Kelime Analizi
(24)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
2 | ٱلصَّفَا es-safa | Safa tepesi Özel İsim sert kaya, saf olmak | — |
3 | وَٱلۡمَرۡوَةَ ve-l-mervete | ve Merve'yi Özel İsim Merve (tepe adı), beyaz ve sert taş, çakmaktaşı | م ر و |
4 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
5 | شَعَآئِرِ şe'a'iri | işaretlerinin İsim nişan, sembol | ش ع ر |
6 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
7 | فَمَنۡ fe-men | ve kim İsim Harf (Edât) her kim, şahıs | — |
8 | حَجَّ hacca | yöneldi Fiil kastetmek, hacca gitmek, delil getirmek | ح ج ج |
9 | ٱلۡبَيۡتَ el-beyte | evi İsim Harf (Edât) geceleme yeri, barınak | ب ي ت |
10 | أَوِ evi | veya Bağlaç yahut, yoksa | — |
11 | ٱعۡتَمَرَ i'temera | ziyaret etti Fiil ömür sürmek, imar etmek | ع م ر |
12 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
13 | جُنَاحَ cunaha | günah İsim Harf (Edât) günah, vebal, sorumluluk | ج ن ح |
14 | عَلَيۡهِ aleyhi | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
15 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
16 | يَطَّوَّفَ yettavvefe | dolaşır Fiil tavaf etmek, etrafında dönmek | ط و ف |
17 | بِهِمَا bihima | o ikisiyle Zamir onlar | — |
18 | وَمَن ve-men | ve kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
19 | تَطَوَّعَ tetavva'a | isteyerek yaptı Fiil gönüllü olmak, boyun eğmek | ط و ع |
20 | خَيۡرٗا hayran | seçmeyi İsim Harf (Edât) iyilik, daha iyi | خ ي ر |
21 | فَإِنَّ fe-inne | o halde şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) çünkü, gerçekten | — |
22 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
23 | شَاكِرٌ şakirun | teşekkür eden İsim İsm-i Fâil şükreden, kıymet bilen | ش ك ر |
24 | عَلِيمٌ alimun | bilen Sıfat bilgili, haberdar | ع ل م |
1
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
2
ٱلصَّفَا
es-safa
Safa tepesi
sert kaya, saf olmak
3
وَٱلۡمَرۡوَةَ
ve-l-mervete
4
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
5
شَعَآئِرِ
şe'a'iri
7
فَمَنۡ
fe-men
ve kim
her kim, şahıs
10
أَوِ
evi
veya
yahut, yoksa
12
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
14
عَلَيۡهِ
aleyhi
onun üzerine
karşı, hakkında
15
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
16
يَطَّوَّفَ
yettavvefe
17
بِهِمَا
bihima
o ikisiyle
onlar
18
وَمَن
ve-men
ve kim
her kim, o kişi ki
21
فَإِنَّ
fe-inne
o halde şüphesiz
çünkü, gerçekten