Kelime Analizi
(25)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِذۡ ve-iz | ve o zaman Zarf Zaman Zarfı hatırla ki, dığında | — |
2 | قَالَت kalet | söyledi Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
3 | طَّآئِفَةٞ taifetun | dolaşan İsim grup, bölük | ط و ف |
4 | مِّنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir ayrılma, kısım | — |
5 | يَـٰٓأَهۡلَ ya-ehle | ey çadır halkı İsim Harf (Edât) aile, ehil | أ ه ل |
6 | يَثۡرِبَ yesribe | Yesrib Özel İsim Medine, kınamak | — |
7 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
8 | مُقَامَ mukame | dik durma yeri İsim İsm-i Mef'ûl ikametgah, makam | ق و م |
9 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
10 | فَٱرۡجِعُواْ fe-rci'u | böylece geri dönün Fiil vazgeçmek, tekrarlamak | ر ج ع |
11 | وَيَسۡتَـٔۡذِنُ ve-yeste'zinu | ve kulak verir Fiil izin istemek, müsaade talep etmek | أ ذ ن |
12 | فَرِيقٞ ferikun | ayrılmış grup İsim ayrılmış grup, bölük, fırka | ف ر ق |
13 | مِّنۡهُمُ minhumu | onlardan Zamir bazısı, içinden | — |
14 | ٱلنَّبِيَّ en-nebiyye | haberciyi İsim Harf (Edât) peygamber, uyarıcı | ن ب أ |
15 | يَقُولُونَ yekulune | söylerler Fiil konuşmak, iddia etmek | ق و ل |
16 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
17 | بُيُوتَنَا buyutena | evlerimizi İsim Harf (Edât) barınak, geceleme yeri | ب ي ت |
18 | عَوۡرَةٞ avratun | açıklık İsim kusur, mahrem yer | ع و ر |
19 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
20 | هِيَ hiye | o Zamir kendisi | — |
21 | بِعَوۡرَةٍ bi-avretin | açıklıkla İsim kusur, korunmasız yer | ع و ر |
22 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
23 | يُرِيدُونَ yuridune | yönelirler Fiil istemek, arzulamak | ر و د |
24 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
25 | فِرَارٗا firaran | kaçmayı İsim Harf (Edât) uzaklaşmak, firar etmek | ف ر ر |
1
وَإِذۡ
ve-iz
ve o zaman
hatırla ki, dığında
3
طَّآئِفَةٞ
taifetun
4
مِّنۡهُمۡ
minhum
onlardan
ayrılma, kısım
5
يَـٰٓأَهۡلَ
ya-ehle
6
يَثۡرِبَ
yesribe
Yesrib
Medine, kınamak
7
لَا
la
hayır
değil, yok
9
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
10
فَٱرۡجِعُواْ
fe-rci'u
11
وَيَسۡتَـٔۡذِنُ
ve-yeste'zinu
13
مِّنۡهُمُ
minhumu
onlardan
bazısı, içinden
14
ٱلنَّبِيَّ
en-nebiyye
15
يَقُولُونَ
yekulune
16
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
17
بُيُوتَنَا
buyutena
19
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
20
هِيَ
hiye
o
kendisi
21
بِعَوۡرَةٍ
bi-avretin
22
إِن
in
eğer
şayet, değil
23
يُرِيدُونَ
yuridune
24
إِلَّا
illa
hariç
ancak