Kelime Analizi
(27)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فَرِحَ feriha | ferahladı Fiil sevinmek, şımararak sevinmek | ف ر ح |
2 | ٱلۡمُخَلَّفُونَ el-muhallefune | arkada bırakılanlar İsim İsm-i Mef'ûl geride kalan, terk edilen | خ ل ف |
3 | بِمَقۡعَدِهِمۡ bi-mak'adihim | oturma yerleriyle İsim mesken, konum | ق ع د |
4 | خِلَٰفَ hilafe | arkasında İsim Harf (Edât) geride kalan, zıt, aykırı | خ ل ف |
5 | رَسُولِ resuli | salıverilmişin İsim gönderilmiş, elçi | ر س ل |
6 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
7 | وَكَرِهُوٓاْ ve-kerihu | ve iğrendiler Fiil hoşlanmamak, zorlanmak | ك ر ه |
8 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
9 | يُجَٰهِدُواْ yucahidu | çabalarlar Fiil gayret etmek, savaşmak | ج ه د |
10 | بِأَمۡوَٰلِهِمۡ bi-emvalihim | mallarıyla İsim servet, mülk | م و ل |
11 | وَأَنفُسِهِمۡ ve-enfusihim | ve nefeslerini İsim can, kendi | ن ف س |
12 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
13 | سَبِيلِ sebili | yolun İsim gidişat, usul | س ب ل |
14 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
15 | وَقَالُواْ ve-kalu | ve söylediler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
16 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
17 | تَنفِرُواْ tenfiru | kaçarsınız Fiil ürkmek, sefere çıkmak | ن ف ر |
18 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
19 | ٱلۡحَرِّ el-harri | sıcaklığın İsim hararet, özgürlük | ح ر ر |
20 | قُلۡ kul | söyle Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
21 | نَارُ naru | ateş İsim ışık, alev | ن و ر |
22 | جَهَنَّمَ cehenneme | derin kuyu Özel İsim cehennem | ج ه ن |
23 | أَشَدُّ eşeddu | daha sıkı İsim daha şiddetli, en çetin | ش د د |
24 | حَرّٗا harran | sıcaklığı İsim Harf (Edât) hararet, özgürlük | ح ر ر |
25 | لَّوۡ lev | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) keşke, şayet | — |
26 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
27 | يَفۡقَهُونَ yefkahune | yararlar Fiil kavramak, anlamak | ف ق ه |
2
ٱلۡمُخَلَّفُونَ
el-muhallefune
3
بِمَقۡعَدِهِمۡ
bi-mak'adihim
7
وَكَرِهُوٓاْ
ve-kerihu
8
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
9
يُجَٰهِدُواْ
yucahidu
10
بِأَمۡوَٰلِهِمۡ
bi-emvalihim
11
وَأَنفُسِهِمۡ
ve-enfusihim
12
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
15
وَقَالُواْ
ve-kalu
16
لَا
la
hayır
değil, yok
17
تَنفِرُواْ
tenfiru
18
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
25
لَّوۡ
lev
eğer
keşke, şayet
27
يَفۡقَهُونَ
yefkahune