Kuran-ı Kerim • Kehf 18:17

17. Ayet Detayı

Kelime Analizi

(34)

#

Kelime

Anlam

Kök

1

ve görürsün

Fiil

fark etmek, anlamak

ر أ ي

2

güneşi

İsim
Harf (Edât)

parlaklık

ش م س

3

zaman

Zarf
Zaman Zarfı

olduğunda, ansızın

4

doğdu

Fiil

yükselmek, ortaya çıkmak

ط ل ع

5

sapar

Fiil

meyletmek, ziyaret etmek

ز و ر

6

-den/-dan

Edat

hakkında, uzaklaşarak

7

mağaraları

İsim

büyük oyuk, sığınak

ك ه ف

8

sahip

İsim
Harf (Edât)

öz, kendi

ذ و و

9

sağ elin

İsim

sağ taraf, yemin, bereket

ي م ن

10

ve zaman

Zarf
Zaman Zarfı

olduğunda, ansızın

11

uzaklaştı

Fiil

batmak, yabancı olmak

غ ر ب

12

kesersin onları

Fiil

ödünç vermek, yanından geçmek

ق ر ض

13

sahip

İsim
Harf (Edât)

öz, kendi

ذ و و

14

sol elin

İsim

sol taraf, kuzey

ش م ل

15

ve onlar

Zamir

kendileri

16

içinde

Edat

-de/-da, hakkında

17

açıklıkta

İsim

geniş alan, boşluk

ف ج و

18

ondan

Zamir

içinden

19

şu

Zamir
İşaret Zamiri

o, bu

20

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

21

işaretlerin

İsim
Harf (Edât)

kanıt, mucize, ayet

أ ي ي

22

Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

23

kim

Zamir
İsm-i Mevsûl

o kişi ki, her kim

24

yol gösterir

Fiil

kılavuzluk etmek, iletmek

ه د ي

25

Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

26

ve o

Zamir

27

yol bulan

İsim
İsm-i Fâil

kılavuzlanan, doğruya ulaşan

ه د ي

28

ve kim

İsim
Harf (Edât)

her kim, o kişi ki

29

yolunu kaybettirir

Fiil

saptırmak, boşa çıkarmak

ض ل ل

30

ve asla

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

kesinlikle değil

31

bulursun

Fiil

karşılaşmak, elde etmek

و ج د

32

onun için

Zamir

ona, onun

33

yakını

İsim
Harf (Edât)

dost, koruyucu

و ل ي

34

yol gösteren

Sıfat
İsm-i Fâil

kılavuz, doğruya ileten

ر ش د

ve görürsün

fark etmek, anlamak

güneşi

parlaklık

zaman

olduğunda, ansızın

Zarf

doğdu

yükselmek, ortaya çıkmak

sapar

meyletmek, ziyaret etmek

-den/-dan

hakkında, uzaklaşarak

Edat

mağaraları

büyük oyuk, sığınak

sahip

öz, kendi

sağ elin

sağ taraf, yemin

ve zaman

olduğunda, ansızın

Zarf

uzaklaştı

batmak, yabancı olmak

kesersin onları

ödünç vermek, yanından geçmek

sahip

öz, kendi

sol elin

sol taraf, kuzey

15

ve onlar

kendileri

Zamir

16

içinde

-de/-da, hakkında

Edat

açıklıkta

geniş alan, boşluk

ondan

içinden

Zamir

şu

o, bu

Zamir

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

işaretlerin

kanıt, mucize

Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

23

kim

o kişi ki, her kim

Zamir

yol gösterir

kılavuzluk etmek, iletmek

Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

26

ve o

Zamir

yol bulan

kılavuzlanan, doğruya ulaşan

28

ve kim

her kim, o kişi ki

İsim

yolunu kaybettirir

saptırmak, boşa çıkarmak

30

ve asla

kesinlikle değil

İlgeç/Harf

31

bulursun

karşılaşmak, elde etmek

32

onun için

ona, onun

Zamir

yakını

dost, koruyucu

yol gösteren

kılavuz, doğruya ileten

Sıfat
ر ش د