Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ع ل

g-c-l — Kök Analizi

ج ع ل

346

Kullanım

2

Lemma

115

Türev

101

Anlam

2 lemma, 115 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَجَعَلۡنَٰهُمُ

fe-ce'alnahumu

ve onları yaptık, yapmak, kılmak, koymak, yaratmak

Fiil
2

تَجۡعَلۡنِي

tec'alni

beni yaparsın, koymak, kılmak, yapmak

Fiil
2

يَجۡعَلُونَ

yec'alune

koyarlar, koymak, yerleştirmek, yapmak, kılmak

Fiil
2

وَجَعَلۡنَٰهَا

ve-ce'alnaha

ve yaptık, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
2

وَتَجۡعَلُونَ

ve-tec'alune

ve yaparsınız, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
2

فَجَعَلَ

fe-ce'ale

böylece yaptı, koymak, kılmak, yapmak, oluşturmak

Fiil
2

فَٱجۡعَلۡ

fe-c'al

ve koy, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
2

وَيَجۡعَلَ

ve-yec'ale

ve yapsın, koymak, kılmak, yapmak, yaratmak

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Nisa 4:19

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا يَحِلُّ لَكُمۡ أَن تَرِثُواْ ٱلنِّسَآءَ كَرۡهٗاۖ وَلَا تَعۡضُلُوهُنَّ لِتَذۡهَبُواْ بِبَعۡضِ مَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ إِلَّآ أَن يَأۡتِينَ بِفَٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِن كَرِهۡتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰٓ أَن تَكۡرَهُواْ شَيۡـٔٗا وَيَجۡعَلَ ٱللَّهُ فِيهِ خَيۡرٗا كَثِيرٗا

Ey inanan kimseler, kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmaz. Ve apaçık bir fuhuş yapmaları hariç, onlara verdiğiniz şeyin bazısını götürmeniz için onları engellemeyin. Ve onlarla bilinenle geçinin. Fakat eğer onlardan hoşlanmazsanız, bunun üzerine umulur ki bir şeyden hoşlanmazsınız ve Allah onun içinde çok bir hayır kılar.

Enfal 8:37

·

Kuran-ı Kerim

لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلۡخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجۡعَلَ ٱلۡخَبِيثَ بَعۡضَهُۥ عَلَىٰ بَعۡضٖ فَيَرۡكُمَهُۥ جَمِيعٗا فَيَجۡعَلَهُۥ فِي جَهَنَّمَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ

Allah'ın pisi temizden ayırması, pisin bir kısmını bir kısmının üzerine kılması, böylece onu tamamen yığması, böylece onu cehennemde kılması içindir. İşte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

لَجَعَلَكُمۡ

le-ce'alekum

elbette sizi koyardı, koymak, yerleştirmek, yapmak, kılmak

Fiil
2

وَيَجۡعَلُ

ve-yec'alu

ve koyar, koymak, yerleştirmek, yapmak, kılmak

Fiil
2

نَجۡعَلِ

nec'ali

koyarız, koymak, yerleştirmek, yapmak, kılmak

Fiil
2

جَعَلۡنَٰكُمۡ

ce'alnakum

yaptık, fiziksel olarak yapmak, yapmak, kılmak, var etmek

Fiil
2

جَعَلُواْ

ce'alu

yaptılar, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
2

أَجَعَلۡتُمۡ

e-ce'altum

yaptınız mı, yapmak, kılmak, var etmek, dönüştürmek

Fiil
1

وَجَعَلۡتُ

ve-ce'altu

ve yaptım, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
1

نَّجۡعَلَ

nec'ale

yaparız, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
1

فَنَجۡعَل

fe-nec'al

ve yaparız, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
1

يَجۡعَلِ

yec'ali

yapar, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
1

نَجۡعَلۡهُمَا

nec'alhuma

ikisini yaparız, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
1

جَعَلُوٓاْ

ce'alu

yaptılar, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
1

فَجَعَلۡنَٰهُمُ

fe-ce'alnahumuve onları yaptık

2

تَجۡعَلۡنِي

tec'alnibeni yaparsın

2

يَجۡعَلُونَ

yec'alunekoyarlar

2

وَجَعَلۡنَٰهَا

ve-ce'alnahave yaptık

2

وَتَجۡعَلُونَ

ve-tec'aluneve yaparsınız

2

فَجَعَلَ

fe-ce'aleböylece yaptı

2

فَٱجۡعَلۡ

fe-c'alve koy

2

وَيَجۡعَلَ

ve-yec'aleve yapsın

2

Örnek Ayetler (2)

Nisa 4:19

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا يَحِلُّ لَكُمۡ أَن تَرِثُواْ ٱلنِّسَآءَ كَرۡهٗاۖ وَلَا تَعۡضُلُوهُنَّ لِتَذۡهَبُواْ بِبَعۡضِ مَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ إِلَّآ أَن يَأۡتِينَ بِفَٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِن كَرِهۡتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰٓ أَن تَكۡرَهُواْ شَيۡـٔٗا وَيَجۡعَلَ ٱللَّهُ فِيهِ خَيۡرٗا كَثِيرٗا

Ey inanan kimseler, kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmaz. Ve apaçık bir fuhuş yapmaları hariç, onlara verdiğiniz şeyin bazısını götürmeniz için onları engellemeyin. Ve onlarla bilinenle geçinin. Fakat eğer onlardan hoşlanmazsanız, bunun üzerine umulur ki bir şeyden hoşlanmazsınız ve Allah onun içinde çok bir hayır kılar.

Enfal 8:37

·

Kuran-ı Kerim

لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلۡخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجۡعَلَ ٱلۡخَبِيثَ بَعۡضَهُۥ عَلَىٰ بَعۡضٖ فَيَرۡكُمَهُۥ جَمِيعٗا فَيَجۡعَلَهُۥ فِي جَهَنَّمَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ

Allah'ın pisi temizden ayırması, pisin bir kısmını bir kısmının üzerine kılması, böylece onu tamamen yığması, böylece onu cehennemde kılması içindir. İşte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

لَجَعَلَكُمۡ

le-ce'alekumelbette sizi koyardı

2

وَيَجۡعَلُ

ve-yec'aluve koyar

2

نَجۡعَلِ

nec'alikoyarız

2

جَعَلۡنَٰكُمۡ

ce'alnakumyaptık

2

جَعَلُواْ

ce'aluyaptılar

2

أَجَعَلۡتُمۡ

e-ce'altumyaptınız mı

1

وَجَعَلۡتُ

ve-ce'altuve yaptım

1

نَّجۡعَلَ

nec'aleyaparız

1

فَنَجۡعَل

fe-nec'alve yaparız

1

يَجۡعَلِ

yec'aliyapar

1

نَجۡعَلۡهُمَا

nec'alhumaikisini yaparız

1

جَعَلُوٓاْ

ce'aluyaptılar

1