Kelime Analizi
(31)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَلَآ ve-la | ve değil Bağlaç yok, hayır | — |
2 | أَقُولُ ekulu | söylerim Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
3 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
4 | عِندِي indi | yanımda İsim katında, huzurunda | ع ن د |
5 | خَزَآئِنُ hazainu | depo İsim hazine, saklama yeri | خ ز ن |
6 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
7 | وَلَآ ve-la | ve değil Bağlaç yok, hayır | — |
8 | أَعۡلَمُ a'lemu | bilirim Fiil daha iyi bilen | ع ل م |
9 | ٱلۡغَيۡبَ el-gaybe | gizliyi İsim Harf (Edât) görünmeyen, kayıp | غ ي ب |
10 | وَلَآ ve-la | ve değil Bağlaç yok, hayır | — |
11 | أَقُولُ ekulu | söylerim Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
12 | إِنِّي inni | şüphesiz ben Zamir gerçekten ben | — |
13 | مَلَكٞ melekun | elçi İsim haberci, melek | م ل ك |
14 | وَلَآ ve-la | ve değil Bağlaç yok, hayır | — |
15 | أَقُولُ ekulu | söylerim Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
16 | لِلَّذِينَ li-llezine | için olanlar Zamir İsm-i Mevsûl kimseler, şunlar | — |
17 | تَزۡدَرِيٓ tezderi | küçümser Fiil ayıplamak, hor görmek | ز ر ي |
18 | أَعۡيُنُكُمۡ a'yunukum | gözleriniz İsim pınar, kaynak | ع ي ن |
19 | لَن len | asla İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı kesinlikle değil | — |
20 | يُؤۡتِيَهُمُ yu'tiyehumu | onlara verir Fiil bahşetmek, sunmak | أ ت ي |
21 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
22 | خَيۡرًا hayran | iyiliği İsim Harf (Edât) fayda, daha iyi | خ ي ر |
23 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
24 | أَعۡلَمُ a'lemu | bilirim Fiil daha iyi bilen | ع ل م |
25 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
26 | فِيٓ fi | içinde Edat -de, hakkında | — |
27 | أَنفُسِهِمۡ enfusihim | nefesleri İsim can, kendi | ن ف س |
28 | إِنِّيٓ inni | şüphesiz ben Zamir muhakkak, gerçekten | — |
29 | إِذٗا izen | öyleyse İlgeç/Harf Harf (Edât) o halde, o zaman | — |
30 | لَّمِنَ le-mine | elbette -den İlgeç/Harf Harf (Edât) ayrılma, başlangıç | — |
31 | ٱلظَّـٰلِمِينَ el-zalimine | karanlıkta bırakanlar İsim İsm-i Fâil haksızlık eden, zulmeden | ظ ل م |
1
وَلَآ
ve-la
ve değil
yok, hayır
3
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
5
خَزَآئِنُ
hazainu
7
وَلَآ
ve-la
ve değil
yok, hayır
10
وَلَآ
ve-la
ve değil
yok, hayır
12
إِنِّي
inni
şüphesiz ben
gerçekten ben
14
وَلَآ
ve-la
ve değil
yok, hayır
16
لِلَّذِينَ
li-llezine
için olanlar
kimseler, şunlar
17
تَزۡدَرِيٓ
tezderi
18
أَعۡيُنُكُمۡ
a'yunukum
19
لَن
len
asla
kesinlikle değil
20
يُؤۡتِيَهُمُ
yu'tiyehumu
25
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
26
فِيٓ
fi
içinde
-de, hakkında
27
أَنفُسِهِمۡ
enfusihim
28
إِنِّيٓ
inni
şüphesiz ben
muhakkak, gerçekten
29
إِذٗا
izen
öyleyse
o halde, o zaman
30
لَّمِنَ
le-mine
elbette -den
ayrılma, başlangıç
31
ٱلظَّـٰلِمِينَ
el-zalimine