Kelime Analizi
(22)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
2 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
3 | ٱلۡمُؤۡمِنُونَ el-mu'minune | güvenenler İsim İsm-i Fâil emniyette olan, inanan | أ م ن |
4 | لِيَنفِرُواْ li-yenfiru | ürküp kaçsınlar Fiil fırlamak, sefere çıkmak | ن ف ر |
5 | كَآفَّةٗ kaffeten | toplayan İsim Harf (Edât) engelleyen, bütün, hepsi | ك ف ف |
6 | فَلَوۡلَا fe-lev-la | ve keşke İlgeç/Harf Harf (Edât) neden olmasın, eğer olmasaydı | — |
7 | نَفَرَ nefera | ürküp kaçtı Fiil sefere çıkmak | ن ف ر |
8 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
9 | كُلِّ kulli | hepsi İsim hepsi, her | ك ل ل |
10 | فِرۡقَةٖ firkatin | ayrılmış parça İsim bölüm, grup | ف ر ق |
11 | مِّنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir ayrılma, kısım | — |
12 | طَآئِفَةٞ ta'ifetun | dolaşan İsim grup, bölük, topluluk | ط و ف |
13 | لِّيَتَفَقَّهُواْ li-yetefekkehu | yarmaları için Fiil açmak, kavramak | ف ق ه |
14 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
15 | ٱلدِّينِ ed-dini | yargının İsim hüküm, borç, inanç sistemi | د ي ن |
16 | وَلِيُنذِرُواْ ve-li-yunziru | ve adasınlar Fiil uyarmak, korkutmak | ن ذ ر |
17 | قَوۡمَهُمۡ kavmehum | onların topluluğu İsim Harf (Edât) kavim, halk | ق و م |
18 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
19 | رَجَعُوٓاْ race'u | geri döndüler Fiil vazgeçmek, tekrarlamak | ر ج ع |
20 | إِلَيۡهِمۡ ileyhim | onlara Zamir -a, doğru | — |
21 | لَعَلَّهُمۡ le'allehum | umulur ki onlar Zamir belki, olur ki | — |
22 | يَحۡذَرُونَ yahzerune | sakınırlar Fiil kaçınmak, dikkatli olmak | ح ذ ر |
1
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
3
ٱلۡمُؤۡمِنُونَ
el-mu'minune
4
لِيَنفِرُواْ
li-yenfiru
6
فَلَوۡلَا
fe-lev-la
ve keşke
neden olmasın, eğer olmasaydı
8
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
11
مِّنۡهُمۡ
minhum
onlardan
ayrılma, kısım
12
طَآئِفَةٞ
ta'ifetun
13
لِّيَتَفَقَّهُواْ
li-yetefekkehu
14
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
16
وَلِيُنذِرُواْ
ve-li-yunziru
17
قَوۡمَهُمۡ
kavmehum
18
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
19
رَجَعُوٓاْ
race'u
20
إِلَيۡهِمۡ
ileyhim
onlara
-a, doğru
21
لَعَلَّهُمۡ
le'allehum
umulur ki onlar
belki, olur ki
22
يَحۡذَرُونَ
yahzerune