Kelime Analizi
(28)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فَتَرَى fe-tera | ve görürsün Fiil bakmak, anlamak | ر أ ي |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
4 | قُلُوبِهِم kulubihim | kalpleri İsim yürek, merkez | ق ل ب |
5 | مَّرَضٞ meradun | hastalık İsim rahatsızlık, bozukluk | م ر ض |
6 | يُسَٰرِعُونَ yusari'une | hızlı olurlar Fiil acele etmek, koşuşmak | س ر ع |
7 | فِيهِمۡ fihim | içlerinde Zamir hakkında, zarfında | — |
8 | يَقُولُونَ yekulune | söylerler Fiil konuşmak, iddia etmek | ق و ل |
9 | نَخۡشَىٰٓ nahşa | ürpeririz Fiil korkmak, saygı duymak | خ ش ي |
10 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
11 | تُصِيبَنَا tusibena | bize isabet eder Fiil vurmak, ulaşmak | ص و ب |
12 | دَآئِرَةٞ dairetun | döngü İsim felaket, çember | د و ر |
13 | فَعَسَى fe'asa | ve umulur Fiil beklemek, olabilir | ع س ي |
14 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
15 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
16 | يَأۡتِيَ ye'tiye | gelir Fiil getirmek, vermek | أ ت ي |
17 | بِٱلۡفَتۡحِ bi-el-fethi | açmak ile İsim hüküm vermek, fethetmek | ف ت ح |
18 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
19 | أَمۡرٖ emrin | buyruğun İsim iş, durum | أ م ر |
20 | مِّنۡ min | -den Edat -dan, içinden | — |
21 | عِندِهِۦ indihi | onun yanında İsim kat, huzur | ع ن د |
22 | فَيُصۡبِحُواْ fe-yusbihu | ve sabahlarlar Fiil dönüşmek, olmak | ص ب ح |
23 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
24 | مَآ ma | ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
25 | أَسَرُّواْ eserru | gizlediler Fiil sır tutmak, içinde saklamak | س ر ر |
26 | فِيٓ fi | içinde Edat -de, hakkında | — |
27 | أَنفُسِهِمۡ enfusihim | nefesleri İsim can, kendi | ن ف س |
28 | نَٰدِمِينَ nadimine | pişman olanlar İsim İsm-i Fâil üzülen, nedamet getiren | ن د م |
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
4
قُلُوبِهِم
kulubihim
6
يُسَٰرِعُونَ
yusari'une
7
فِيهِمۡ
fihim
içlerinde
hakkında, zarfında
8
يَقُولُونَ
yekulune
10
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
11
تُصِيبَنَا
tusibena
12
دَآئِرَةٞ
dairetun
15
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
17
بِٱلۡفَتۡحِ
bi-el-fethi
18
أَوۡ
ev
veya
yahut
20
مِّنۡ
min
-den
-dan, içinden
22
فَيُصۡبِحُواْ
fe-yusbihu
23
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
24
مَآ
ma
ne
şey, değil
25
أَسَرُّواْ
eserru
26
فِيٓ
fi
içinde
-de, hakkında
27
أَنفُسِهِمۡ
enfusihim
28
نَٰدِمِينَ
nadimine