Kelime Analizi
(33)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِذۡ ve-iz | ve o zaman Zarf Zaman Zarfı hatırla ki, dığında | — |
2 | أَخَذَ ehaze | tuttu Fiil kavramak, almak, yakalamak | أ خ ذ |
3 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
4 | مِيثَٰقَ misaka | bağı İsim Harf (Edât) sözleşme, antlaşma | و ث ق |
5 | ٱلنَّبِيِّـۧنَ en-nebiyyine | haberciler İsim Harf (Edât) peygamber, nebi | ن ب أ |
6 | لَمَآ lemma | henüz Zamir İsm-i Mevsûl dığında, kesinlikle | — |
7 | ءَاتَيۡتُكُم ateytukum | size verdim Fiil getirmek, bahşetmek | أ ت ي |
8 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
9 | كِتَٰبٖ kitabin | yazı İsim kitap, hüküm | ك ت ب |
10 | وَحِكۡمَةٖ ve-hikmetin | ve bilgeliğin İsim hüküm, yargı | ح ك م |
11 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
12 | جَآءَكُمۡ ca'ekum | size geldi Fiil ulaşmak, getirmek | ج ي أ |
13 | رَسُولٞ resulun | salıverilmiş İsim salıverilmiş, gönderilmiş, elçi | ر س ل |
14 | مُّصَدِّقٞ musaddikun | doğrulayan Sıfat İsm-i Fâil tasdik eden, onaylayan | ص د ق |
15 | لِّمَا li-ma | şey için Zamir İsm-i Mevsûl ne, hangi | — |
16 | مَعَكُمۡ me'akum | birlikte İsim Harf (Edât) beraber, yanında | — |
17 | لَتُؤۡمِنُنَّ le-tu'minunne | elbette güveneceksiniz Fiil emniyette olmak, iman etmek | أ م ن |
18 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
19 | وَلَتَنصُرُنَّهُۥ ve-le-tensurunnehu | ve elbette ona yardım edeceksiniz Fiil desteklemek, zafer kazandırmak | ن ص ر |
20 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
21 | ءَأَقۡرَرۡتُمۡ e-ekrartum | yerleştirdiniz mi Fiil karar kılmak, kabul etmek | ق ر ر |
22 | وَأَخَذۡتُمۡ ve-ehaztum | ve tuttunuz Fiil almak, yakalamak | أ خ ذ |
23 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
24 | ذَٰلِكُمۡ zalikum | işte bu Zamir İşaret Zamiri işte bu, o | — |
25 | إِصۡرِي isri | bağımı İsim Harf (Edât) ağır yük, ahit | أ ص ر |
26 | قَالُوٓاْ kalu | söylediler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
27 | أَقۡرَرۡنَا akrarna | yerleştirdik Fiil sabit kılmak, kabul etmek | ق ر ر |
28 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
29 | فَٱشۡهَدُواْ fe-şhedu | o halde hazır bulunun Fiil tanıklık etmek, şahit olmak | ش ه د |
30 | وَأَنَا۠ ve-ene | ve ben Zamir kendim | — |
31 | مَعَكُم me'akum | sizinle birlikte İsim Harf (Edât) beraber, yanında | — |
32 | مِّنَ mine | -den Edat -dan, içinden | — |
33 | ٱلشَّـٰهِدِينَ eş-şahidine | hazır bulunanlar İsim İsm-i Fâil tanıklık etmek, görmek | ش ه د |
1
وَإِذۡ
ve-iz
ve o zaman
hatırla ki, dığında
5
ٱلنَّبِيِّـۧنَ
en-nebiyyine
6
لَمَآ
lemma
henüz
dığında, kesinlikle
7
ءَاتَيۡتُكُم
ateytukum
8
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
10
وَحِكۡمَةٖ
ve-hikmetin
11
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
12
جَآءَكُمۡ
ca'ekum
14
مُّصَدِّقٞ
musaddikun
15
لِّمَا
li-ma
şey için
ne, hangi
16
مَعَكُمۡ
me'akum
birlikte
beraber, yanında
17
لَتُؤۡمِنُنَّ
le-tu'minunne
18
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
19
وَلَتَنصُرُنَّهُۥ
ve-le-tensurunnehu
21
ءَأَقۡرَرۡتُمۡ
e-ekrartum
22
وَأَخَذۡتُمۡ
ve-ehaztum
23
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
24
ذَٰلِكُمۡ
zalikum
işte bu
işte bu, o
27
أَقۡرَرۡنَا
akrarna
29
فَٱشۡهَدُواْ
fe-şhedu
30
وَأَنَا۠
ve-ene
ve ben
kendim
31
مَعَكُم
me'akum
sizinle birlikte
beraber, yanında
32
مِّنَ
mine
-den
-dan, içinden
33
ٱلشَّـٰهِدِينَ
eş-şahidine