Kelime Analizi
(35)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِن ve-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) ve şayet, ve oysa | — |
2 | طَلَّقۡتُمُوهُنَّ tallaktumuhunne | onları serbest bıraktınız Fiil boşamak | ط ل ق |
3 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
4 | قَبۡلِ kabli | öncesinden İsim önce, karşı | ق ب ل |
5 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
6 | تَمَسُّوهُنَّ temessuhunne | onlara dokunursunuz Fiil temas etmek, ilişkiye girmek | م س س |
7 | وَقَدۡ ve-kad | ve kesinlikle Bağlaç zaten, gerçekten | — |
8 | فَرَضۡتُمۡ feradtum | kestiniz Fiil belirlemek, farz kılmak | ف ر ض |
9 | لَهُنَّ lehunne | için Zamir ait, dair | — |
10 | فَرِيضَةٗ feridaten | kesilmiş payı İsim Harf (Edât) kesmek, belirlemek, zorunlu kılmak | ف ر ض |
11 | فَنِصۡفُ fe-nısfu | ve yarısı İsim orta, adalet | ن ص ف |
12 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
13 | فَرَضۡتُمۡ feradtum | kestiniz Fiil belirlemek, farz kılmak | ف ر ض |
14 | إِلَّآ illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
15 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
16 | يَعۡفُونَ ya'fune | silerler Fiil affetmek, bağışlamak | ع ف و |
17 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
18 | يَعۡفُوَاْ ya'fuva | silsinler Fiil affetmek, vazgeçmek | ع ف و |
19 | ٱلَّذِي el-lezi | o ki Zamir İsm-i Mevsûl olan | — |
20 | بِيَدِهِۦ bi-yedihi | onun eliyle İsim güç, kudret | ي د ي |
21 | عُقۡدَةُ ukdetu | düğümü İsim bağ, sözleşme | ع ق د |
22 | ٱلنِّكَاحِ en-nikahi | birleşmenin İsim evlilik, nikah | ن ك ح |
23 | وَأَن ve-en | ve ki Bağlaç olduğunu, diye | — |
24 | تَعۡفُوٓاْ ta'fu | silesiniz Fiil affetmek, vazgeçmek | ع ف و |
25 | أَقۡرَبُ akrabu | daha yakın İsim en yakın | ق ر ب |
26 | لِلتَّقۡوَىٰ li-el-takva | korunma için İsim sakınma, saygı | و ق ي |
27 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
28 | تَنسَوُاْ tensevu | unutursunuz Fiil terk etmek, ihmal etmek | ن س ي |
29 | ٱلۡفَضۡلَ el-fadle | fazlalık İsim Harf (Edât) artık, lütuf | ف ض ل |
30 | بَيۡنَكُمۡ beynekum | aranızda İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
31 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
32 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
33 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
34 | تَعۡمَلُونَ ta'melune | yaparsınız Fiil çalışmak, işlemek | ع م ل |
35 | بَصِيرٌ basirun | gören İsim kavrayan, idrak eden | ب ص ر |
1
وَإِن
ve-in
ve eğer
ve şayet, ve oysa
2
طَلَّقۡتُمُوهُنَّ
tallaktumuhunne
3
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
5
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
6
تَمَسُّوهُنَّ
temessuhunne
7
وَقَدۡ
ve-kad
ve kesinlikle
zaten, gerçekten
8
فَرَضۡتُمۡ
feradtum
9
لَهُنَّ
lehunne
için
ait, dair
12
مَا
ma
şey
ne, değil
13
فَرَضۡتُمۡ
feradtum
14
إِلَّآ
illa
hariç
ancak
15
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
17
أَوۡ
ev
veya
yahut
18
يَعۡفُوَاْ
ya'fuva
19
ٱلَّذِي
el-lezi
o ki
olan
22
ٱلنِّكَاحِ
en-nikahi
23
وَأَن
ve-en
ve ki
olduğunu, diye
24
تَعۡفُوٓاْ
ta'fu
26
لِلتَّقۡوَىٰ
li-el-takva
27
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
30
بَيۡنَكُمۡ
beynekum
31
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
33
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
34
تَعۡمَلُونَ
ta'melune