Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ي أ

g-y-' — Kök Analizi

ج ي أ

278

Kullanım

1

Lemma

65

Türev

43

Anlam

1 lemma, 65 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

جَآءَتۡكُم

caetkum

geldi, gelmek, ulaşmak, ortaya çıkmak

Fiil
3

وَجَآءَتۡ

ve-caet

ve geldi, gelmek, varmak

Fiil
3

وَجِئۡنَا

ve-ci'na

ve geldik, gelmek, getirmek, ulaşmak

Fiil
3

جَآءُوهَا

ca'uha

geldiler, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Zümer 39:71

·

Kuran-ı Kerim

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتۡ أَبۡوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَتۡلُونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ رَبِّكُمۡ وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَلَٰكِنۡ حَقَّتۡ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ

Ve örtenler gruplar halinde cehenneme sürüldü. Sonunda ona geldiklerinde onun kapıları açıldı ve onun bekçileri onlara dedi: 'Size içinizden Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüzün karşılaşmasına karşı sizi uyaran resuller gelmedi mi?' Dediler: 'Evet.' Fakat azap sözü örtenlerin üzerine gerçekleşti.

Zümer 39:73

·

Kuran-ı Kerim

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ زُمَرًاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا وَفُتِحَتۡ أَبۡوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَا سَلَٰمٌ عَلَيۡكُمۡ طِبۡتُمۡ فَٱدۡخُلُوهَا خَٰلِدِينَ

Ve Rablerinden sakınanlar gruplar halinde bahçeye sürüldü. Sonunda ona geldiklerinde ve onun kapıları açıldığında, onun bekçileri onlara dedi: 'Esenlik sizin üzerinize olsun, temizlendiniz. Öyleyse kalıcılar olarak oraya girin.'

Fussilet 41:20

·

Kuran-ı Kerim

حَتَّىٰٓ إِذَا مَا جَآءُوهَا شَهِدَ عَلَيۡهِمۡ سَمۡعُهُمۡ وَأَبۡصَٰرُهُمۡ وَجُلُودُهُم بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Sonunda ona geldiklerinde; işitmeleri, görüşleri ve derileri yapıyor oldukları şeye onların aleyhine tanıklık etti.

جَآءَهُۥ

caehu

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
3

جِئۡتَنَا

ci'tena

geldin, gelmek, getirmek, ulaşmak

Fiil
2

جَآءُوكُمۡ

ca'ukum

size geldiler, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

جَآءَهَا

caeha

ona geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

جِئۡتَهُم

ci'tehum

geldin, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
2

وَجَآءَهُمُ

ve-caehumu

ve geldi onlara, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

وَجَآءَتۡهُمۡ

ve-caethum

ve geldi onlara, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

فَجَآءُوهُم

fe-cauhum

böylece geldiler onlara, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

وَجَآءُو

ve-cau

ve geldiler, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
2

جَآءَهُ

ca'ehu

geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

جَآءَتِ

ca'eti

geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

جَآءَنِي

ca'eni

bana geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
2

جَآءَهُۥٓ

cae-hu

ona geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
2

وَجِاْيٓءَ

ve-cie

ve getirildi, getirilmek, gelinmek

Fiil
2

جِئۡتُمُونَا

ci'tumuna

bize geldiniz, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
2

وَجَآءَهُمۡ

ve-ca'ehum

ve onlara geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
1

جَآءَتۡكُم

caetkumgeldi

3

وَجَآءَتۡ

ve-caetve geldi

3

وَجِئۡنَا

ve-ci'nave geldik

3

جَآءُوهَا

ca'uhageldiler

3

Örnek Ayetler (3)

Zümer 39:71

·

Kuran-ı Kerim

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتۡ أَبۡوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَتۡلُونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ رَبِّكُمۡ وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَلَٰكِنۡ حَقَّتۡ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ

Ve örtenler gruplar halinde cehenneme sürüldü. Sonunda ona geldiklerinde onun kapıları açıldı ve onun bekçileri onlara dedi: 'Size içinizden Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüzün karşılaşmasına karşı sizi uyaran resuller gelmedi mi?' Dediler: 'Evet.' Fakat azap sözü örtenlerin üzerine gerçekleşti.

Zümer 39:73

·

Kuran-ı Kerim

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ زُمَرًاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا وَفُتِحَتۡ أَبۡوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَا سَلَٰمٌ عَلَيۡكُمۡ طِبۡتُمۡ فَٱدۡخُلُوهَا خَٰلِدِينَ

Ve Rablerinden sakınanlar gruplar halinde bahçeye sürüldü. Sonunda ona geldiklerinde ve onun kapıları açıldığında, onun bekçileri onlara dedi: 'Esenlik sizin üzerinize olsun, temizlendiniz. Öyleyse kalıcılar olarak oraya girin.'

Fussilet 41:20

·

Kuran-ı Kerim

حَتَّىٰٓ إِذَا مَا جَآءُوهَا شَهِدَ عَلَيۡهِمۡ سَمۡعُهُمۡ وَأَبۡصَٰرُهُمۡ وَجُلُودُهُم بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Sonunda ona geldiklerinde; işitmeleri, görüşleri ve derileri yapıyor oldukları şeye onların aleyhine tanıklık etti.

جَآءَهُۥ

caehugeldi

3

جِئۡتَنَا

ci'tenageldin

2

جَآءُوكُمۡ

ca'ukumsize geldiler

2

جَآءَهَا

caehaona geldi

2

جِئۡتَهُم

ci'tehumgeldin

2

وَجَآءَهُمُ

ve-caehumuve geldi onlara

2

وَجَآءَتۡهُمۡ

ve-caethumve geldi onlara

2

فَجَآءُوهُم

fe-cauhumböylece geldiler onlara

2

وَجَآءُو

ve-cauve geldiler

2

جَآءَهُ

ca'ehugeldi

2

جَآءَتِ

ca'etigeldi

2

جَآءَنِي

ca'enibana geldi

2

جَآءَهُۥٓ

cae-huona geldi

2

وَجِاْيٓءَ

ve-cieve getirildi

2

جِئۡتُمُونَا

ci'tumunabize geldiniz

2

وَجَآءَهُمۡ

ve-ca'ehumve onlara geldi

1