Kelime Analizi
(29)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
2 | قُلۡتُ kultu | söyledim Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
3 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
4 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
5 | مَآ ma | ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
6 | أَمَرۡتَنِي emerteni | bana buyurdun Fiil emretmek, iş | أ م ر |
7 | بِهِۦٓ bihi | onunla Zamir vasıtasıyla, içinde | — |
8 | أَنِ eni | -dığı İlgeç/Harf Harf (Edât) ki, olduğunu | — |
9 | ٱعۡبُدُواْ u'budu | hizmet edin Fiil kulluk etmek, boyun eğmek | ع ب د |
10 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
11 | رَبِّي rabbi | efendim İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
12 | وَرَبَّكُمۡ ve-rabbekum | ve efendiniz İsim Harf (Edât) sahip, yetiştiren | ر ب ب |
13 | وَكُنتُ ve-kuntu | ve oldum Fiil var olmak, meydana gelmek | ك و ن |
14 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
15 | شَهِيدٗا şehiden | tanık İsim Harf (Edât) şahit, tanık | ش ه د |
16 | مَّا ma | şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ne | — |
17 | دُمۡتُ dumtu | devam ettim Fiil sürmek, kalıcı olmak | د و م |
18 | فِيهِمۡ fihim | içlerinde Zamir hakkında, zarfında | — |
19 | فَلَمَّا fe-lemma | ve dığı zaman Zarf Zaman Zarfı olunca, henüz değil | — |
20 | تَوَفَّيۡتَنِي teveffeyteni | tamamladın beni Fiil teslim almak, canını almak | و ف ي |
21 | كُنتَ kunte | oldun Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
22 | أَنتَ ente | sen Zamir | — |
23 | ٱلرَّقِيبَ er-rakibe | gözetleyeni İsim Harf (Edât) bekleyen, koruyan | ر ق ب |
24 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
25 | وَأَنتَ ve-ente | ve sen Zamir | — |
26 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
27 | كُلِّ kulli | hepsi İsim hepsi, her | ك ل ل |
28 | شَيۡءٖ şey'in | şey İsim nesne, varlık | ش ي أ |
29 | شَهِيدٌ şehidun | hazır bulunan İsim tanık, şahit | ش ه د |
1
مَا
ma
şey
ne, değil
3
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
4
إِلَّا
illa
hariç
ancak
5
مَآ
ma
ne
şey, değil
6
أَمَرۡتَنِي
emerteni
7
بِهِۦٓ
bihi
onunla
vasıtasıyla, içinde
8
أَنِ
eni
-dığı
ki, olduğunu
9
ٱعۡبُدُواْ
u'budu
12
وَرَبَّكُمۡ
ve-rabbekum
14
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
16
مَّا
ma
şey
ne
18
فِيهِمۡ
fihim
içlerinde
hakkında, zarfında
19
فَلَمَّا
fe-lemma
ve dığı zaman
olunca, henüz değil
20
تَوَفَّيۡتَنِي
teveffeyteni
22
أَنتَ
ente
sen
23
ٱلرَّقِيبَ
er-rakibe
24
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
25
وَأَنتَ
ve-ente
ve sen
26
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında