Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

قَالَ

Lemma

kale

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
412

قُلۡ

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
218

قَالُواْ

kalu

söylediler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
173

وَقَالَ

ve-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
85

قَالُوٓاْ

kalu

söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
77

يَقُولُونَ

yekulune

söylerler, söylemek, konuşmak, iddia etmek

Fiil
51

Örnek Ayetler (4 / 51)

Bakara 2:79

·

Kuran-ı Kerim

فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ يَكۡتُبُونَ ٱلۡكِتَٰبَ بِأَيۡدِيهِمۡ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ لِيَشۡتَرُواْ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلٗاۖ فَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتۡ أَيۡدِيهِمۡ وَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا يَكۡسِبُونَ

Bunun üzerine, onun karşılığında az bir bedel satın almaları için kitabı elleriyle yazan, sonra 'Bu Allah'ın katındandır' diyen kimselerin vay haline! Bunun üzerine ellerinin yazdıklarından dolayı onların vay haline ve kazandıklarından dolayı onların vay haline!

Ali İmran 3:7

·

Kuran-ı Kerim

هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ مِنۡهُ ءَايَٰتٞ مُّحۡكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٞۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٞ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦۖ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُۗ وَٱلرَّـٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَاۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ

Kitabı sana indiren O'dur. Ondan bir kısmı sağlamlaştırılmış ayetlerdir, onlar kitabın anasıdır ve diğerleri benzeşenlerdir. Kalplerinde sapma olanlar, sınama arayışıyla ve onun yorumunun arayışıyla ondan benzeşenlere uyarlar. Ve onun yorumunu Allah'tan başkası bilmez. Ve ilimde derinleşenler derler: 'Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.' Ve temiz akıl sahiplerinden başkası hatırlamaz.

Ali İmran 3:16

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ إِنَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

Onlar derler: 'Rabbimiz, şüphesiz biz inandık, böylece günahlarımızı bize ört ve bizi ateşin azabından koru.'

Ali İmran 3:154

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ أَنزَلَ عَلَيۡكُم مِّنۢ بَعۡدِ ٱلۡغَمِّ أَمَنَةٗ نُّعَاسٗا يَغۡشَىٰ طَآئِفَةٗ مِّنكُمۡۖ وَطَآئِفَةٞ قَدۡ أَهَمَّتۡهُمۡ أَنفُسُهُمۡ يَظُنُّونَ بِٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ ظَنَّ ٱلۡجَٰهِلِيَّةِۖ يَقُولُونَ هَل لَّنَا مِنَ ٱلۡأَمۡرِ مِن شَيۡءٖۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَمۡرَ كُلَّهُۥ لِلَّهِۗ يُخۡفُونَ فِيٓ أَنفُسِهِم مَّا لَا يُبۡدُونَ لَكَۖ يَقُولُونَ لَوۡ كَانَ لَنَا مِنَ ٱلۡأَمۡرِ شَيۡءٞ مَّا قُتِلۡنَا هَٰهُنَاۗ قُل لَّوۡ كُنتُمۡ فِي بُيُوتِكُمۡ لَبَرَزَ ٱلَّذِينَ كُتِبَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقَتۡلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمۡۖ وَلِيَبۡتَلِيَ ٱللَّهُ مَا فِي صُدُورِكُمۡ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِي قُلُوبِكُمۡۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Sonra kederden sonra üzerinize bir güven, sizden bir grubu kaplayan bir uyuklama indirdi. Ve bir grubu da nefsleri dertlendirmişti; Allah hakkında gerçeğin dışında cahiliye zannıyla zanda bulunuyorlardı. Diyorlar: 'İşten bize bir şey var mı?' De ki: 'Şüphesiz işin tamamı Allah'ındır.' Sana açıklamadıklarını nefslerinde gizliyorlar. Diyorlar: 'Eğer işten bize bir şey olsaydı burada katledilmezdik.' De ki: 'Eğer evlerinizde olsaydınız, üzerlerine katledilme yazılanlar yatacakları yerlere kesinlikle çıkarlardı.' Ve Allah'ın göğüslerinizdekini sınaması ve kalplerinizdekini arındırması içindir. Ve Allah göğüslerin özünü bilendir.

Tüm 51 kullanımı gör

وَقَالُواْ

ve-kalu

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
49

قُل

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
45

يَقُولُ

yekulu

söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
35

قِيلَ

kile

söylendi, söylenmek, denilmek

Fiil
34

قُلِ

kuli

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
30

وَيَقُولُونَ

ve-yekulune

ve söylerler, söylemek, konuşmak, ifade etmek

Fiil
28

فَقَالَ

fe-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
27

قَالَتۡ

kalet

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
23

وَقِيلَ

ve-kile

ve söylendi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
15

تَقُولُواْ

tekulu

seslenirsiniz, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

قُلۡنَا

kulna

seslendik, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

فَقُلۡ

fe-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

وَقُل

ve-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

فَيَقُولُ

fe-yekulu

ve söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

قَالَ

Lemma

kalesöyledi

412

قُلۡ

kulsöyle

218

قَالُواْ

kalusöylediler

173

وَقَالَ

ve-kaleve söyledi

85

قَالُوٓاْ

kalusöylediler

77

يَقُولُونَ

yekulunesöylerler

51

Örnek Ayetler (4 / 51)

Bakara 2:79

·

Kuran-ı Kerim

فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ يَكۡتُبُونَ ٱلۡكِتَٰبَ بِأَيۡدِيهِمۡ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ لِيَشۡتَرُواْ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلٗاۖ فَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتۡ أَيۡدِيهِمۡ وَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا يَكۡسِبُونَ

Bunun üzerine, onun karşılığında az bir bedel satın almaları için kitabı elleriyle yazan, sonra 'Bu Allah'ın katındandır' diyen kimselerin vay haline! Bunun üzerine ellerinin yazdıklarından dolayı onların vay haline ve kazandıklarından dolayı onların vay haline!

Ali İmran 3:7

·

Kuran-ı Kerim

هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ مِنۡهُ ءَايَٰتٞ مُّحۡكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٞۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٞ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦۖ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُۗ وَٱلرَّـٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَاۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ

Kitabı sana indiren O'dur. Ondan bir kısmı sağlamlaştırılmış ayetlerdir, onlar kitabın anasıdır ve diğerleri benzeşenlerdir. Kalplerinde sapma olanlar, sınama arayışıyla ve onun yorumunun arayışıyla ondan benzeşenlere uyarlar. Ve onun yorumunu Allah'tan başkası bilmez. Ve ilimde derinleşenler derler: 'Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.' Ve temiz akıl sahiplerinden başkası hatırlamaz.

Ali İmran 3:16

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ إِنَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

Onlar derler: 'Rabbimiz, şüphesiz biz inandık, böylece günahlarımızı bize ört ve bizi ateşin azabından koru.'

Ali İmran 3:154

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ أَنزَلَ عَلَيۡكُم مِّنۢ بَعۡدِ ٱلۡغَمِّ أَمَنَةٗ نُّعَاسٗا يَغۡشَىٰ طَآئِفَةٗ مِّنكُمۡۖ وَطَآئِفَةٞ قَدۡ أَهَمَّتۡهُمۡ أَنفُسُهُمۡ يَظُنُّونَ بِٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ ظَنَّ ٱلۡجَٰهِلِيَّةِۖ يَقُولُونَ هَل لَّنَا مِنَ ٱلۡأَمۡرِ مِن شَيۡءٖۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَمۡرَ كُلَّهُۥ لِلَّهِۗ يُخۡفُونَ فِيٓ أَنفُسِهِم مَّا لَا يُبۡدُونَ لَكَۖ يَقُولُونَ لَوۡ كَانَ لَنَا مِنَ ٱلۡأَمۡرِ شَيۡءٞ مَّا قُتِلۡنَا هَٰهُنَاۗ قُل لَّوۡ كُنتُمۡ فِي بُيُوتِكُمۡ لَبَرَزَ ٱلَّذِينَ كُتِبَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقَتۡلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمۡۖ وَلِيَبۡتَلِيَ ٱللَّهُ مَا فِي صُدُورِكُمۡ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِي قُلُوبِكُمۡۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Sonra kederden sonra üzerinize bir güven, sizden bir grubu kaplayan bir uyuklama indirdi. Ve bir grubu da nefsleri dertlendirmişti; Allah hakkında gerçeğin dışında cahiliye zannıyla zanda bulunuyorlardı. Diyorlar: 'İşten bize bir şey var mı?' De ki: 'Şüphesiz işin tamamı Allah'ındır.' Sana açıklamadıklarını nefslerinde gizliyorlar. Diyorlar: 'Eğer işten bize bir şey olsaydı burada katledilmezdik.' De ki: 'Eğer evlerinizde olsaydınız, üzerlerine katledilme yazılanlar yatacakları yerlere kesinlikle çıkarlardı.' Ve Allah'ın göğüslerinizdekini sınaması ve kalplerinizdekini arındırması içindir. Ve Allah göğüslerin özünü bilendir.

Tüm 51 kullanımı gör

وَقَالُواْ

ve-kaluve söylediler

49

قُل

kulsöyle

45

يَقُولُ

yekulusöyler

35

قِيلَ

kilesöylendi

34

قُلِ

kulisöyle

30

وَيَقُولُونَ

ve-yekuluneve söylerler

28

فَقَالَ

fe-kaleve söyledi

27

قَالَتۡ

kaletsöyledi

23

وَقِيلَ

ve-kileve söylendi

15

تَقُولُواْ

tekuluseslenirsiniz

13

قُلۡنَا

kulnaseslendik

13

فَقُلۡ

fe-kulve söyle

12

وَقُل

ve-kulve söyle

12

فَيَقُولُ

fe-yekuluve söyler

12