Kelime Analizi
(32)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَكَذَٰلِكَ ve-kezalike | ve şu Zamir İşaret Zamiri o, böylece | — |
2 | أَعۡثَرۡنَا a'sarna | tökezlettik Fiil farkına vardırmak, buldurmak | ع ث ر |
3 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
4 | لِيَعۡلَمُوٓاْ li-ya'lemu | bilsinler diye Fiil bilmek, tanımak, haberdar olmak | ع ل م |
5 | أَنَّ enne | olduğunu İlgeç/Harf Harf (Edât) şüphesiz ki, gerçekten | — |
6 | وَعۡدَ va'de | sözünü İsim Harf (Edât) vaat, tehdit | و ع د |
7 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
8 | حَقّٞ hakkun | sabit olan İsim gerçek, doğru | ح ق ق |
9 | وَأَنَّ ve-enne | ve şüphesiz Bağlaç gerçekten, muhakkak | — |
10 | ٱلسَّاعَةَ es-sa'ate | anı İsim Harf (Edât) saat, kıyamet | س و ع |
11 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
12 | رَيۡبَ reybe | şüpheyi İsim Harf (Edât) şüphe, endişe, huzursuzluk | ر ي ب |
13 | فِيهَآ fiha | onun içinde Zamir hakkında, zarfında | — |
14 | إِذۡ iz | o zaman Zarf Zaman Zarfı dığında | — |
15 | يَتَنَٰزَعُونَ yetenaze'une | çekişirler Fiil tartışmak | ن ز ع |
16 | بَيۡنَهُمۡ beynehum | aralarında İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
17 | أَمۡرَهُمۡ emrahum | emirlerini İsim Harf (Edât) iş, durum | أ م ر |
18 | فَقَالُواْ fe-kalu | ve söylediler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
19 | ٱبۡنُواْ ibnu | bina edin Fiil yapmak, inşa etmek | ب ن ي |
20 | عَلَيۡهِم aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
21 | بُنۡيَٰنٗا bunyanen | yapı İsim Harf (Edât) bina, inşa | ب ن ي |
22 | رَّبُّهُمۡ rabbuhum | efendileri İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
23 | أَعۡلَمُ a'lemu | bilirim Fiil daha iyi bilen | ع ل م |
24 | بِهِمۡ bihim | onlarla Zamir vasıtasıyla, içinde | — |
25 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
26 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
27 | غَلَبُواْ ğalebu | üstün geldiler Fiil yenmek, galip gelmek | غ ل ب |
28 | عَلَىٰٓ ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
29 | أَمۡرِهِمۡ emrihim | işlerinin İsim durum, buyruk, emir | أ م ر |
30 | لَنَتَّخِذَنَّ le-nettehizenne | elbette alacağız Fiil edinmek, tutmak | أ خ ذ |
31 | عَلَيۡهِم aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
32 | مَّسۡجِدٗا mesciden | eğilme yeri İsim Harf (Edât) secde yeri, tapınak | س ج د |
1
وَكَذَٰلِكَ
ve-kezalike
ve şu
o, böylece
2
أَعۡثَرۡنَا
a'sarna
3
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
4
لِيَعۡلَمُوٓاْ
li-ya'lemu
5
أَنَّ
enne
olduğunu
şüphesiz ki, gerçekten
9
وَأَنَّ
ve-enne
ve şüphesiz
gerçekten, muhakkak
10
ٱلسَّاعَةَ
es-sa'ate
11
لَا
la
hayır
değil, yok
13
فِيهَآ
fiha
onun içinde
hakkında, zarfında
14
إِذۡ
iz
o zaman
dığında
15
يَتَنَٰزَعُونَ
yetenaze'une
16
بَيۡنَهُمۡ
beynehum
17
أَمۡرَهُمۡ
emrahum
18
فَقَالُواْ
fe-kalu
20
عَلَيۡهِم
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
21
بُنۡيَٰنٗا
bunyanen
22
رَّبُّهُمۡ
rabbuhum
24
بِهِمۡ
bihim
onlarla
vasıtasıyla, içinde
26
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
28
عَلَىٰٓ
ala
üzerine
üstüne, karşı
29
أَمۡرِهِمۡ
emrihim
30
لَنَتَّخِذَنَّ
le-nettehizenne
31
عَلَيۡهِم
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
32
مَّسۡجِدٗا
mesciden