Kelime Analizi
(31)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَعَلَى ve-ala | ve üzerine İlgeç/Harf Harf (Edât) üstüne, karşı | — |
2 | ٱلثَّلَٰثَةِ es-selaseti | üçün İsim | ث ل ث |
3 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
4 | خُلِّفُواْ hullifu | arkada bırakıldılar Fiil geride kalmak, muhalefet etmek | خ ل ف |
5 | حَتَّىٰٓ hatta | -e kadar İlgeç/Harf Harf (Edât) ta ki, böylece | — |
6 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
7 | ضَاقَتۡ daket | daraldı Fiil sıkışmak, bunaltmak | ض ي ق |
8 | عَلَيۡهِمُ aleyhimu | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
9 | ٱلۡأَرۡضُ el-ardu | yer İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
10 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
11 | رَحُبَتۡ rahubet | geniş oldu Fiil bol olmak, ferah olmak | ر ح ب |
12 | وَضَاقَتۡ ve-daket | ve daraldı Fiil sıkışmak | ض ي ق |
13 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
14 | أَنفُسُهُمۡ enfusehum | nefesleri İsim can, kendi, ruh | ن ف س |
15 | وَظَنُّوٓاْ ve-zannu | ve sandılar Fiil zannetmek, düşünmek | ظ ن ن |
16 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
17 | لَّا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
18 | مَلۡجَأَ melce'e | sığınak İsim Harf (Edât) barınak, sığınılacak yer | ل ج أ |
19 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
20 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
21 | إِلَّآ illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
22 | إِلَيۡهِ ileyhi | ona doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
23 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
24 | تَابَ tabe | geri döndü Fiil yönelmek, tövbe etmek | ت و ب |
25 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
26 | لِيَتُوبُوٓاْ li-yetubu | geri dönsünler diye Fiil yönelmek, tövbe etmek | ت و ب |
27 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
28 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
29 | هُوَ huve | o Zamir kendisi | — |
30 | ٱلتَّوَّابُ et-tevvabu | geri dönen İsim İsm-i Fâil tövbe eden, bağışlayan | ت و ب |
31 | ٱلرَّحِيمُ er-rahimu | merhamet eden Sıfat acıyan, şefkatli | ر ح م |
1
وَعَلَى
ve-ala
ve üzerine
üstüne, karşı
2
ٱلثَّلَٰثَةِ
es-selaseti
üçün
3
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
4
خُلِّفُواْ
hullifu
5
حَتَّىٰٓ
hatta
-e kadar
ta ki, böylece
6
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
8
عَلَيۡهِمُ
aleyhimu
onların üzerine
karşı, hakkında
10
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
13
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
14
أَنفُسُهُمۡ
enfusehum
15
وَظَنُّوٓاْ
ve-zannu
16
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
17
لَّا
la
hayır
değil, yok
19
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
21
إِلَّآ
illa
hariç
ancak
22
إِلَيۡهِ
ileyhi
ona doğru
yönüne, tarafına
23
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
25
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
26
لِيَتُوبُوٓاْ
li-yetubu
27
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
29
هُوَ
huve
o
kendisi
30
ٱلتَّوَّابُ
et-tevvabu
31
ٱلرَّحِيمُ
er-rahimu