Kelime Analizi
(34)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَسِيقَ ve-sika | ve sürüldü Fiil sevk edilmek, yönlendirilmek | س و ق |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | كَفَرُوٓاْ keferu | örttüler Fiil gizlemek, inkar etmek | ك ف ر |
4 | إِلَىٰ ila | -e/-a doğru Edat kadar, yönelik | — |
5 | جَهَنَّمَ cehenneme | derin kuyu Özel İsim cehennem | ج ه ن |
6 | زُمَرًا zumeran | gruplar İsim Harf (Edât) topluluk, grup | ز م ر |
7 | حَتَّىٰٓ hatta | -e kadar İlgeç/Harf Harf (Edât) ta ki, böylece | — |
8 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
9 | جَآءُوهَا ca'uha | geldiler Fiil varmak, getirmek | ج ي أ |
10 | فُتِحَتۡ futihet | açıldı Fiil yol vermek, fethetmek | ف ت ح |
11 | أَبۡوَٰبُهَا ebvabuha | kapıları İsim giriş, bölüm | ب و ب |
12 | وَقَالَ ve-kale | ve söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
13 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
14 | خَزَنَتُهَآ hazenetuha | bekçileri İsim depocu, muhafız | خ ز ن |
15 | أَلَمۡ e-lem | değil mi Zamir Soru Edatı olmadı mı | — |
16 | يَأۡتِكُمۡ ye'tikum | size gelir Fiil ulaşmak, getirmek | أ ت ي |
17 | رُسُلٞ rusulun | salıverilmişler İsim elçi, haberci | ر س ل |
18 | مِّنكُمۡ minkum | sizden Zamir içinden, bazısı | — |
19 | يَتۡلُونَ yetlune | peşinden giderler Fiil izlemek, okumak | ت ل و |
20 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
21 | ءَايَٰتِ ayati | işaretlerin İsim Harf (Edât) kanıt, mucize, ayet | أ ي ي |
22 | رَبِّكُمۡ rabbikum | efendiniz İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
23 | وَيُنذِرُونَكُمۡ ve-yunzirunekum | ve uyarırlar sizi Fiil korkutmak, adak adamak | ن ذ ر |
24 | لِقَآءَ li-ka'e | karşılaşmaya İsim Masdar (Fiil İsmi) buluşma, kavuşma | ل ق ي |
25 | يَوۡمِكُمۡ yevmikum | gününüz İsim dönem, çağ | ي و م |
26 | هَٰذَا haza | bu Zamir İşaret Zamiri şu | — |
27 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
28 | بَلَىٰ bela | evet İlgeç/Harf Harf (Edât) bilakis, aksine | — |
29 | وَلَٰكِنۡ ve-lakin | ve fakat İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak, lakin | — |
30 | حَقَّتۡ hakket | sabit oldu Fiil gerçekleşmek, hak olmak | ح ق ق |
31 | كَلِمَةُ kelimetu | söz İsim ifade, hüküm | ك ل م |
32 | ٱلۡعَذَابِ el-azabi | engellemenin İsim acı, ceza | ع ذ ب |
33 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
34 | ٱلۡكَٰفِرِينَ el-kafirine | örtenleri İsim İsm-i Fâil inkar eden, nankörlük eden | ك ف ر |
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
كَفَرُوٓاْ
keferu
4
إِلَىٰ
ila
-e/-a doğru
kadar, yönelik
7
حَتَّىٰٓ
hatta
-e kadar
ta ki, böylece
8
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
9
جَآءُوهَا
ca'uha
11
أَبۡوَٰبُهَا
ebvabuha
13
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
14
خَزَنَتُهَآ
hazenetuha
15
أَلَمۡ
e-lem
değil mi
olmadı mı
16
يَأۡتِكُمۡ
ye'tikum
18
مِّنكُمۡ
minkum
sizden
içinden, bazısı
20
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
23
وَيُنذِرُونَكُمۡ
ve-yunzirunekum
25
يَوۡمِكُمۡ
yevmikum
26
هَٰذَا
haza
bu
şu
28
بَلَىٰ
bela
evet
bilakis, aksine
29
وَلَٰكِنۡ
ve-lakin
ve fakat
ancak, lakin
32
ٱلۡعَذَابِ
el-azabi
33
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
34
ٱلۡكَٰفِرِينَ
el-kafirine