Kelime Analizi
(32)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَقَالَ ve-kale | ve söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
2 | ٱلَّذِي el-lezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
3 | ٱشۡتَرَىٰهُ işterahu | onu satın aldı Fiil satmak, değiş tokuş yapmak | ش ر ي |
4 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
5 | مِّصۡرَ misra | Mısır Özel İsim şehir, sınır | م ص ر |
6 | لِٱمۡرَأَتِهِۦٓ li-imra'etihi | kadın İsim eş, zevce | م ر أ |
7 | أَكۡرِمِي ekrimi | değerli kıl Fiil ikram etmek, ağırlamak | ك ر م |
8 | مَثۡوَىٰهُ mesvahu | onun kalma yeri İsim konak, barınak | ث و ي |
9 | عَسَىٰٓ asa | umulur Fiil beklemek, olabilir | ع س ي |
10 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
11 | يَنفَعَنَآ yenfe'ana | bize fayda verir Fiil yarar sağlamak, işe yaramak | ن ف ع |
12 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
13 | نَتَّخِذَهُۥ nettehizehu | alırız onu Fiil tutmak, edinmek | أ خ ذ |
14 | وَلَدٗا veleden | çocuk İsim Harf (Edât) oğul, yavru | و ل د |
15 | وَكَذَٰلِكَ ve-kezalike | ve şu Zamir İşaret Zamiri o, böylece | — |
16 | مَكَّنَّا mekkenna | yerleştirdik Fiil sağlamlaştırmak, imkan vermek | م ك ن |
17 | لِيُوسُفَ li-yusufe | Yusuf'a Özel İsim eklesin, çoğaltsın | ي س ف |
18 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
19 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
20 | وَلِنُعَلِّمَهُۥ ve-li-nu'allimehu | ve ona öğretmemiz için Fiil bilmek, işaretlemek | ع ل م |
21 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
22 | تَأۡوِيلِ te'vili | geri döndürme İsim Masdar (Fiil İsmi) aslına bağlama, yorum | أ و ل |
23 | ٱلۡأَحَادِيثِ el-ehadisi | yeni şeylerin İsim sözler, hikayeler | ح د ث |
24 | وَٱللَّهُ va-llahu | ve Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
25 | غَالِبٌ ğalibun | üstün gelen İsim İsm-i Fâil yenen, galip | غ ل ب |
26 | عَلَىٰٓ ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
27 | أَمۡرِهِۦ emrihi | sözünün İsim buyruk, iş, durum | أ م ر |
28 | وَلَٰكِنَّ ve-lakinne | ve lakin İlgeç/Harf Harf (Edât) fakat, ancak | — |
29 | أَكۡثَرَ eksere | daha çok İsim Harf (Edât) en çok, çoğunluk | ك ث ر |
30 | ٱلنَّاسِ en-nasi | insanların İsim halk, topluluk | أ ن س |
31 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
32 | يَعۡلَمُونَ ya'lemune | bilirler Fiil tanımak, farkında olmak | ع ل م |
2
ٱلَّذِي
el-lezi
o ki
olan
3
ٱشۡتَرَىٰهُ
işterahu
4
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
6
لِٱمۡرَأَتِهِۦٓ
li-imra'etihi
8
مَثۡوَىٰهُ
mesvahu
10
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
11
يَنفَعَنَآ
yenfe'ana
12
أَوۡ
ev
veya
yahut
13
نَتَّخِذَهُۥ
nettehizehu
15
وَكَذَٰلِكَ
ve-kezalike
ve şu
o, böylece
18
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
20
وَلِنُعَلِّمَهُۥ
ve-li-nu'allimehu
21
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
23
ٱلۡأَحَادِيثِ
el-ehadisi
26
عَلَىٰٓ
ala
üzerine
üstüne, karşı
28
وَلَٰكِنَّ
ve-lakinne
ve lakin
fakat, ancak
31
لَا
la
hayır
değil, yok
32
يَعۡلَمُونَ
ya'lemune