Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَأۡتِكُمۡ

ye'tikum

size gelir, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

En'am 6:130

·

Kuran-ı Kerim

يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَقُصُّونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِي وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ شَهِدۡنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَاۖ وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ

'Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün karşılaşmasıyla sizi uyaran sizden resuller size gelmedi mi?' Dediler: 'Kendi nefislerimizin aleyhine tanıklık ettik.' Ve dünya hayatı onları aldattı ve şüphesiz onların örtenler olduklarına kendi nefislerinin aleyhine tanıklık ettiler.

İbrahim 14:9

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا ٱللَّهُۚ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فِيٓ أَفۡوَٰهِهِمۡ وَقَالُوٓاْ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَنَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ

Sizden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin ve onlardan sonrakilerin haberi size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilmez. Resulleri onlara açık kanıtlarla gelmişti. Bunun üzerine ellerini ağızlarına döndürdüler ve dediler: 'Şüphesiz biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi örttük. Ve şüphesiz biz, bizi kendisine çağırdığınız şeyden kuşku veren bir şüphe içindeyiz.'

Zümer 39:71

·

Kuran-ı Kerim

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتۡ أَبۡوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَتۡلُونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ رَبِّكُمۡ وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَلَٰكِنۡ حَقَّتۡ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ

Ve örtenler gruplar halinde cehenneme sürüldü. Sonunda ona geldiklerinde onun kapıları açıldı ve onun bekçileri onlara dedi: 'Size içinizden Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüzün karşılaşmasına karşı sizi uyaran resuller gelmedi mi?' Dediler: 'Evet.' Fakat azap sözü örtenlerin üzerine gerçekleşti.

Tegabun 64:5

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَبۡلُ فَذَاقُواْ وَبَالَ أَمۡرِهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Daha önce örtenlerin haberi size gelmedi mi? Bunun üzerine işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı verici bir azap vardır.

Mülk 67:8

·

Kuran-ı Kerim

تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلۡغَيۡظِۖ كُلَّمَآ أُلۡقِيَ فِيهَا فَوۡجٞ سَأَلَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَذِيرٞ

Öfkeden neredeyse parçalanır. Onun içine her bir grup atıldığında, onun bekçileri onlara sorar: 'Size uyarıcı gelmedi mi?'

يَأۡتِيكُم

ye'tikum

gelir, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
5

يَأۡتِينَ

ye'tine

gelirler, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
5

فَأۡتِ

fe'ti

ve gel, gelmek, getirmek, yapmak

Fiil
4

ٱئۡتِنَا

i'tina

bize gel, gelmek, getirmek, ulaşmak

Fiil
4

يَأۡتِيهِ

ye'tihi

ona gelir, gelmek, ulaşmak, varmak

Fiil
4

يَأۡتُونَ

ye'tune

gelirler, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
4

يَأۡتُوكَ

ye'tuke

gelirler sana, gelmek, getirmek, vermek

Fiil
4

ءَاتِيكُم

atikum

size gelen, gelen, getiren, veren

Fiil
4

يَأۡتُواْ

ye'tu

gelirler, gelmek, getirmek, yapmak

Fiil
4

لَتَأۡتُونَ

le-te'tune

elbette geleceksiniz, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
4

يَأۡتِهِمۡ

ye'tihim

onlara gelir, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
3

أَتَىٰهُمۡ

etahum

geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
3

يَأۡتِيَكُمُ

ye'tiyekumu

gelir, gelmek, ulaşmak

Fiil
3

أَتَىٰكُمۡ

etakum

geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
3

فَأۡتِنَا

fe'tina

ve gel, gelmek, getirmek, vermek

Fiil
3

أَتَىٰ

eta

geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
3

تَأۡتِيهِم

te'tihim

onlara gelir, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
3

يَأۡتِيَهُمُ

ye'tiyehumu

onlara gelir, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
3

أَتَأۡتُونَ

e-te'tune

mi gelirsiniz, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
3

يَأۡتِكُمۡ

ye'tikumsize gelir

5

Örnek Ayetler (5)

En'am 6:130

·

Kuran-ı Kerim

يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَقُصُّونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِي وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ شَهِدۡنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَاۖ وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ

'Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün karşılaşmasıyla sizi uyaran sizden resuller size gelmedi mi?' Dediler: 'Kendi nefislerimizin aleyhine tanıklık ettik.' Ve dünya hayatı onları aldattı ve şüphesiz onların örtenler olduklarına kendi nefislerinin aleyhine tanıklık ettiler.

İbrahim 14:9

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا ٱللَّهُۚ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فِيٓ أَفۡوَٰهِهِمۡ وَقَالُوٓاْ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَنَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ

Sizden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin ve onlardan sonrakilerin haberi size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilmez. Resulleri onlara açık kanıtlarla gelmişti. Bunun üzerine ellerini ağızlarına döndürdüler ve dediler: 'Şüphesiz biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi örttük. Ve şüphesiz biz, bizi kendisine çağırdığınız şeyden kuşku veren bir şüphe içindeyiz.'

Zümer 39:71

·

Kuran-ı Kerim

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتۡ أَبۡوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَتۡلُونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ رَبِّكُمۡ وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَلَٰكِنۡ حَقَّتۡ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ

Ve örtenler gruplar halinde cehenneme sürüldü. Sonunda ona geldiklerinde onun kapıları açıldı ve onun bekçileri onlara dedi: 'Size içinizden Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüzün karşılaşmasına karşı sizi uyaran resuller gelmedi mi?' Dediler: 'Evet.' Fakat azap sözü örtenlerin üzerine gerçekleşti.

Tegabun 64:5

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَبۡلُ فَذَاقُواْ وَبَالَ أَمۡرِهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Daha önce örtenlerin haberi size gelmedi mi? Bunun üzerine işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı verici bir azap vardır.

Mülk 67:8

·

Kuran-ı Kerim

تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلۡغَيۡظِۖ كُلَّمَآ أُلۡقِيَ فِيهَا فَوۡجٞ سَأَلَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَذِيرٞ

Öfkeden neredeyse parçalanır. Onun içine her bir grup atıldığında, onun bekçileri onlara sorar: 'Size uyarıcı gelmedi mi?'

يَأۡتِيكُم

ye'tikumgelir

5

يَأۡتِينَ

ye'tinegelirler

5

فَأۡتِ

fe'tive gel

4

ٱئۡتِنَا

i'tinabize gel

4

يَأۡتِيهِ

ye'tihiona gelir

4

يَأۡتُونَ

ye'tunegelirler

4

يَأۡتُوكَ

ye'tukegelirler sana

4

ءَاتِيكُم

atikumsize gelen

4

يَأۡتُواْ

ye'tugelirler

4

لَتَأۡتُونَ

le-te'tuneelbette geleceksiniz

4

يَأۡتِهِمۡ

ye'tihimonlara gelir

3

أَتَىٰهُمۡ

etahumgeldi

3

يَأۡتِيَكُمُ

ye'tiyekumugelir

3

أَتَىٰكُمۡ

etakumgeldi

3

فَأۡتِنَا

fe'tinave gel

3

أَتَىٰ

etageldi

3

تَأۡتِيهِم

te'tihimonlara gelir

3

يَأۡتِيَهُمُ

ye'tiyehumuonlara gelir

3

أَتَأۡتُونَ

e-te'tunemi gelirsiniz

3