Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ل ق ي

l-q-y — Kök Analizi

ل ق ي

146

Kullanım

16

Lemma

75

Türev

104

Anlam

16 lemma, 75 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

لِقَآءَ

Lemma

li-ka'e

karşılaşmaya, karşılaşma, buluşma, kavuşma

İsim
7

Örnek Ayetler (5 / 7)

En'am 6:130

·

Kuran-ı Kerim

يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَقُصُّونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِي وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ شَهِدۡنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَاۖ وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ

'Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün karşılaşmasıyla sizi uyaran sizden resuller size gelmedi mi?' Dediler: 'Kendi nefislerimizin aleyhine tanıklık ettik.' Ve dünya hayatı onları aldattı ve şüphesiz onların örtenler olduklarına kendi nefislerinin aleyhine tanıklık ettiler.

A'raf 7:51

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَهۡوٗا وَلَعِبٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ فَٱلۡيَوۡمَ نَنسَىٰهُمۡ كَمَا نَسُواْ لِقَآءَ يَوۡمِهِمۡ هَٰذَا وَمَا كَانُواْ بِـَٔايَٰتِنَا يَجۡحَدُونَ

Dinlerini bir eğlence ve bir oyun edinen ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri; bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve ayetlerimizi inkar ettikleri gibi bugün unuturuz.

Kehf 18:110

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَمَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلۡيَعۡمَلۡ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَلَا يُشۡرِكۡ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدَۢا

De ki: 'Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana, ilahınızın ancak bir tek ilah olduğu vahiy olunuyor. Böylece kim Rabbiyle karşılaşmayı umuyorsa düzeltici bir iş yapsın ve Rabbinin kulluğunda hiç kimseyi ortak koşmasın.'

Ankebut 29:5

·

Kuran-ı Kerim

مَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَأٓتٖۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ

Kim Allah'la karşılaşmayı umuyor olursa, bunun üzerine şüphesiz Allah'ın süresi kesinlikle gelicidir. Ve O İşiten'dir, Bilen'dir.

Secde 32:14

·

Kuran-ı Kerim

فَذُوقُواْ بِمَا نَسِيتُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَآ إِنَّا نَسِينَٰكُمۡۖ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡخُلۡدِ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Bunun üzerine bu gününüzün karşılaşmasını unutmanız sebebiyle tadın. Şüphesiz biz sizi unuttuk. Ve yapıyor olduğunuz şeyler sebebiyle sonsuzluğun azabını tadın.

Tüm 7 kullanımı gör

بِلِقَآءِ

bi-lika'i

karşılaşmasıyla, karşılaşma, kavuşma, buluşma

İsim
6

لِقَآءَنَا

lika'ena

karşılaşmamızı, karşılaşma, yüz yüze gelme, buluşma

İsim
4

وَلِقَآئِهِۦٓ

ve-likaihi

ve karşılaşmasına, karşılaşma, yüz yüze gelme, kavuşma

İsim
1

وَلِقَآءِ

ve-likai

ve karşılaşmanın, karşılaşma, buluşma, kavuşma

İsim
1

لِّقَآئِهِۦ

li-ka'ihi

onun karşılaşmasına, karşılaşma, kavuşma, buluşma

İsim
1

لِّقَآءِ

li-ka'i

karşılaşması, karşılaşma, buluşma, kavuşma

İsim
1

بِلِقَآيِٕ

bi-likai

karşılaşmam ile, karşılaşma, kavuşma, yüz yüze gelme

İsim
1

وَلِقَآئِهِۦ

ve-likaihi

ve onun karşılaşmasının, karşılaşma, kavuşma, yüz yüze gelme

İsim
1

وَلِقَآيِٕ

ve-likai

ve karşılaşmaya, yüz yüze gelmek, karşılaşma, kavuşma, buluşma

İsim
1

وَأَلۡقَيۡنَا

Lemma

ve-elkayna

ve fırlattık, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
4

أَلۡقُواْ

elku

fırlattılar, fırlatmak, atmak, bırakmak, karşılaşmak

Fiil
4

أَلۡقَى

elka

fırlattı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
3

أُلۡقِيَ

ulkiye

fırlatıldı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
3

يُلۡقِي

yulki

fırlatır, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
3

فَأَلۡقَىٰ

fe-elka

ve fırlattı, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
3

تُلۡقِيَ

tulkiye

fırlatırsın, fırlatmak, atmak, karşılaşmak

Fiil
2

فَأُلۡقِيَ

fe-ulkiye

ve fırlatıldı, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

أَلۡقِ

elki

fırlat, fırlatmak, atmak, bırakmak

Fiil
2

وَأَلۡقَوۡاْ

ve-elkav

ve fırlattılar, fırlatmak, atmak, bırakmak, sunmak

Fiil
2

لِقَآءَ

Lemma

li-ka'ekarşılaşmaya

7

Örnek Ayetler (5 / 7)

En'am 6:130

·

Kuran-ı Kerim

يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَقُصُّونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِي وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ شَهِدۡنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَاۖ وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ

'Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün karşılaşmasıyla sizi uyaran sizden resuller size gelmedi mi?' Dediler: 'Kendi nefislerimizin aleyhine tanıklık ettik.' Ve dünya hayatı onları aldattı ve şüphesiz onların örtenler olduklarına kendi nefislerinin aleyhine tanıklık ettiler.

A'raf 7:51

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَهۡوٗا وَلَعِبٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ فَٱلۡيَوۡمَ نَنسَىٰهُمۡ كَمَا نَسُواْ لِقَآءَ يَوۡمِهِمۡ هَٰذَا وَمَا كَانُواْ بِـَٔايَٰتِنَا يَجۡحَدُونَ

Dinlerini bir eğlence ve bir oyun edinen ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri; bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve ayetlerimizi inkar ettikleri gibi bugün unuturuz.

Kehf 18:110

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَمَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلۡيَعۡمَلۡ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَلَا يُشۡرِكۡ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدَۢا

De ki: 'Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana, ilahınızın ancak bir tek ilah olduğu vahiy olunuyor. Böylece kim Rabbiyle karşılaşmayı umuyorsa düzeltici bir iş yapsın ve Rabbinin kulluğunda hiç kimseyi ortak koşmasın.'

Ankebut 29:5

·

Kuran-ı Kerim

مَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَأٓتٖۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ

Kim Allah'la karşılaşmayı umuyor olursa, bunun üzerine şüphesiz Allah'ın süresi kesinlikle gelicidir. Ve O İşiten'dir, Bilen'dir.

Secde 32:14

·

Kuran-ı Kerim

فَذُوقُواْ بِمَا نَسِيتُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَآ إِنَّا نَسِينَٰكُمۡۖ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡخُلۡدِ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Bunun üzerine bu gününüzün karşılaşmasını unutmanız sebebiyle tadın. Şüphesiz biz sizi unuttuk. Ve yapıyor olduğunuz şeyler sebebiyle sonsuzluğun azabını tadın.

Tüm 7 kullanımı gör

بِلِقَآءِ

bi-lika'ikarşılaşmasıyla

6

لِقَآءَنَا

lika'enakarşılaşmamızı

4

وَلِقَآئِهِۦٓ

ve-likaihive karşılaşmasına

1

وَلِقَآءِ

ve-likaive karşılaşmanın

1

لِّقَآئِهِۦ

li-ka'ihionun karşılaşmasına

1

لِّقَآءِ

li-ka'ikarşılaşması

1

بِلِقَآيِٕ

bi-likaikarşılaşmam ile

1

وَلِقَآئِهِۦ

ve-likaihive onun karşılaşmasının

1

وَلِقَآيِٕ

ve-likaive karşılaşmaya

1

وَأَلۡقَيۡنَا

Lemma

ve-elkaynave fırlattık

4

أَلۡقُواْ

elkufırlattılar

4

أَلۡقَى

elkafırlattı

3

أُلۡقِيَ

ulkiyefırlatıldı

3

يُلۡقِي

yulkifırlatır

3

فَأَلۡقَىٰ

fe-elkave fırlattı

3

تُلۡقِيَ

tulkiyefırlatırsın

2

فَأُلۡقِيَ

fe-ulkiyeve fırlatıldı

2

أَلۡقِ

elkifırlat

2

وَأَلۡقَوۡاْ

ve-elkavve fırlattılar

2