Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

قَالَ

Lemma

kale

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
412

قُلۡ

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
218

Örnek Ayetler (5 / 218)

Bakara 2:80

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالُواْ لَن تَمَسَّنَا ٱلنَّارُ إِلَّآ أَيَّامٗا مَّعۡدُودَةٗۚ قُلۡ أَتَّخَذۡتُمۡ عِندَ ٱللَّهِ عَهۡدٗا فَلَن يُخۡلِفَ ٱللَّهُ عَهۡدَهُۥٓۖ أَمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Ve dediler: 'Sayılı günler hariç ateş bize dokunmayacak.' De ki: 'Allah'ın katında bir söz mü edindiniz, bunun üzerine Allah sözünü bozmayacak? Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?'

Bakara 2:91

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ ءَامِنُواْ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُواْ نُؤۡمِنُ بِمَآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا وَيَكۡفُرُونَ بِمَا وَرَآءَهُۥ وَهُوَ ٱلۡحَقُّ مُصَدِّقٗا لِّمَا مَعَهُمۡۗ قُلۡ فَلِمَ تَقۡتُلُونَ أَنۢبِيَآءَ ٱللَّهِ مِن قَبۡلُ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve onlara 'Allah'ın indirdiği şeye inanın' denildiğinde, 'Bize indirilen şeye inanırız' derler ve onun arkasındaki şeyi örterler; ve o, onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı olarak gerçektir. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, bunun üzerine önceden niçin Allah'ın nebilerini katlediyordunuz?'

Bakara 2:93

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve hani sözünüzü almıştık ve dağı üzerinize kaldırmıştık: 'Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alın ve işitin.' Dediler: 'İşittik ve isyan ettik.' Ve örtmeleri sebebiyle kalplerinin içine buzağı içirildiler. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, inancınızın size onu emrettiği şey ne kötüdür!'

Bakara 2:94

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ إِن كَانَتۡ لَكُمُ ٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ عِندَ ٱللَّهِ خَالِصَةٗ مِّن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُاْ ٱلۡمَوۡتَ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

De ki: 'Eğer Allah'ın katında ahiret yurdu insanların dışında özel olarak sizin için ise, eğer doğru söyleyenler idiyseniz bunun üzerine ölümü dileyin.'

Bakara 2:97

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ مَن كَانَ عَدُوّٗا لِّـجِبۡرِيلَ فَإِنَّهُۥ نَزَّلَهُۥ عَلَىٰ قَلۡبِكَ بِإِذۡنِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ وَهُدٗى وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُؤۡمِنِينَ

De ki: 'Kim Cebrail'e düşman ise, bunun üzerine şüphesiz o, Allah'ın izniyle iki ellerinin arasındaki şeyi doğrulayıcı olarak ve inananlar için bir yol gösterme ve bir müjde olarak onu kalbinin üzerine indirdi.'

Tüm 218 kullanımı gör

قَالُواْ

kalu

söylediler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
173

وَقَالَ

ve-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
85

قَالُوٓاْ

kalu

söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
77

يَقُولُونَ

yekulune

söylerler, söylemek, konuşmak, iddia etmek

Fiil
51

وَقَالُواْ

ve-kalu

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
49

قُل

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
45

يَقُولُ

yekulu

söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
35

قِيلَ

kile

söylendi, söylenmek, denilmek

Fiil
34

قُلِ

kuli

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
30

وَيَقُولُونَ

ve-yekulune

ve söylerler, söylemek, konuşmak, ifade etmek

Fiil
28

فَقَالَ

fe-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
27

قَالَتۡ

kalet

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
23

وَقِيلَ

ve-kile

ve söylendi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
15

تَقُولُواْ

tekulu

seslenirsiniz, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

قُلۡنَا

kulna

seslendik, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

فَقُلۡ

fe-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

وَقُل

ve-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

فَيَقُولُ

fe-yekulu

ve söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

قَالَ

Lemma

kalesöyledi

412

قُلۡ

kulsöyle

218

Örnek Ayetler (5 / 218)

Bakara 2:80

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالُواْ لَن تَمَسَّنَا ٱلنَّارُ إِلَّآ أَيَّامٗا مَّعۡدُودَةٗۚ قُلۡ أَتَّخَذۡتُمۡ عِندَ ٱللَّهِ عَهۡدٗا فَلَن يُخۡلِفَ ٱللَّهُ عَهۡدَهُۥٓۖ أَمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Ve dediler: 'Sayılı günler hariç ateş bize dokunmayacak.' De ki: 'Allah'ın katında bir söz mü edindiniz, bunun üzerine Allah sözünü bozmayacak? Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?'

Bakara 2:91

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ ءَامِنُواْ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُواْ نُؤۡمِنُ بِمَآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا وَيَكۡفُرُونَ بِمَا وَرَآءَهُۥ وَهُوَ ٱلۡحَقُّ مُصَدِّقٗا لِّمَا مَعَهُمۡۗ قُلۡ فَلِمَ تَقۡتُلُونَ أَنۢبِيَآءَ ٱللَّهِ مِن قَبۡلُ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve onlara 'Allah'ın indirdiği şeye inanın' denildiğinde, 'Bize indirilen şeye inanırız' derler ve onun arkasındaki şeyi örterler; ve o, onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı olarak gerçektir. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, bunun üzerine önceden niçin Allah'ın nebilerini katlediyordunuz?'

Bakara 2:93

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve hani sözünüzü almıştık ve dağı üzerinize kaldırmıştık: 'Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alın ve işitin.' Dediler: 'İşittik ve isyan ettik.' Ve örtmeleri sebebiyle kalplerinin içine buzağı içirildiler. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, inancınızın size onu emrettiği şey ne kötüdür!'

Bakara 2:94

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ إِن كَانَتۡ لَكُمُ ٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ عِندَ ٱللَّهِ خَالِصَةٗ مِّن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُاْ ٱلۡمَوۡتَ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

De ki: 'Eğer Allah'ın katında ahiret yurdu insanların dışında özel olarak sizin için ise, eğer doğru söyleyenler idiyseniz bunun üzerine ölümü dileyin.'

Bakara 2:97

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ مَن كَانَ عَدُوّٗا لِّـجِبۡرِيلَ فَإِنَّهُۥ نَزَّلَهُۥ عَلَىٰ قَلۡبِكَ بِإِذۡنِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ وَهُدٗى وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُؤۡمِنِينَ

De ki: 'Kim Cebrail'e düşman ise, bunun üzerine şüphesiz o, Allah'ın izniyle iki ellerinin arasındaki şeyi doğrulayıcı olarak ve inananlar için bir yol gösterme ve bir müjde olarak onu kalbinin üzerine indirdi.'

Tüm 218 kullanımı gör

قَالُواْ

kalusöylediler

173

وَقَالَ

ve-kaleve söyledi

85

قَالُوٓاْ

kalusöylediler

77

يَقُولُونَ

yekulunesöylerler

51

وَقَالُواْ

ve-kaluve söylediler

49

قُل

kulsöyle

45

يَقُولُ

yekulusöyler

35

قِيلَ

kilesöylendi

34

قُلِ

kulisöyle

30

وَيَقُولُونَ

ve-yekuluneve söylerler

28

فَقَالَ

fe-kaleve söyledi

27

قَالَتۡ

kaletsöyledi

23

وَقِيلَ

ve-kileve söylendi

15

تَقُولُواْ

tekuluseslenirsiniz

13

قُلۡنَا

kulnaseslendik

13

فَقُلۡ

fe-kulve söyle

12

وَقُل

ve-kulve söyle

12

فَيَقُولُ

fe-yekuluve söyler

12