlamayla İsim Harf (Edât) iğrenme, isteksizlik | ك ر ه |
11 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
12 | تَعۡضُلُوهُنَّ ta'duluhunne | onları engellersiniz Fiil zorluk çıkarmak, sıkıştırmak | ع ض ل |
13 | لِتَذۡهَبُواْ li-tezhebu | gitmeniz için Fiil ayrılmak, uzaklaşmak | ذ ه ب |
14 | بِبَعۡضِ bi-ba'di | parçasıyla İsim kısım, bazı | ب ع ض |
15 | مَآ ma | ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
16 | ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ ateytumuhunne | verdiniz onlara Fiil sunmak | أ ت ي |
17 | إِلَّآ illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
18 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
19 | يَأۡتِينَ ye'tine | gelirler Fiil varmak, ulaşmak | أ ت ي |
20 | بِفَٰحِشَةٖ bi-fahişetin | aşırılık ile İsim çirkinlik, ahlaksızlık | ف ح ش |
21 | مُّبَيِّنَةٖ mubeyyinetin | ayıran Sıfat İsm-i Fâil açıklayan, ortaya çıkaran | ب ي ن |
22 | وَعَاشِرُوهُنَّ ve-aşiruhunne | ve onlarla birlikte yaşayın Fiil kaynaşmak, on | ع ش ر |
23 | بِٱلۡمَعۡرُوفِ bi-el-ma'rufi | bilinen ile İsim İsm-i Mef'ûl tanınan, uygun olan | ع ر ف |
24 | فَإِن fe-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet | — |
25 | كَرِهۡتُمُوهُنَّ kerihtumuhunne | iğrendiniz Fiil hoşlanmamak, zorlanmak | ك ر ه |
26 | فَعَسَىٰٓ fe-'asa | öyleyse umulur Fiil beklemek, belki | ع س ي |
27 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
28 | تَكۡرَهُواْ tekrehu | iğrenirsiniz Fiil tiksinmek, hoşlanmamak, zorlanmak | ك ر ه |
29 | شَيۡـٔٗا şey'en | şeyi İsim Harf (Edât) nesne, varlık | ش ي أ |
30 | وَيَجۡعَلَ ve-yec'ale | ve yapsın Fiil kılmak, yapmak, yaratmak | ج ع ل |
31 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
32 | فِيهِ fihi | içinde Zamir hakkında, zarfında | — |
33 | خَيۡرٗا hayran | seçmeyi İsim Harf (Edât) iyilik, daha iyi | خ ي ر |
34 | كَثِيرٗا kesiran | çok İsim Harf (Edât) bol, fazla | ك ث ر |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
ءَامَنُواْ
amenu
4
لَا
la
hayır
değil, yok
6
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
7
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
9
ٱلنِّسَآءَ
en-nisa'e
11
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
12
تَعۡضُلُوهُنَّ
ta'duluhunne
13
لِتَذۡهَبُواْ
li-tezhebu
15
مَآ
ma
ne
şey, değil
16
ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ
ateytumuhunne
17
إِلَّآ
illa
hariç
ancak
18
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
20
بِفَٰحِشَةٖ
bi-fahişetin
21
مُّبَيِّنَةٖ
mubeyyinetin
22
وَعَاشِرُوهُنَّ
ve-aşiruhunne
23
بِٱلۡمَعۡرُوفِ
bi-el-ma'rufi
24
فَإِن
fe-in
ve eğer
şayet
25
كَرِهۡتُمُوهُنَّ
kerihtumuhunne
27
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
28
تَكۡرَهُواْ
tekrehu
30
وَيَجۡعَلَ
ve-yec'ale
32
فِيهِ
fihi
içinde
hakkında, zarfında