Kelime Analizi
(29)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
2 | جَآءَتۡهُمۡ caethum | onlara geldi Fiil ulaşmak, getirmek | ج ي أ |
3 | ءَايَةٞ ayetun | işaret İsim belirti, kanıt, mucize | أ ي ي |
4 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
5 | لَن len | asla İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı kesinlikle değil | — |
6 | نُّؤۡمِنَ nu'mine | güveniriz Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
7 | حَتَّىٰ hatta | kadar Edat ta ki, sonunda | — |
8 | نُؤۡتَىٰ nu'ta | veriliriz Fiil bahşedilmek | أ ت ي |
9 | مِثۡلَ misle | benzer İsim Harf (Edât) eş, örnek | م ث ل |
10 | مَآ ma | ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
11 | أُوتِيَ utiye | verildi Fiil getirmek, gelmek | أ ت ي |
12 | رُسُلُ rusulu | salıverilmişler İsim elçi, mesaj taşıyan | ر س ل |
13 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
14 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
15 | أَعۡلَمُ a'lemu | bilirim Fiil daha iyi bilen | ع ل م |
16 | حَيۡثُ haysu | yerden İsim yön, taraf | ح ي ث |
17 | يَجۡعَلُ yec'alu | koyar Fiil yapmak, kılmak | ج ع ل |
18 | رِسَالَتَهُۥ risaletehu | onun gönderilen şeyini İsim Harf (Edât) mesaj, elçilik | ر س ل |
19 | سَيُصِيبُ se-yusibu | isabet edecek Fiil vurmak, başına gelmek | ص و ب |
20 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
21 | أَجۡرَمُواْ ecremu | kestiler Fiil suç işlemek, günah işlemek | ج ر م |
22 | صَغَارٌ sağarun | küçüklük İsim aşağılanma, zillet | ص غ ر |
23 | عِندَ inde | yanında İsim Harf (Edât) katında, huzurunda | ع ن د |
24 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
25 | وَعَذَابٞ ve-azabun | ve engelleme İsim acı, azap | ع ذ ب |
26 | شَدِيدُۢ şedidu | sıkı Sıfat sağlam, şiddetli, zorlu | ش د د |
27 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
28 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
29 | يَمۡكُرُونَ yemkurune | planlarlar Fiil tuzak kurmak, hile yapmak | م ك ر |
1
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
2
جَآءَتۡهُمۡ
caethum
5
لَن
len
asla
kesinlikle değil
7
حَتَّىٰ
hatta
kadar
ta ki, sonunda
10
مَآ
ma
ne
şey, değil
18
رِسَالَتَهُۥ
risaletehu
20
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
21
أَجۡرَمُواْ
ecremu
27
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
29
يَمۡكُرُونَ
yemkurune