Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ر أ ي

r-'-y — Kök Analizi

ر أ ي

328

Kullanım

8

Lemma

132

Türev

142

Anlam

8 lemma, 132 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

تَرَ

Lemma

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
31

يَرَوۡاْ

yerav

görsünler, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
24

أَرَءَيۡتُمۡ

e-ra'eytum

gördünüz mü, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
12

وَتَرَى

ve-tera

ve görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
10

رَءَا

raa

gördü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
8

تَرَىٰٓ

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
8

يَرَوۡنَ

yeravne

görürler, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
8

تَرَىٰ

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
6

رَأَوۡاْ

ra'ev

gördüler, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
6

أَرَءَيۡتَ

e-ra'eyte

gördün mü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
6

فَتَرَى

fe-tera

ve görürsün, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

Maide 5:52

·

Kuran-ı Kerim

فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمۡ يَقُولُونَ نَخۡشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٞۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأۡتِيَ بِٱلۡفَتۡحِ أَوۡ أَمۡرٖ مِّنۡ عِندِهِۦ فَيُصۡبِحُواْ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّواْ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ نَٰدِمِينَ

Böylece kalplerinde bir hastalık olan kimseleri görürsün, onların içinde acele ederler. Derler: 'Bize bir felaket isabet etmesinden korkarız.' O halde umulur ki Allah fethi veya kendi katından bir işi getirir, böylece nefslerinde gizledikleri şeye pişman olanlar olurlar.

Kehf 18:49

·

Kuran-ı Kerim

وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيۡلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلۡكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةٗ وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحۡصَىٰهَاۚ وَوَجَدُواْ مَا عَمِلُواْ حَاضِرٗاۗ وَلَا يَظۡلِمُ رَبُّكَ أَحَدٗا

Ve kitap konuldu. Bunun üzerine suçluları onun içindeki şeyden korkanlar olarak görürsün ve derler: 'Ey vah bize! Bu kitaba ne var, onu saymış olması hariç ne küçük ne büyük bırakıyor.' Ve yaptıkları şeyi hazır buldular. Ve Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Nur 24:43

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزۡجِي سَحَابٗا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيۡنَهُۥ ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ رُكَامٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٖ فِيهَا مِنۢ بَرَدٖ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصۡرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُۖ يَكَادُ سَنَا بَرۡقِهِۦ يَذۡهَبُ بِٱلۡأَبۡصَٰرِ

Şüphesiz Allah'ın bir bulutu sürdüğünü, sonra onun arasını birleştirdiğini, sonra onu yığın yaptığını görmedin mi? Böylece yağmurun onun arasından çıkıyor olduğunu görürsün. Ve gökten, içinde dolu olan dağlardan indirir; böylece onunla dilediğine isabet ettirir ve onu dilediğinden çevirir. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse görüşleri götürür.

Rum 30:48

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ ٱلَّذِي يُرۡسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابٗا فَيَبۡسُطُهُۥ فِي ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ يَشَآءُ وَيَجۡعَلُهُۥ كِسَفٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦۖ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمۡ يَسۡتَبۡشِرُونَ

Allah O'dur ki rüzgarları gönderir, böylece bir bulutu kaldırır, böylece onu gökte dilediği gibi yayar ve onu parçalar halinde yapar; böylece yağmurun onun arasından çıktığını görürsün. Kendi kullarından dilediği kimseye onunla isabet ettirdiğinde, bir de bakarsın ki onlar müjdelenirler.

Hakka 69:7

·

Kuran-ı Kerim

سَخَّرَهَا عَلَيۡهِمۡ سَبۡعَ لَيَالٖ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومٗاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِيهَا صَرۡعَىٰ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ خَاوِيَةٖ

Onu yedi gece ve sekiz gün kesintisiz onların üzerine musallat etti; böylece orada topluluğu, sanki içi boş hurma ağacı gövdeleriymiş gibi yere serilmiş görürsün.

نَرَىٰ

nera

görürüz, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
5

رَأَيۡتَ

ra'eyte

gördün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
5

تَرَى

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
5

نَرَىٰكَ

nerake

görürüz seni, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
4

رَأَوُاْ

ra'evu

gördüler, görmek, algılamak, düşünmek

Fiil
4

أَفَرَءَيۡتُم

e-fe-ra'eytum

peki gördünüz mü, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
4

رَأَيۡتَهُمۡ

ra'eytehum

gördün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
4

أَرَىٰ

era

görürüm, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
4

أَفَرَءَيۡتَ

e-fe-ra'eyte

peki gördün mü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
4

تَرَ

Lemma

teragörürsün

31

يَرَوۡاْ

yeravgörsünler

24

أَرَءَيۡتُمۡ

e-ra'eytumgördünüz mü

12

وَتَرَى

ve-terave görürsün

10

رَءَا

raagördü

8

تَرَىٰٓ

teragörürsün

8

يَرَوۡنَ

yeravnegörürler

8

تَرَىٰ

teragörürsün

6

رَأَوۡاْ

ra'evgördüler

6

أَرَءَيۡتَ

e-ra'eytegördün mü

6

فَتَرَى

fe-terave görürsün

5

Örnek Ayetler (5)

Maide 5:52

·

Kuran-ı Kerim

فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمۡ يَقُولُونَ نَخۡشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٞۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأۡتِيَ بِٱلۡفَتۡحِ أَوۡ أَمۡرٖ مِّنۡ عِندِهِۦ فَيُصۡبِحُواْ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّواْ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ نَٰدِمِينَ

Böylece kalplerinde bir hastalık olan kimseleri görürsün, onların içinde acele ederler. Derler: 'Bize bir felaket isabet etmesinden korkarız.' O halde umulur ki Allah fethi veya kendi katından bir işi getirir, böylece nefslerinde gizledikleri şeye pişman olanlar olurlar.

Kehf 18:49

·

Kuran-ı Kerim

وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيۡلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلۡكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةٗ وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحۡصَىٰهَاۚ وَوَجَدُواْ مَا عَمِلُواْ حَاضِرٗاۗ وَلَا يَظۡلِمُ رَبُّكَ أَحَدٗا

Ve kitap konuldu. Bunun üzerine suçluları onun içindeki şeyden korkanlar olarak görürsün ve derler: 'Ey vah bize! Bu kitaba ne var, onu saymış olması hariç ne küçük ne büyük bırakıyor.' Ve yaptıkları şeyi hazır buldular. Ve Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Nur 24:43

·

Kuran-ı Kerim

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزۡجِي سَحَابٗا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيۡنَهُۥ ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ رُكَامٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٖ فِيهَا مِنۢ بَرَدٖ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصۡرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُۖ يَكَادُ سَنَا بَرۡقِهِۦ يَذۡهَبُ بِٱلۡأَبۡصَٰرِ

Şüphesiz Allah'ın bir bulutu sürdüğünü, sonra onun arasını birleştirdiğini, sonra onu yığın yaptığını görmedin mi? Böylece yağmurun onun arasından çıkıyor olduğunu görürsün. Ve gökten, içinde dolu olan dağlardan indirir; böylece onunla dilediğine isabet ettirir ve onu dilediğinden çevirir. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse görüşleri götürür.

Rum 30:48

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ ٱلَّذِي يُرۡسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابٗا فَيَبۡسُطُهُۥ فِي ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ يَشَآءُ وَيَجۡعَلُهُۥ كِسَفٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦۖ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمۡ يَسۡتَبۡشِرُونَ

Allah O'dur ki rüzgarları gönderir, böylece bir bulutu kaldırır, böylece onu gökte dilediği gibi yayar ve onu parçalar halinde yapar; böylece yağmurun onun arasından çıktığını görürsün. Kendi kullarından dilediği kimseye onunla isabet ettirdiğinde, bir de bakarsın ki onlar müjdelenirler.

Hakka 69:7

·

Kuran-ı Kerim

سَخَّرَهَا عَلَيۡهِمۡ سَبۡعَ لَيَالٖ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومٗاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِيهَا صَرۡعَىٰ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ خَاوِيَةٖ

Onu yedi gece ve sekiz gün kesintisiz onların üzerine musallat etti; böylece orada topluluğu, sanki içi boş hurma ağacı gövdeleriymiş gibi yere serilmiş görürsün.

نَرَىٰ

neragörürüz

5

رَأَيۡتَ

ra'eytegördün

5

تَرَى

teragörürsün

5

نَرَىٰكَ

nerakegörürüz seni

4

رَأَوُاْ

ra'evugördüler

4

أَفَرَءَيۡتُم

e-fe-ra'eytumpeki gördünüz mü

4

رَأَيۡتَهُمۡ

ra'eytehumgördün

4

أَرَىٰ

eragörürüm

4

أَفَرَءَيۡتَ

e-fe-ra'eytepeki gördün mü

4