64
Kullanım
9
Lemma
16
Türev
35
Anlam
9 lemma, 16 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
טַבָּחִים Lemma | tabbahim | kasaplar, kasap, aşçı, muhafız | İsim | 24 | ||
Örnek Ayetler (5 / 24) Yeremya 39:9 · Tevrat וְאֵת֩ יֶ֨תֶר הָעָ֜ם הַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּעִ֗יר וְאֶת־הַנֹּֽפְלִים֙ אֲשֶׁ֣ר נָפְל֣וּ עָלָ֔יו וְאֵ֛ת יֶ֥תֶר הָעָ֖ם הַנִּשְׁאָרִ֑ים הֶגְלָ֛ה נְבֽוּזַר־אֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים בָּבֶֽל Muhafız komutanı Nebuzaradan, şehirde kalan halkın geri kalanını, ona düşen kaçakları ve kalan halkın geri kalanını Babil'e sürdü. Yeremya 39:10 · Tevrat וּמִן־הָעָ֣ם הַדַּלִּ֗ים אֲשֶׁ֤ר אֵין־לָהֶם֙ מְא֔וּמָה הִשְׁאִ֛יר נְבוּזַרְאֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם כְּרָמִ֥ים וִֽיגֵבִ֖ים בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא Ancak muhafız komutanı Nebuzaradan, hiçbir şeyi olmayan yoksul halktan Yahuda diyarında bıraktı; ve o gün onlara bağlar ve tarlalar verdi. Yeremya 39:11 · Tevrat וַיְצַ֛ו נְבוּכַדְרֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל עַֽל־יִרְמְיָ֑הוּ בְּיַ֛ד נְבוּזַרְאֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים לֵאמֹֽר Babil kralı Nebukadnessar, Yeremya hakkında muhafız komutanı Nebuzaradan'ın eliyle buyurdu ve dedi: Yeremya 39:13 · Tevrat וַיִּשְׁלַ֞ח נְבֽוּזַרְאֲדָ֣ן רַב־טַבָּחִ֗ים רַב־סָרִ֔יס וְנֵרְגַ֥ל שַׂר־אֶ֖צֶר רַב־מָ֑ג וְכֹ֖ל רַבֵּ֥י מֶֽלֶךְ־בָּבֶֽל Böylece muhafız komutanı Nebuzaradan, Rabsaris, Nergal-Saretser, Rabmag ve Babil kralının bütün baş görevlileri gönderdiler; Yeremya 40:1 · Tevrat הַדָּבָ֞ר אֲשֶׁר־הָיָ֤ה אֶֽל־יִרְמְיָ֨הוּ֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה אַחַ֣ר שַׁלַּ֣ח אֹת֗וֹ נְבוּזַרְאֲדָ֛ן רַב־טַבָּחִ֖ים מִן־הָֽרָמָ֑ה בְּקַחְתּ֣וֹ אֹת֗וֹ וְהֽוּא־אָס֤וּר בָּֽאזִקִּים֙ בְּת֨וֹךְ כָּל־גָּל֤וּת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ וִֽיהוּדָ֔ה הַמֻּגְלִ֖ים בָּבֶֽלָה Muhafız komutanı Nebuzaradan onu Rama'dan gönderdikten sonra Yahve'den Yeremya'ya olan söz; onu aldığında, o, Babil'e sürülen bütün Yeruşalim ve Yahuda sürgününün ortasında prangalarla bağlıydı. | ||||||
הַטַּבָּחִֽים | ha-ttabbahim | kasaplar, kasap, aşçı, muhafız | İsim | 6 | ||
לַטַּבָּח | lattabbah | kasaba, kasap, aşçı, muhafız | İsim | 1 | ||
הַטַּבָּח | hattabbah | kasap, kasap, muhafız, aşçı | İsim | 1 | ||
לַטַּבָּח Lemma | la-ttabbah | kasaba, kasap, aşçı, muhafız | İsim | 7 | ||
טֶבַח | tevah | kesimi, kesmek, boğazlamak, hayvan kesimi, katliam | İsim | 2 | ||
טִבְחָֽה | tivhah | kesim, kesim, boğazlama, et | Zamir | 1 | ||
וְטֶבַח | ve-tevah | ve kesim, kesim, boğazlama, katliam | İsim | 1 | ||
טָבַח | tavah | kesti, kesmek, boğazlamak, katletmek | İsim | 1 | ||
לִטְבוֹחַ Lemma | litvoah | kesmek için, kesmek, boğazlamak, katletmek | Fiil | 4 | ||
וּטְבֹחַ | u-tvoah | ve kesmek, kesmek, boğazlamak, katletmek | Fiil | 2 | ||
טָבְחָה | tavha | kesti, kesmek, boğazlamak, kurban etmek | Fiil | 1 | ||
טִבְחָתִי | tivhati | kesimim, kesim, boğazlama, et | Fiil | 1 | ||
טָבוּחַ | tavuah | kesilmiş, kesmek, boğazlamak | Fiil | 1 | ||
טָבַחְתָּ | tavahta | kestin, kesmek, boğazlamak, katletmek | Fiil | 1 | ||
וּטְבָחוֹ | u-tevaho | ve onu kesmek, kesmek, boğazlamak, kurban etmek | Zamir | 1 | ||
טֶבַח | tevah | kesim, kesim, katliam, hayvan kesme | Fiil | 1 | ||
וּמִטִּבְחַת Lemma | u-mittivhat | ve kesiminden, kesim, hayvan kesimi, Tivhat (özel isim) | İsim | 1 | ||
טֶבַח Lemma | tevah | kesim, kesim, katliam, et | İsim | 1 | ||
וּלְטַבָּחוֹת Lemma | u-letabbahot | ve aşçılara, aşçı, kasap, muhafız | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 24)
Yeremya 39:9
·
Tevrat
וְאֵת֩ יֶ֨תֶר הָעָ֜ם הַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּעִ֗יר וְאֶת־הַנֹּֽפְלִים֙ אֲשֶׁ֣ר נָפְל֣וּ עָלָ֔יו וְאֵ֛ת יֶ֥תֶר הָעָ֖ם הַנִּשְׁאָרִ֑ים הֶגְלָ֛ה נְבֽוּזַר־אֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים בָּבֶֽל
Muhafız komutanı Nebuzaradan, şehirde kalan halkın geri kalanını, ona düşen kaçakları ve kalan halkın geri kalanını Babil'e sürdü.
Yeremya 39:10
·
Tevrat
וּמִן־הָעָ֣ם הַדַּלִּ֗ים אֲשֶׁ֤ר אֵין־לָהֶם֙ מְא֔וּמָה הִשְׁאִ֛יר נְבוּזַרְאֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם כְּרָמִ֥ים וִֽיגֵבִ֖ים בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ancak muhafız komutanı Nebuzaradan, hiçbir şeyi olmayan yoksul halktan Yahuda diyarında bıraktı; ve o gün onlara bağlar ve tarlalar verdi.
Yeremya 39:11
·
Tevrat
וַיְצַ֛ו נְבוּכַדְרֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל עַֽל־יִרְמְיָ֑הוּ בְּיַ֛ד נְבוּזַרְאֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים לֵאמֹֽר
Babil kralı Nebukadnessar, Yeremya hakkında muhafız komutanı Nebuzaradan'ın eliyle buyurdu ve dedi:
Yeremya 39:13
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח נְבֽוּזַרְאֲדָ֣ן רַב־טַבָּחִ֗ים רַב־סָרִ֔יס וְנֵרְגַ֥ל שַׂר־אֶ֖צֶר רַב־מָ֑ג וְכֹ֖ל רַבֵּ֥י מֶֽלֶךְ־בָּבֶֽל
Böylece muhafız komutanı Nebuzaradan, Rabsaris, Nergal-Saretser, Rabmag ve Babil kralının bütün baş görevlileri gönderdiler;
Yeremya 40:1
·
Tevrat
הַדָּבָ֞ר אֲשֶׁר־הָיָ֤ה אֶֽל־יִרְמְיָ֨הוּ֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה אַחַ֣ר שַׁלַּ֣ח אֹת֗וֹ נְבוּזַרְאֲדָ֛ן רַב־טַבָּחִ֖ים מִן־הָֽרָמָ֑ה בְּקַחְתּ֣וֹ אֹת֗וֹ וְהֽוּא־אָס֤וּר בָּֽאזִקִּים֙ בְּת֨וֹךְ כָּל־גָּל֤וּת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ וִֽיהוּדָ֔ה הַמֻּגְלִ֖ים בָּבֶֽלָה
Muhafız komutanı Nebuzaradan onu Rama'dan gönderdikten sonra Yahve'den Yeremya'ya olan söz; onu aldığında, o, Babil'e sürülen bütün Yeruşalim ve Yahuda sürgününün ortasında prangalarla bağlıydı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yaratılış 37:36
·
Tevrat
וְהַ֨מְּדָנִ֔ים מָכְר֥וּ אֹת֖וֹ אֶל־מִצְרָ֑יִם לְפֽוֹטִיפַר֙ סְרִ֣יס פַּרְעֹ֔ה שַׂ֖ר הַטַּבָּחִֽים
Ve Midyanlılar onu Mısır'a, Firavun'un hadımı, muhafızların komutanı Potifar'a sattılar.
Yaratılış 39:1
·
Tevrat
וְיוֹסֵ֖ף הוּרַ֣ד מִצְרָ֑יְמָה וַיִּקְנֵ֡הוּ פּוֹטִיפַר֩ סְרִ֨יס פַּרְעֹ֜ה שַׂ֤ר הַטַּבָּחִים֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מִיַּד֙ הַיִּשְׁמְעֵאלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹרִדֻ֖הוּ שָֽׁמָּה
Ve Yusuf Mısır'a indirildi; ve Firavun'un hadımı, muhafızların komutanı, Mısırlı bir adam olan Potifar, onu oraya indiren İsmaililerin elinden onu satın aldı.
Yaratılış 40:3
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן אֹתָ֜ם בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֛ית שַׂ֥ר הַטַבָּחִ֖ים אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֑הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁ֥ר יוֹסֵ֖ף אָס֥וּר שָֽׁם
Ve onları muhafızların komutanının evinde gözetime, Yusuf'un orada bağlı olduğu yer olan zindan evine verdi.
Yaratılış 40:4
·
Tevrat
וַ֠יִּפְקֹד שַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֧ים אֶת־יוֹסֵ֛ף אִתָּ֖ם וַיְשָׁ֣רֶת אֹתָ֑ם וַיִּהְי֥וּ יָמִ֖ים בְּמִשְׁמָֽר
Bunun üzerine muhafızların komutanı Yusuf'u onlarla görevlendirdi ve onlara hizmet etti; ve günler gözetimde oldular.
Yaratılış 41:10
·
Tevrat
פַּרְעֹ֖ה קָצַ֣ף עַל־עֲבָדָ֑יו וַיִּתֵּ֨ן אֹתִ֜י בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֚ית שַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים אֹתִ֕י וְאֵ֖ת שַׂ֥ר הָאֹפִֽים
Firavun kullarına öfkelendi ve beni, beni ve fırıncıların komutanını muhafızların komutanının evinde gözetime verdi.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 9:23
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ לַטַּבָּ֔ח תְּנָה֙ אֶת־הַמָּנָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָ֑ךְ אֲשֶׁר֙ אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ שִׂ֥ים אֹתָ֖הּ עִמָּֽךְ
Ve Samuel aşçıya dedi: 'Sana verdiğim, sana yanına koy dediğim payı ver.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 9:24
·
Tevrat
וַיָּ֣רֶם הַ֠טַּבָּח אֶת־הַשּׁ֨וֹק וְהֶעָלֶ֜יהָ וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵ֣י שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ הִנֵּ֤ה הַנִּשְׁאָר֙ שִׂים־לְפָנֶ֣יךָ אֱכֹ֔ל כִּ֧י לַמּוֹעֵ֛ד שָֽׁמוּר־לְךָ֥ לֵאמֹ֖ר הָעָ֣ם קָרָ֑אתִי וַיֹּ֧אכַל שָׁא֛וּל עִם־שְׁמוּאֵ֖ל בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ve aşçı budu ve üzerindekini kaldırdı ve Şaul'un önüne koydu ve dedi: 'İşte kalan, önüne koy, ye; çünkü halkı çağırdım diyerek belirlenen zaman için sana saklandı.' Ve Şaul o gün Samuel ile yedi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 21:20
·
Tevrat
לְמַ֣עַן לָמ֣וּג לֵ֗ב וְהַרְבֵּה֙ הַמִּכְשֹׁלִ֔ים עַ֚ל כָּל־שַׁ֣עֲרֵיהֶ֔ם נָתַ֖תִּי אִבְחַת־חָ֑רֶב אָ֛ח עֲשׂוּיָ֥ה לְבָרָ֖ק מְעֻטָּ֥ה לְטָֽבַח
Kalbin erimesi ve tökezleyenlerin çoğalması için bütün kapılarının üzerine kılıcın kesimini verdim; ah, şimşek için yapılmış, boğazlama için parlatılmış.
Hezekiel 21:33
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הִנָּבֵ֤א וְאָֽמַרְתָּ֙ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֔ה אֶל־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וְאֶל־חֶרְפָּתָ֑ם וְאָמַרְתָּ֗ חֶ֣רֶב חֶ֤רֶב פְּתוּחָה֙ לְטֶ֣בַח מְרוּטָ֔ה לְהָכִ֖יל לְמַ֥עַן בָּרָֽק
Ve sen insanoğlu, peygamberlik et ve de ki: Efendi Yahve Ammon oğullarına ve onların utancına dair şöyle dedi, ve de ki: Kılıç, kılıç kesim için çekilmiş, şimşek uğruna yutmak için parlatılmış;
Yeremya 48:15
·
Tevrat
שֻׁדַּ֤ד מוֹאָב֙ וְעָרֶ֣יהָ עָלָ֔ה וּמִבְחַ֥ר בַּֽחוּרָ֖יו יָרְד֣וּ לַטָּ֑בַח נְאֻ֨ם־הַמֶּ֔לֶךְ יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Moav yıkıldı ve onun şehirlerine çıktı, ve onun seçkin gençleri kesime indiler; Kralın bildirisidir, onun adı Ordular Yahve'dir.
Yeremya 50:27
·
Tevrat
חִרְבוּ֙ כָּל־פָּרֶ֔יהָ יֵרְד֖וּ לַטָּ֑בַח ה֣וֹי עֲלֵיהֶ֔ם כִּֽי־בָ֥א יוֹמָ֖ם עֵ֥ת פְּקֻדָּתָֽם
Onun bütün boğalarını kılıçtan geçirin, kesime insinler; vay onların haline! Çünkü onların günü, onların cezalandırılma zamanı geldi.
Yeşaya 34:2
·
Tevrat
כִּ֣י קֶ֤צֶף לַֽיהוָה֙ עַל־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וְחֵמָ֖ה עַל־כָּל־צְבָאָ֑ם הֶחֱרִימָ֖ם נְתָנָ֥ם לַטָּֽבַח
Çünkü Yahve'nin bütün uluslara öfkesi ve onların bütün ordusuna gazabı vardır; onları tamamen yok etti, onları kesime verdi.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 21:15
·
Tevrat
לְמַ֨עַן טְבֹ֤חַ טֶ֨בַח֙ הוּחַ֔דָּה לְמַעַן־הֱיֵה־לָ֥הּ בָּ֖רָק מֹרָ֑טָּה א֣וֹ נָשִׂ֔ישׂ שֵׁ֥בֶט בְּנִ֖י מֹאֶ֥סֶת כָּל־עֵֽץ
Boğazlama boğazlamak için keskinleştirildi, onun şimşek olması için parlatıldı; veya sevinecek miyiz? Oğlumun değneği her ağacı reddediyor.
Yaratılış 43:16
·
Tevrat
וַיַּ֨רְא יוֹסֵ֣ף אִתָּם֮ אֶת־בִּנְיָמִין֒ וַיֹּ֨אמֶר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ הָבֵ֥א אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים הַבָּ֑יְתָה וּטְבֹ֤חַ טֶ֨בַח֙ וְהָכֵ֔ן כִּ֥י אִתִּ֛י יֹאכְל֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים בַּֽצָּהֳרָֽיִם
Yusuf onlarla birlikte Binyamin'i görünce, evinin üzerinde olana dedi: 'Adamları eve getir, hayvan kes ve hazırla; çünkü adamlar öğleyin benimle yiyecekler.'
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:2
·
Tevrat
טָבְחָ֣ה טִ֭בְחָהּ מָסְכָ֣ה יֵינָ֑הּ אַ֝֗ף עָֽרְכָ֥ה שֻׁלְחָנָֽהּ
Kesimlik hayvanını kesti, şarabını karıştırdı, ayrıca masasını kurdu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 34:6
·
Tevrat
חֶ֣רֶב לַיהוָ֞ה מָלְאָ֥ה דָם֙ הֻדַּ֣שְׁנָה מֵחֵ֔לֶב מִדַּ֤ם כָּרִים֙ וְעַתּוּדִ֔ים מֵחֵ֖לֶב כִּלְי֣וֹת אֵילִ֑ים כִּ֣י זֶ֤בַח לַֽיהוָה֙ בְּבָצְרָ֔ה וְטֶ֥בַח גָּד֖וֹל בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם
Yahve'nin kılıcı kanla doldu, yağla, kuzuların ve tekelerin kanıyla, koçların böbreklerinin yağıyla semirdi; çünkü Yahve'nin Botsra'da kurbanı ve Edom diyarında büyük bir kesimi vardır.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:22
·
Tevrat
ה֤וֹלֵ֥ךְ אַחֲרֶ֗יהָ פִּ֫תְאֹ֥ם כְּ֭שׁוֹר אֶל־טָ֣בַח יָב֑וֹא וּ֝כְעֶ֗כֶס אֶל־מוּסַ֥ר אֱוִֽיל
Aniden onun ardınca gitti; kesime giden bir öküz gibi ve bir ahmağın terbiyesine giden prangalar gibi.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 11:19
·
Tevrat
וַאֲנִ֕י כְּכֶ֥בֶשׂ אַלּ֖וּף יוּבַ֣ל לִטְב֑וֹחַ וְלֹֽא־יָדַ֜עְתִּי כִּֽי־עָלַ֣י חָשְׁב֣וּ מַחֲשָׁב֗וֹת נַשְׁחִ֨יתָה עֵ֤ץ בְּלַחְמוֹ֙ וְנִכְרְתֶ֨נּוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים וּשְׁמ֖וֹ לֹֽא־יִזָּכֵ֥ר עֽוֹד
Ben kesime götürülen uysal kuzu gibiydim; bana karşı düşünceler düşündüklerini bilmedim: 'Ağacı ekmeğiyle yok edelim ve onu yaşam diyarından kesip atalım, adı bir daha anılmasın.'
Yeremya 25:34
·
Tevrat
הֵילִ֨ילוּ הָרֹעִ֜ים וְזַעֲק֗וּ וְהִֽתְפַּלְּשׁוּ֙ אַדִּירֵ֣י הַצֹּ֔אן כִּֽי־מָלְא֥וּ יְמֵיכֶ֖ם לִטְב֑וֹחַ וּתְפוֹצ֣וֹתִיכֶ֔ם וּנְפַלְתֶּ֖ם כִּכְלִ֥י חֶמְדָּֽה
Feryat edin ey çobanlar ve bağırın, ve yuvarlanın ey sürünün soyluları; çünkü boğazlanma günleriniz ve dağılmalarınız doldu, ve değerli bir kap gibi düşeceksiniz.
Yeremya 51:40
·
Tevrat
אֽוֹרִידֵ֖ם כְּכָרִ֣ים לִטְב֑וֹחַ כְּאֵילִ֖ים עִם־עַתּוּדִֽים
Onları kesime kuzular gibi, tekelerle koçlar gibi indireceğim.
Mezmurlar 37:14
·
Tevrat
חֶ֤רֶב פָּֽתְח֣וּ רְשָׁעִים֮ וְדָרְכ֪וּ קַ֫שְׁתָּ֥ם לְ֭הַפִּיל עָנִ֣י וְאֶבְי֑וֹן לִ֝טְב֗וֹחַ יִשְׁרֵי־דָֽרֶךְ
Kötüler kılıç çektiler ve yaylarını gerdiler; düşkünü ve yoksulu düşürmek, yolu doğru olanları boğazlamak için.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 43:16
·
Tevrat
וַיַּ֨רְא יוֹסֵ֣ף אִתָּם֮ אֶת־בִּנְיָמִין֒ וַיֹּ֨אמֶר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ הָבֵ֥א אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים הַבָּ֑יְתָה וּטְבֹ֤חַ טֶ֨בַח֙ וְהָכֵ֔ן כִּ֥י אִתִּ֛י יֹאכְל֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים בַּֽצָּהֳרָֽיִם
Yusuf onlarla birlikte Binyamin'i görünce, evinin üzerinde olana dedi: 'Adamları eve getir, hayvan kes ve hazırla; çünkü adamlar öğleyin benimle yiyecekler.'
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:2
·
Tevrat
טָבְחָ֣ה טִ֭בְחָהּ מָסְכָ֣ה יֵינָ֑הּ אַ֝֗ף עָֽרְכָ֥ה שֻׁלְחָנָֽהּ
Kesimlik hayvanını kesti, şarabını karıştırdı, ayrıca masasını kurdu.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 25:11
·
Tevrat
וְלָקַחְתִּ֤י אֶת־לַחְמִי֙ וְאֶת־מֵימַ֔י וְאֵת֙ טִבְחָתִ֔י אֲשֶׁ֥ר טָבַ֖חְתִּי לְגֹֽזְזָ֑י וְנָֽתַתִּי֙ לַֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי אֵ֥י מִזֶּ֖ה הֵֽמָּה
Ekmeğimi, suyumu ve kırkıcılarım için kestiğim etimi alıp nereli olduklarını bilmediğim adamlara mı vereyim?
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 28:31
·
Tevrat
שׁוֹרְךָ֞ טָב֣וּחַ לְעֵינֶ֗יךָ וְלֹ֣א תֹאכַל֮ מִמֶּנּוּ֒ חֲמֹֽרְךָ֙ גָּז֣וּל מִלְּפָנֶ֔יךָ וְלֹ֥א יָשׁ֖וּב לָ֑ךְ צֹֽאנְךָ֙ נְתֻנ֣וֹת לְאֹיְבֶ֔יךָ וְאֵ֥ין לְךָ֖ מוֹשִֽׁיעַ
Sığırın gözlerinin önünde kesilmiş olacak ama ondan yemeyeceksin; eşeğin önünden gasp edilmiş olacak ve sana dönmeyecektir; koyunların düşmanlarına verilmiş olacak ve senin için kurtaran olmayacaktır.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 2:21
·
Tevrat
שָׁכְב֨וּ לָאָ֤רֶץ חוּצוֹת֙ נַ֣עַר וְזָקֵ֔ן בְּתוּלֹתַ֥י וּבַחוּרַ֖י נָפְל֣וּ בֶחָ֑רֶב הָרַ֨גְתָּ֙ בְּי֣וֹם אַפֶּ֔ךָ טָבַ֖חְתָּ לֹ֥א חָמָֽלְתָּ
Genç ve yaşlı sokaklarda yere yattılar, bakirelerim ve gençlerim kılıçla düştüler; öfkenin gününde öldürdün, boğazladın, acımadın.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 21:37
·
Tevrat
כִּ֤י יִגְנֹֽב־אִישׁ֙ שׁ֣וֹר אוֹ־שֶׂ֔ה וּטְבָח֖וֹ א֣וֹ מְכָר֑וֹ חֲמִשָּׁ֣ה בָקָ֗ר יְשַׁלֵּם֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְאַרְבַּע־צֹ֖אן תַּ֥חַת הַשֶּֽׂה
Eğer adam öküz veya koyun çalarsa ve onu keserse veya onu satarsa, öküzün yerine beş sığır ve koyunun yerine dört koyun ödeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 21:15
·
Tevrat
לְמַ֨עַן טְבֹ֤חַ טֶ֨בַח֙ הוּחַ֔דָּה לְמַעַן־הֱיֵה־לָ֥הּ בָּ֖רָק מֹרָ֑טָּה א֣וֹ נָשִׂ֔ישׂ שֵׁ֥בֶט בְּנִ֖י מֹאֶ֥סֶת כָּל־עֵֽץ
Boğazlama boğazlamak için keskinleştirildi, onun şimşek olması için parlatıldı; veya sevinecek miyiz? Oğlumun değneği her ağacı reddediyor.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 18:8
·
Tevrat
וּמִטִּבְחַ֤ת וּמִכּוּן֙ עָרֵ֣י הֲדַדְעֶ֔זֶר לָקַ֥ח דָּוִ֛יד נְחֹ֖שֶׁת רַבָּ֣ה מְאֹ֑ד בָּ֣הּ עָשָׂ֣ה שְׁלֹמֹ֗ה אֶת־יָ֤ם הַנְּחֹ֨שֶׁת֙ וְאֶת־הָֽעַמּוּדִ֔ים וְאֵ֖ת כְּלֵ֥י הַנְּחֹֽשֶׁת
Davut, Hadadezer'in şehirleri Tivhat'tan ve Kun'dan pek çok tunç aldı; Süleyman onunla tunç denizi, sütunları ve tunç eşyaları yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 22:24
·
Tevrat
וּפִֽילַגְשׁ֖וֹ וּשְׁמָ֣הּ רְאוּמָ֑ה וַתֵּ֤לֶד גַּם־הִוא֙ אֶת־טֶ֣בַח וְאֶת־גַּ֔חַם וְאֶת־תַּ֖חַשׁ וְאֶֽת־מַעֲכָֽה
Adı Reuma olan cariyesi de Tebah'ı, Gaham'ı, Tahaş'ı ve Maaka'yı doğurdu.