Kelime Analizi
(32)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | أَيَّامٗا eyyamen | günler İsim Harf (Edât) zaman, dönem | ي و م |
2 | مَّعۡدُودَٰتٖ ma'dudatin | sayılmışların Sıfat İsm-i Mef'ûl belirli, sınırlı | ع د د |
3 | فَمَن fe-men | o halde kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
4 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
5 | مِنكُم minkum | sizden Zamir sizin içinizden | — |
6 | مَّرِيضًا meridan | hasta İsim Harf (Edât) rahatsız, zayıf | م ر ض |
7 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
8 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
9 | سَفَرٖ seferin | yolculuğun İsim açığa çıkma, kitap | س ف ر |
10 | فَعِدَّةٞ fe-iddetun | ve sayı İsim sayma, belirli süre | ع د د |
11 | مِّنۡ min | -den Edat -dan, içinden | — |
12 | أَيَّامٍ eyyamin | günlerin İsim vakit, dönem | ي و م |
13 | أُخَرَ uhara | diğerleri Sıfat diğer, sonraki | أ خ ر |
14 | وَعَلَى ve-ala | ve üzerine İlgeç/Harf Harf (Edât) üstüne, karşı | — |
15 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
16 | يُطِيقُونَهُۥ yutikunehu | ona güç yetirirler Fiil katlanmak, dayanmak | ط و ق |
17 | فِدۡيَةٞ fidyetun | kurtulmalık İsim fidye, bedel | ف د ي |
18 | طَعَامُ ta'amu | tat İsim yiyecek, besin | ط ع م |
19 | مِسۡكِينٖ miskinin | durgun İsim hareketsiz, yoksul, çaresiz | س ك ن |
20 | فَمَن fe-men | o halde kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
21 | تَطَوَّعَ tetavva'a | isteyerek yaptı Fiil gönüllü olmak, boyun eğmek | ط و ع |
22 | خَيۡرٗا hayran | seçmeyi İsim Harf (Edât) iyilik, daha iyi | خ ي ر |
23 | فَهُوَ fe-huve | ve o Zamir | — |
24 | خَيۡرٞ hayrun | iyilik İsim seçim, fayda | خ ي ر |
25 | لَّهُۥ lehu | onun için Zamir ait, sahip | — |
26 | وَأَن ve-en | ve ki Bağlaç olduğunu, diye | — |
27 | تَصُومُواْ tesumu | kendinizi tutarsınız Fiil hareketsiz kalmak, oruç tutmak | ص و م |
28 | خَيۡرٞ hayrun | iyilik İsim seçim, fayda | خ ي ر |
29 | لَّكُمۡ lekum | sizin için Zamir ait, sahip | — |
30 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
31 | كُنتُمۡ kuntum | oldunuz Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
32 | تَعۡلَمُونَ ta'lemune | bilirsiniz Fiil anlamak, farkında olmak | ع ل م |
2
مَّعۡدُودَٰتٖ
ma'dudatin
3
فَمَن
fe-men
o halde kim
her kim, o kişi ki
5
مِنكُم
minkum
sizden
sizin içinizden
7
أَوۡ
ev
veya
yahut
8
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
11
مِّنۡ
min
-den
-dan, içinden
14
وَعَلَى
ve-ala
ve üzerine
üstüne, karşı
15
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
16
يُطِيقُونَهُۥ
yutikunehu
20
فَمَن
fe-men
o halde kim
her kim, o kişi ki
23
فَهُوَ
fe-huve
ve o
25
لَّهُۥ
lehu
onun için
ait, sahip
26
وَأَن
ve-en
ve ki
olduğunu, diye
27
تَصُومُواْ
tesumu
29
لَّكُمۡ
lekum
sizin için
ait, sahip
30
إِن
in
eğer
şayet, değil
32
تَعۡلَمُونَ
ta'lemune