Kelime Analizi
(30)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | لِلۡفُقَرَآءِ li-l-fukara'i | omurgası kırık İsim muhtaç, yoksul | ف ق ر |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | أُحۡصِرُواْ uhsiru | daraltıldılar Fiil kuşatmak, engellemek | ح ص ر |
4 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
5 | سَبِيلِ sebili | yolun İsim gidişat, usul | س ب ل |
6 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
7 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
8 | يَسۡتَطِيعُونَ yesteti'une | güç yetirirler Fiil güç yetirmek, yapabilmek, muktedir olmak | ط و ع |
9 | ضَرۡبٗا darben | vurmak İsim Harf (Edât) dövmek, örnek vermek | ض ر ب |
10 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
11 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
12 | يَحۡسَبُهُمُ yahsebuhumu | sayar Fiil hesaplamak, zannetmek | ح س ب |
13 | ٱلۡجَاهِلُ el-cahilu | bilmeyen İsim İsm-i Fâil cahil, kendini bilmez | ج ه ل |
14 | أَغۡنِيَآءَ ağniyae | ihtiyaçsızlar İsim Harf (Edât) zengin, kendi kendine yeten | غ ن ي |
15 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
16 | ٱلتَّعَفُّفِ et-te'affufi | sakınmaktan İsim Masdar (Fiil İsmi) geri durmak, iffetli olmak | ع ف ف |
17 | تَعۡرِفُهُم ta'rifuhum | koklarsın Fiil tanımak, bilmek | ع ر ف |
18 | بِسِيمَٰهُمۡ bi-simahum | işaretleriyle İsim nişan, belirti | س و م |
19 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
20 | يَسۡـَٔلُونَ yes'elune | sorarlar Fiil istemek, talep etmek | س أ ل |
21 | ٱلنَّاسَ el-nase | insanlar İsim Harf (Edât) topluluk, halk | أ ن س |
22 | إِلۡحَافٗا ilhafen | örtmek İsim Masdar (Fiil İsmi) sarmak, ısrar etmek | ل ح ف |
23 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
24 | تُنفِقُواْ tunfiku | tüketirsiniz Fiil harcamak, infak etmek | ن ف ق |
25 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
26 | خَيۡرٖ hayrin | seçilenin İsim iyilik, fayda | خ ي ر |
27 | فَإِنَّ fe-inne | o halde şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) çünkü, gerçekten | — |
28 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
29 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
30 | عَلِيمٌ alimun | bilen Sıfat bilgili, haberdar | ع ل م |
1
لِلۡفُقَرَآءِ
li-l-fukara'i
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
أُحۡصِرُواْ
uhsiru
4
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
7
لَا
la
hayır
değil, yok
8
يَسۡتَطِيعُونَ
yesteti'une
10
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
12
يَحۡسَبُهُمُ
yahsebuhumu
13
ٱلۡجَاهِلُ
el-cahilu
14
أَغۡنِيَآءَ
ağniyae
15
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
16
ٱلتَّعَفُّفِ
et-te'affufi
17
تَعۡرِفُهُم
ta'rifuhum
18
بِسِيمَٰهُمۡ
bi-simahum
19
لَا
la
hayır
değil, yok
20
يَسۡـَٔلُونَ
yes'elune
22
إِلۡحَافٗا
ilhafen
23
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
24
تُنفِقُواْ
tunfiku
25
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
27
فَإِنَّ
fe-inne
o halde şüphesiz
çünkü, gerçekten
29
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla