فَإِن لَّمۡ تَجِدُواْ فِيهَآ أَحَدٗا فَلَا تَدۡخُلُوهَا حَتَّىٰ يُؤۡذَنَ لَكُمۡۖ وَإِن قِيلَ لَكُمُ ٱرۡجِعُواْ فَٱرۡجِعُواْۖ هُوَ أَزۡكَىٰ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ عَلِيمٞ
Eğer onda hiç kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Ve eğer size 'dönün' denilirse, dönün. Bu sizin için daha temizdir. Ve Allah, yaptıklarınızı bilendir.
fein lem tejidû fiha ahaden fela tedhuluha hatta yu'zene lekum vein kile lekumu irjiu feirjiu huve ezka lekum vallahu bima ta'melune alim
Kelime Analizi
Morfolojik ve sentaks yapısı - 22 kelime
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فَإِن fein | o zaman Edat öyleyse, şayet, eğer | - |
2 | لَّمۡ lem | yapmadı Edat etmedi, değil | - |
3 | تَجِدُواْ tejidû | bulmak Fiil var olmak | و ج د |
4 | فِيهَآ fiha | içinde Edat de/da, onda | - |
5 | أَحَدٗا ahaden | bir kimse İsim hiç kimse | أ ح د |
6 | فَلَا fela | o zaman Edat öyleyse, yapmayın, etmeyin | - |
7 | تَدۡخُلُوهَا tedhuluha | girmek Fiil ona | د خ ل |
8 | حَتَّىٰ hatta | e kadar Edat ta ki | - |
9 | يُؤۡذَنَ yu'zene | izin verilmek Fiil | أ ذ ن |
10 | لَكُمۡۖ lekum | için Edat size | - |
11 | وَإِن vein | ve Edat eğer | - |
12 | قِيلَ kile | denildi Fiil söylendi | ق و ل |
13 | لَكُمُ lekumu | için Edat size | - |
14 | ٱرۡجِعُواْ irjiu | dönün Fiil geri dönün | ر ج ع |
15 | فَٱرۡجِعُواْۖ feirjiu | dönün Fiil geri dönün, o zaman, öyleyse | ر ج ع |
16 | هُوَ huve | o Zamir | - |
17 | أَزۡكَىٰ ezka | daha temiz Sıfat daha hayırlı, daha uygun | ز ك و |
18 | لَكُمۡۚ lekum | için Edat size | - |
19 | وَٱللَّهُ vallahu | Allah Özel İsim İlahi İsim ve | أ ل ه |
20 | بِمَا bima | şey Zamir ne, ile, sayesinde | - |
21 | تَعۡمَلُونَ ta'melune | yapmak Fiil işlemek, amel etmek | ع م ل |
22 | عَلِيمٞ alim | çok bilen Sıfat Sıfat her şeyi bilen | ع ل م |
İlişkili Ayetler