Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ش ه د

ş-h-d — Kök Analizi

ش ه د

159

Kullanım

8

Lemma

77

Türev

95

Anlam

8 lemma, 77 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَشَاهِدٖ

ve-şahidin

ve şahitlik edene, şahitlik eden, gören, hazır bulunan

İsim
1

شُهُودًا

şuhuden

hazır bulunanlar, hazır bulunan, tanık, şahit

İsim
1

شُهُودٞ

şuhudun

hazır bulunanlar, hazır bulunan, tanık, şahit

İsim
1

شُهُودٗا

şuhuden

şahitler, şahit, hazır bulunan, gören

Sıfat
1

شَهِدَ

Lemma

şehide

hazır bulundu, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
4

يَشۡهَدُ

yeşhedu

hazır bulunur, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
4

يَشۡهَدُونَ

yeşhedune

hazır bulunurlar, hazır bulunmak, görmek, tanıklık etmek

Fiil
4

شَهِدۡنَآ

şehidna

hazır bulunduk, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

تَشۡهَدُونَ

teşhedune

hazır bulunursunuz, hazır bulunmak, görmek, tanıklık etmek

Fiil
2

وَٱشۡهَدۡ

ve-şhed

ve hazır bulun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

شَهِدُواْ

şehidu

hazır bulundular, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

شَهِدۡنَا

şehidna

hazır bulunduk, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
2

وَشَهِدُواْ

ve-şehidu

ve hazır bulundular, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
2

وَشَهِدَ

ve-şehide

ve hazır bulundu, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

تَشۡهَدُ

teşhedu

tanıklık eder, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
1

تَشۡهَدۡ

teşhed

hazır bulunursun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
1

ٱشۡهَدُواْ

işhedu

hazır bulunun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
1

شَهِدتُّمۡ

şehidtum

hazır bulundunuz, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
1

وَٱشۡهَدُوٓاْ

ve'şhedu

ve hazır bulunun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
1

فَٱشۡهَدُواْ

fe-şhedu

o halde hazır bulunun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Ali İmran 3:81

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ لَمَآ ءَاتَيۡتُكُم مِّن كِتَٰبٖ وَحِكۡمَةٖ ثُمَّ جَآءَكُمۡ رَسُولٞ مُّصَدِّقٞ لِّمَا مَعَكُمۡ لَتُؤۡمِنُنَّ بِهِۦ وَلَتَنصُرُنَّهُۥۚ قَالَ ءَأَقۡرَرۡتُمۡ وَأَخَذۡتُمۡ عَلَىٰ ذَٰلِكُمۡ إِصۡرِيۖ قَالُوٓاْ أَقۡرَرۡنَاۚ قَالَ فَٱشۡهَدُواْ وَأَنَا۠ مَعَكُم مِّنَ ٱلشَّـٰهِدِينَ

Ve hani Allah nebilerin kesin sözünü almıştı: 'Andolsun ki size kitap ve hikmetten verdiğim şeyden sonra sizinle beraber olanı doğrulayıcı bir resul size geldiğinde; kesinlikle ona inanacaksınız ve kesinlikle ona yardım edeceksiniz.' Dedi: 'Kabul ettiniz mi ve bunun üzerine benim ağır yükümü aldınız mı?' Dediler: 'Kabul ettik.' Dedi: 'Öyleyse tanık olun ve ben sizinle beraber tanıklardanım.'

وَشَاهِدٖ

ve-şahidinve şahitlik edene

1

شُهُودًا

şuhudenhazır bulunanlar

1

شُهُودٞ

şuhudunhazır bulunanlar

1

شُهُودٗا

şuhudenşahitler

1

شَهِدَ

Lemma

şehidehazır bulundu

4

يَشۡهَدُ

yeşheduhazır bulunur

4

يَشۡهَدُونَ

yeşhedunehazır bulunurlar

4

شَهِدۡنَآ

şehidnahazır bulunduk

2

تَشۡهَدُونَ

teşhedunehazır bulunursunuz

2

وَٱشۡهَدۡ

ve-şhedve hazır bulun

2

شَهِدُواْ

şehiduhazır bulundular

2

شَهِدۡنَا

şehidnahazır bulunduk

2

وَشَهِدُواْ

ve-şehiduve hazır bulundular

2

وَشَهِدَ

ve-şehideve hazır bulundu

2

تَشۡهَدُ

teşhedutanıklık eder

1

تَشۡهَدۡ

teşhedhazır bulunursun

1

ٱشۡهَدُواْ

işheduhazır bulunun

1

شَهِدتُّمۡ

şehidtumhazır bulundunuz

1

وَٱشۡهَدُوٓاْ

ve'şheduve hazır bulunun

1

فَٱشۡهَدُواْ

fe-şheduo halde hazır bulunun

1

Örnek Ayetler (1)

Ali İmran 3:81

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ لَمَآ ءَاتَيۡتُكُم مِّن كِتَٰبٖ وَحِكۡمَةٖ ثُمَّ جَآءَكُمۡ رَسُولٞ مُّصَدِّقٞ لِّمَا مَعَكُمۡ لَتُؤۡمِنُنَّ بِهِۦ وَلَتَنصُرُنَّهُۥۚ قَالَ ءَأَقۡرَرۡتُمۡ وَأَخَذۡتُمۡ عَلَىٰ ذَٰلِكُمۡ إِصۡرِيۖ قَالُوٓاْ أَقۡرَرۡنَاۚ قَالَ فَٱشۡهَدُواْ وَأَنَا۠ مَعَكُم مِّنَ ٱلشَّـٰهِدِينَ

Ve hani Allah nebilerin kesin sözünü almıştı: 'Andolsun ki size kitap ve hikmetten verdiğim şeyden sonra sizinle beraber olanı doğrulayıcı bir resul size geldiğinde; kesinlikle ona inanacaksınız ve kesinlikle ona yardım edeceksiniz.' Dedi: 'Kabul ettiniz mi ve bunun üzerine benim ağır yükümü aldınız mı?' Dediler: 'Kabul ettik.' Dedi: 'Öyleyse tanık olun ve ben sizinle beraber tanıklardanım.'