129
Kullanım
10
Lemma
42
Türev
59
Anlam
10 lemma, 42 türev form
Örnek Ayetler (5 / 15)
Bakara 2:273
·
Kuran-ı Kerim
لِلۡفُقَرَآءِ ٱلَّذِينَ أُحۡصِرُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسۡتَطِيعُونَ ضَرۡبٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ يَحۡسَبُهُمُ ٱلۡجَاهِلُ أَغۡنِيَآءَ مِنَ ٱلتَّعَفُّفِ تَعۡرِفُهُم بِسِيمَٰهُمۡ لَا يَسۡـَٔلُونَ ٱلنَّاسَ إِلۡحَافٗاۗ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ
Allah'ın yolunda kuşatılmış, yerin içinde yürümeye güç yetiremeyen fakirler içindir; cahil çekinmelerinden onları zenginler zanneder. Onları işaretleriyle tanırsın, insanlardan ısrarla istemezler. Ve iyilikten ne infak ederseniz şüphesiz Allah onu Bilen'dir.
Nisa 4:98
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّا ٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلۡوِلۡدَٰنِ لَا يَسۡتَطِيعُونَ حِيلَةٗ وَلَا يَهۡتَدُونَ سَبِيلٗا
Bir çareye güç yetiremeyen ve bir yola yol bulamayan erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan zayıf bırakılanlar hariç.
A'raf 7:192
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا يَسۡتَطِيعُونَ لَهُمۡ نَصۡرٗا وَلَآ أَنفُسَهُمۡ يَنصُرُونَ
Ve onlara yardıma güç yetiremezler ve kendi nefslerine de yardım edemezler.
A'raf 7:197
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسۡتَطِيعُونَ نَصۡرَكُمۡ وَلَآ أَنفُسَهُمۡ يَنصُرُونَ
Ve O'nun dışında çağırdıklarınız size yardıma güç yetiremezler ve kendi nefslerine de yardım edemezler.
Hud 11:20
·
Kuran-ı Kerim
أُوْلَـٰٓئِكَ لَمۡ يَكُونُواْ مُعۡجِزِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَا كَانَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنۡ أَوۡلِيَآءَۘ يُضَٰعَفُ لَهُمُ ٱلۡعَذَابُۚ مَا كَانُواْ يَسۡتَطِيعُونَ ٱلسَّمۡعَ وَمَا كَانُواْ يُبۡصِرُونَ
İşte onlar yeryüzünde aciz bırakanlar olmadılar ve onlar için Allah'tan başka hiçbir koruyucular olmadı. Onlar için azap katlanır. İşitmeye güç yetirenler olmadılar ve görenler olmadılar.
Örnek Ayetler (4)
Kehf 18:41
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ يُصۡبِحَ مَآؤُهَا غَوۡرٗا فَلَن تَسۡتَطِيعَ لَهُۥ طَلَبٗا
Veya onun suyu çekilmiş olur, böylece onu aramaya asla güç yetiremezsin.
Kehf 18:67
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ إِنَّكَ لَن تَسۡتَطِيعَ مَعِيَ صَبۡرٗا
Dedi: 'Şüphesiz sen benimle birlikte sabretmeye güç yetiremezsin.'
Kehf 18:72
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ أَلَمۡ أَقُلۡ إِنَّكَ لَن تَسۡتَطِيعَ مَعِيَ صَبۡرٗا
Dedi: 'Şüphesiz sen benimle birlikte sabretmeye güç yetiremezsin demedim mi?'
Kehf 18:75
·
Kuran-ı Kerim
۞قَالَ أَلَمۡ أَقُل لَّكَ إِنَّكَ لَن تَسۡتَطِيعَ مَعِيَ صَبۡرٗا
Dedi: 'Şüphesiz sen benimle birlikte sabretmeye güç yetiremezsin diye sana demedim mi?'
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:217
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهۡرِ ٱلۡحَرَامِ قِتَالٖ فِيهِۖ قُلۡ قِتَالٞ فِيهِ كَبِيرٞۚ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفۡرُۢ بِهِۦ وَٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ وَإِخۡرَاجُ أَهۡلِهِۦ مِنۡهُ أَكۡبَرُ عِندَ ٱللَّهِۚ وَٱلۡفِتۡنَةُ أَكۡبَرُ مِنَ ٱلۡقَتۡلِۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمۡ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمۡ عَن دِينِكُمۡ إِنِ ٱسۡتَطَٰعُواْۚ وَمَن يَرۡتَدِدۡ مِنكُمۡ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتۡ وَهُوَ كَافِرٞ فَأُوْلَـٰٓئِكَ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Sana kutsal aydan, onda savaşmaktan soruyorlar. De ki: 'Onda savaşmak büyüktür. Allah'ın yolundan alıkoymak, O'nu örtmek, Kutsal Mescit'ten alıkoymak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyüktür. Sınamak, katletmekten daha büyüktür.' Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve örten olarak ölürse, işte onların işleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. Onlar ateşin arkadaşlarıdır; orada kalıcıdırlar.
Kehf 18:97
·
Kuran-ı Kerim
فَمَا ٱسۡطَٰعُوٓاْ أَن يَظۡهَرُوهُ وَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ لَهُۥ نَقۡبٗا
Böylece onu aşmaya güç yetiremediler ve onu delmeye güç yetiremediler.
Yasin 36:67
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ نَشَآءُ لَمَسَخۡنَٰهُمۡ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمۡ فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مُضِيّٗا وَلَا يَرۡجِعُونَ
Ve eğer dileseydik onları yerlerinin üzerinde kesinlikle dönüştürürdük; böylece ne gitmeye güç yetirebilirlerdi ne de dönebilirlerdi.
Zariyat 51:45
·
Kuran-ı Kerim
فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مِن قِيَامٖ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ
Ve kalkmaya güç yetiremediler ve yardım görenler olmadılar.
Örnek Ayetler (3)
Enfal 8:60
·
Kuran-ı Kerim
وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن قُوَّةٖ وَمِن رِّبَاطِ ٱلۡخَيۡلِ تُرۡهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمۡ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمۡ لَا تَعۡلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعۡلَمُهُمۡۚ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيۡءٖ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيۡكُمۡ وَأَنتُمۡ لَا تُظۡلَمُونَ
Ve onlara karşı gücünüz yettiğince kuvvet ve bağlanmış atlar hazırlayın; onunla Allah'ın düşmanını, düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği diğerlerini korkutursunuz. Ve Allah'ın yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir ve siz zulme uğratılmazsınız.
Yunus 10:38
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Yoksa 'Onu uydurdu' mu derler? De ki: 'Bunun üzerine onun misli bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'ın astından güç yetirdiğiniz kimseyi çağırın.'
Hud 11:13
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِعَشۡرِ سُوَرٖ مِّثۡلِهِۦ مُفۡتَرَيَٰتٖ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Yoksa 'Onu uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Öyleyse onun misli uydurulmuş on sure getirin ve eğer doğru söyleyenlerseniz Allah'tan başka güç yetirdiğiniz kimseleri çağırın.'
Örnek Ayetler (2)
Nisa 4:25
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ مِنكُمۡ طَوۡلًا أَن يَنكِحَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِإِيمَٰنِكُمۚ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۚ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذۡنِ أَهۡلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِ مُحۡصَنَٰتٍ غَيۡرَ مُسَٰفِحَٰتٖ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخۡدَانٖۚ فَإِذَآ أُحۡصِنَّ فَإِنۡ أَتَيۡنَ بِفَٰحِشَةٖ فَعَلَيۡهِنَّ نِصۡفُ مَا عَلَى ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ مِنَ ٱلۡعَذَابِۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ ٱلۡعَنَتَ مِنكُمۡۚ وَأَن تَصۡبِرُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡۗ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ve sizden kim inanan hür kadınları nikahlamaya bir zenginliğe güç yetiremezse, bunun üzerine sağ ellerinizin sahip olduğu inanan genç kızlarınızdandır. Ve Allah inancınızı daha iyi bilendir. Bazınız bazınızdandır. Bunun üzerine onları sahiplerinin izniyle nikahlayın ve onlara ücretlerini bilinenle verin; korunanlar olarak, fuhuş yapanlar ve gizli dostlar edinenler olmayan. Bunun üzerine evlendikleri zaman, fakat eğer bir fuhuş yaparlarsa, bunun üzerine hür kadınların üzerindeki azabın yarısı onların üzerinedir. İşte bu, sizden sıkıntıdan korkan kimse içindir. Ve sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Ve Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Mücadele 58:4
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ شَهۡرَيۡنِ مُتَتَابِعَيۡنِ مِن قَبۡلِ أَن يَتَمَآسَّاۖ فَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ فَإِطۡعَامُ سِتِّينَ مِسۡكِينٗاۚ ذَٰلِكَ لِتُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ وَتِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۗ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Böylece kim bulamazsa, ikisinin birbirine dokunmasından önce peş peşe iki ay oruç tutmaktır. Böylece kim güç yetiremezse, altmış yoksulu doyurmaktır. İşte bu, Allah'a ve O'nun resulüne inanasınız diyedir. Ve işte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Ve örtenler için acı verici bir azap vardır.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:282
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيۡنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى فَٱكۡتُبُوهُۚ وَلۡيَكۡتُب بَّيۡنَكُمۡ كَاتِبُۢ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَلَا يَأۡبَ كَاتِبٌ أَن يَكۡتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُۚ فَلۡيَكۡتُبۡ وَلۡيُمۡلِلِ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ وَلۡيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبۡخَسۡ مِنۡهُ شَيۡـٔٗاۚ فَإِن كَانَ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ سَفِيهًا أَوۡ ضَعِيفًا أَوۡ لَا يَسۡتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلۡيُمۡلِلۡ وَلِيُّهُۥ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَٱسۡتَشۡهِدُواْ شَهِيدَيۡنِ مِن رِّجَالِكُمۡۖ فَإِن لَّمۡ يَكُونَا رَجُلَيۡنِ فَرَجُلٞ وَٱمۡرَأَتَانِ مِمَّن تَرۡضَوۡنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحۡدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحۡدَىٰهُمَا ٱلۡأُخۡرَىٰۚ وَلَا يَأۡبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُواْۚ وَلَا تَسۡـَٔمُوٓاْ أَن تَكۡتُبُوهُ صَغِيرًا أَوۡ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦۚ ذَٰلِكُمۡ أَقۡسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقۡوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَرۡتَابُوٓاْ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةٗ تُدِيرُونَهَا بَيۡنَكُمۡ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَلَّا تَكۡتُبُوهَاۗ وَأَشۡهِدُوٓاْ إِذَا تَبَايَعۡتُمۡۚ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٞ وَلَا شَهِيدٞۚ وَإِن تَفۡعَلُواْ فَإِنَّهُۥ فُسُوقُۢ بِكُمۡۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۖ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ
Ey inananlar, belirlenmiş bir süreye kadar bir borçla borçlandığınızda onu yazın. Ve aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Ve bir yazıcı, Allah'ın ona öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın. Böylece yazsın ve üzerinde hak olan yazdırsın ve Rabbi Allah'tan sakınsın ve ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan akılsız veya zayıf olursa veya kendisi yazdırmaya güç yetiremezse, onun koruyucusu adaletle yazdırsın. Ve adamlarınızdan iki tanığı tanık tutun. Eğer iki adam olmazsa, tanıklardan razı olduğunuz bir adam ve iki kadın; onlardan biri saparsa onlardan diğeri diğerine hatırlatsın diye. Ve tanıklar çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Ve onu, küçük veya büyük, süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında daha adil, tanıklık için daha sağlam ve şüphe etmemenize daha yakındır; ancak aranızda çevirdiğiniz hazır bir ticaret olması hariç, onu yazmamanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve alışveriş yaptığınızda tanık tutun. Ve bir yazıcıya ve bir tanığa zarar verilmesin. Ve eğer yaparsanız, şüphesiz o sizin için bir yoldan çıkmadır. Ve Allah'tan sakının. Ve Allah size öğretiyor. Ve Allah her şeyi Bilendir.
Maide 5:112
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ ٱلۡحَوَارِيُّونَ يَٰعِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ هَلۡ يَسۡتَطِيعُ رَبُّكَ أَن يُنَزِّلَ عَلَيۡنَا مَآئِدَةٗ مِّنَ ٱلسَّمَآءِۖ قَالَ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Hani havariler demişti: 'Ey Meryem oğlu İsa! Senin Rabbin gökten bizim üzerimize bir sofra indirmeye güç yetirir mi?' Dedi: 'Eğer inananlar iseniz Allah'tan sakının.'
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:35
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَيۡكَ إِعۡرَاضُهُمۡ فَإِنِ ٱسۡتَطَعۡتَ أَن تَبۡتَغِيَ نَفَقٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ أَوۡ سُلَّمٗا فِي ٱلسَّمَآءِ فَتَأۡتِيَهُم بِـَٔايَةٖۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَمَعَهُمۡ عَلَى ٱلۡهُدَىٰۚ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡجَٰهِلِينَ
Ve eğer onların yüz çevirmesi sana büyük geldiyse, yerin içinde bir tünel veya göğün içinde bir merdiven arayıp onlara bir ayet getirmeye güç yetirebilirsen... Ve eğer Allah dileseydi, onları yol göstermenin üzerinde toplardı. Öyleyse kesinlikle cahillerden olma.
İsra 17:64
·
Kuran-ı Kerim
وَٱسۡتَفۡزِزۡ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتَ مِنۡهُم بِصَوۡتِكَ وَأَجۡلِبۡ عَلَيۡهِم بِخَيۡلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكۡهُمۡ فِي ٱلۡأَمۡوَٰلِ وَٱلۡأَوۡلَٰدِ وَعِدۡهُمۡۚ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا
Ve onlardan güç yetirdiğin kimseyi sesinle kışkırt, atlınla ve yayanla onların üzerlerine yürü, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara vaat et. Ve şeytan onlara bir aldanıştan başkasını vaat etmez.
Örnek Ayetler (2)
Rahman 55:33
·
Kuran-ı Kerim
يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَٰنٖ
Ey cin ve insan topluluğu, eğer göklerin ve yerin bölgelerinden geçip gitmeye güç yetirirseniz, o halde geçip gidin. Bir güç ile hariç geçip gidemezsiniz.
Tegabun 64:16
·
Kuran-ı Kerim
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ مَا ٱسۡتَطَعۡتُمۡ وَٱسۡمَعُواْ وَأَطِيعُواْ وَأَنفِقُواْ خَيۡرٗا لِّأَنفُسِكُمۡۗ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفۡسِهِۦ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ
Böylece gücünüz yettiğince Allah'tan sakının, işitin, itaat edin ve nefsleriniz için bir iyilik olarak harcayın. Ve kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:78
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ هَٰذَا فِرَاقُ بَيۡنِي وَبَيۡنِكَۚ سَأُنَبِّئُكَ بِتَأۡوِيلِ مَا لَمۡ تَسۡتَطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرًا
Dedi: 'Bu, benimle senin aranın ayrılmasıdır; üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeyin yorumunu sana haber vereceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Furkan 25:19
·
Kuran-ı Kerim
فَقَدۡ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسۡتَطِيعُونَ صَرۡفٗا وَلَا نَصۡرٗاۚ وَمَن يَظۡلِم مِّنكُمۡ نُذِقۡهُ عَذَابٗا كَبِيرٗا
Böylece söylediklerinizde sizi kesinlikle yalanladılar; artık bir çevirmeye ve bir yardıma güç yetiremezsiniz. Ve sizden kim zulmederse, ona büyük bir azap tattırırız.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:82
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا ٱلۡجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيۡنِ يَتِيمَيۡنِ فِي ٱلۡمَدِينَةِ وَكَانَ تَحۡتَهُۥ كَنزٞ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحٗا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبۡلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسۡتَخۡرِجَا كَنزَهُمَا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ وَمَا فَعَلۡتُهُۥ عَنۡ أَمۡرِيۚ ذَٰلِكَ تَأۡوِيلُ مَا لَمۡ تَسۡطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرٗا
Duvara gelince, şehirdeki iki yetim oğlanındı ve onun altında onlara ait bir hazine vardı ve onların babası doğru bir kimseydi. Böylece Rabbin onların güçlerine ulaşmalarını ve Rabbinden bir merhamet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ve onu kendi emrimden yapmadım. İşte bu, üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeyin yorumudur.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:42
·
Kuran-ı Kerim
لَوۡ كَانَ عَرَضٗا قَرِيبٗا وَسَفَرٗا قَاصِدٗا لَّٱتَّبَعُوكَ وَلَٰكِنۢ بَعُدَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلشُّقَّةُۚ وَسَيَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ لَوِ ٱسۡتَطَعۡنَا لَخَرَجۡنَا مَعَكُمۡ يُهۡلِكُونَ أَنفُسَهُمۡ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ إِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ
Eğer yakın bir geçimlik ve orta bir yolculuk olsaydı, kesinlikle sana uyarlardı; ve ancak mesafe onlara uzak geldi. Ve Allah'a yemin edecekler: 'Eğer güç yetirseydik, kesinlikle sizinle beraber çıkardık.' Onların nefslerini yıkıma uğratıyorlar. Ve Allah şüphesiz onların kesinlikle yalancılar olduklarını biliyor.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:97
·
Kuran-ı Kerim
فِيهِ ءَايَٰتُۢ بَيِّنَٰتٞ مَّقَامُ إِبۡرَٰهِيمَۖ وَمَن دَخَلَهُۥ كَانَ ءَامِنٗاۗ وَلِلَّهِ عَلَى ٱلنَّاسِ حِجُّ ٱلۡبَيۡتِ مَنِ ٱسۡتَطَاعَ إِلَيۡهِ سَبِيلٗاۚ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ عَنِ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Onun içinde açık ayetler vardır; İbrahim'in makamı. Ve kim ona girerse güvende olur. Ve ona bir yol güç yetiren kimsenin evin haccı insanların üzerinde Allah'ındır. Ve kim örterse; şüphesiz Allah alemlerden Zengin'dir.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:129
·
Kuran-ı Kerim
وَلَن تَسۡتَطِيعُوٓاْ أَن تَعۡدِلُواْ بَيۡنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوۡ حَرَصۡتُمۡۖ فَلَا تَمِيلُواْ كُلَّ ٱلۡمَيۡلِ فَتَذَرُوهَا كَٱلۡمُعَلَّقَةِۚ وَإِن تُصۡلِحُواْ وَتَتَّقُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورٗا رَّحِيمٗا
Ve arzulasanız da kadınların arasında adaletli olmaya asla güç yetiremezsiniz. Öyleyse bütün eğilmeyle eğilmeyin, böylece onu asılı kalmış gibi bırakırsınız. Ve eğer düzeltirseniz ve sakınırsanız, şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:88
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰقَوۡمِ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَرَزَقَنِي مِنۡهُ رِزۡقًا حَسَنٗاۚ وَمَآ أُرِيدُ أَنۡ أُخَالِفَكُمۡ إِلَىٰ مَآ أَنۡهَىٰكُمۡ عَنۡهُۚ إِنۡ أُرِيدُ إِلَّا ٱلۡإِصۡلَٰحَ مَا ٱسۡتَطَعۡتُۚ وَمَا تَوۡفِيقِيٓ إِلَّا بِٱللَّهِۚ عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُ وَإِلَيۡهِ أُنِيبُ
Dedi ki: 'Ey kavmim, gördünüz mü, eğer ben Rabbimden açık bir delil üzerindeysem ve beni kendinden güzel bir rızık ile rızıklandırdıysa? Ve ben size ondan yasakladığım şeye size muhalefet etmeyi istemiyorum. Ben gücümün yettiği kadar düzeltmekten başka bir şey istemiyorum. Ve benim başarım Allah ile olandan başkası değildir. O'na güvendim ve O'na yöneliyorum.'
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:97
·
Kuran-ı Kerim
فَمَا ٱسۡطَٰعُوٓاْ أَن يَظۡهَرُوهُ وَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ لَهُۥ نَقۡبٗا
Böylece onu aşmaya güç yetiremediler ve onu delmeye güç yetiremediler.
Örnek Ayetler (4 / 13)
Ali İmran 3:132
·
Kuran-ı Kerim
وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ
Ve Allah'a ve resule itaat edin, umulur ki merhamet edilirsiniz.
Nisa 4:59
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَأُوْلِي ٱلۡأَمۡرِ مِنكُمۡۖ فَإِن تَنَٰزَعۡتُمۡ فِي شَيۡءٖ فَرُدُّوهُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱلرَّسُولِ إِن كُنتُمۡ تُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٞ وَأَحۡسَنُ تَأۡوِيلًا
Ey inanan kimseler, Allah'a itaat edin, resule ve sizden emir sahiplerine itaat edin. Eğer bir şeyin içinde çekişirseniz, eğer Allah'a ve son güne inanıyor iseniz onu Allah'a ve resule döndürün. Bu daha iyidir ve bir sonuç olarak daha güzeldir.
Maide 5:92
·
Kuran-ı Kerim
وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَٱحۡذَرُواْۚ فَإِن تَوَلَّيۡتُمۡ فَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلۡبَلَٰغُ ٱلۡمُبِينُ
Ve Allah'a itaat edin, resule itaat edin ve sakının. Bunun üzerine eğer yüz çevirirseniz, o zaman bilin ki resulümüzün üzerine olan ancak açık ulaştırmaktır.
Enfal 8:1
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡأَنفَالِۖ قُلِ ٱلۡأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِۖ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَصۡلِحُواْ ذَاتَ بَيۡنِكُمۡۖ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: 'Ganimetler Allah'ındır ve resulündür.' Bunun üzerine Allah'tan sakının ve aranızdaki durumu düzeltin. Ve Allah'a ve O'nun resulüne itaat edin, eğer inananlarsanız.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Ali İmran 3:50
·
Kuran-ı Kerim
وَمُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيَّ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَلِأُحِلَّ لَكُم بَعۡضَ ٱلَّذِي حُرِّمَ عَلَيۡكُمۡۚ وَجِئۡتُكُم بِـَٔايَةٖ مِّن رَّبِّكُمۡ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
'Ve iki ellerimin arasındaki Tevrat'tan olanı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınanların bir kısmını size helal kılmak için. Ve size Rabbinizden bir ayet ile geldim. Bunun üzerine Allah'tan sakının ve bana itaat edin.'
Şuara 26:108
·
Kuran-ı Kerim
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Bunun üzerine Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
Şuara 26:110
·
Kuran-ı Kerim
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Öyleyse Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
Şuara 26:126
·
Kuran-ı Kerim
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
Şuara 26:131
·
Kuran-ı Kerim
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Bunun üzerine Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:285
·
Kuran-ı Kerim
ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدٖ مِّن رُّسُلِهِۦۚ وَقَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۖ غُفۡرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ
Resul, Rabbinden kendisine indirilene inandı ve inananlar da. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine inandı. O'nun resullerinden hiçbirinin arasını ayırmayız. Ve dediler: 'İşittik ve itaat ettik. Örtmeni dileriz Rabbimiz ve dönüş Sanadır.'
Nisa 4:46
·
Kuran-ı Kerim
مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٖ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنٗا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا
Dönen kimselerden kelimeleri onun yerlerinden saptırırlar ve dillerini bükerek ve dinin içinde bir yerme olarak 'işittik ve isyan ettik', 'işitilmiş olmadan işit' ve 'bizi gözet' derler. Ve eğer onlar 'işittik ve itaat ettik', 'işit ve bize bak' deselerdi onlar için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ve ancak Allah onların örtmeleri sebebiyle onları lanetledi, böylece azı hariç inanmazlar.
Maide 5:7
·
Kuran-ı Kerim
وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَةَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ وَمِيثَٰقَهُ ٱلَّذِي وَاثَقَكُم بِهِۦٓ إِذۡ قُلۡتُمۡ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini ve 'İşittik ve itaat ettik' dediğiniz zaman onunla sizinle sözleştiği O'nun sözleşmesini hatırlayın. Ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah göğüslerin özünü Bilen'dir.
Nur 24:47
·
Kuran-ı Kerim
وَيَقُولُونَ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلرَّسُولِ وَأَطَعۡنَا ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٞ مِّنۡهُم مِّنۢ بَعۡدِ ذَٰلِكَۚ وَمَآ أُوْلَـٰٓئِكَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve 'Allah'a ve resule inandık ve itaat ettik' derler. Sonra işte bundan sonra onlardan bir grup döner. Ve işte onlar inananlar değildir.
Nur 24:51
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَا كَانَ قَوۡلَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ إِذَا دُعُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَهُمۡ أَن يَقُولُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ
Onların arasına hükmetmesi için Allah'a ve O'nun resulüne çağrıldıkları zaman inananların sözü ancak 'İşittik ve itaat ettik' demeleridir. Ve işte onlar, onlar kurtulanlardır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Nisa 4:13
·
Kuran-ı Kerim
تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۚ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدۡخِلۡهُ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ وَذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Ve kim Allah'a ve O'nun resulüne itaat ederse, onu içinde kalıcılar oldukları, altlarından ırmaklar akan bahçelere sokar. Ve işte bu büyük kurtuluştur.
Nisa 4:69
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَعَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلصِّدِّيقِينَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَٱلصَّـٰلِحِينَۚ وَحَسُنَ أُوْلَـٰٓئِكَ رَفِيقٗا
Ve kim Allah'a ve resule itaat ederse, işte onlar Allah'ın onların üzerine nimet verdiği nebilerden, doğrulayanlardan, tanıklardan ve iyilerden kimselerle beraberdir. Ve onlar bir arkadaş olarak ne güzeldir.
Nisa 4:80
·
Kuran-ı Kerim
مَّن يُطِعِ ٱلرَّسُولَ فَقَدۡ أَطَاعَ ٱللَّهَۖ وَمَن تَوَلَّىٰ فَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ حَفِيظٗا
Kim resule itaat ederse, kesinlikle Allah'a itaat etmiştir. Ve kim yüz çevirirse, biz seni onların üzerine bir koruyucu olarak göndermedik.
Nur 24:52
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَخۡشَ ٱللَّهَ وَيَتَّقۡهِ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡفَآئِزُونَ
Ve kim Allah'a ve O'nun resulüne itaat ederse ve Allah'tan korkarsa ve O'ndan sakınırsa, o halde işte onlar, onlar kazananlardır.
Ahzab 33:71
·
Kuran-ı Kerim
يُصۡلِحۡ لَكُمۡ أَعۡمَٰلَكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡ ذُنُوبَكُمۡۗ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدۡ فَازَ فَوۡزًا عَظِيمًا
Sizin için işlerinizi düzeltsin ve sizin için günahlarınızı örtsün. Ve kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, kesinlikle büyük bir kurtuluşla kurtulmuştur.