Kelime Analizi
(34)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | إِذۡ iz | o zaman Zarf Zaman Zarfı dığında | — |
2 | تَمۡشِيٓ temşi | yürürsün Fiil gitmek, hareket etmek | م ش ي |
3 | أُخۡتُكَ uhtuke | kız kardeşin İsim kardeş, eş | أ خ و |
4 | فَتَقُولُ fe-tekulu | ve söylersin Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
5 | هَلۡ hel | mi İlgeç/Harf Soru Edatı mı | — |
6 | أَدُلُّكُمۡ edullukum | yol gösteririm Fiil kılavuzluk etmek, işaret etmek | د ل ل |
7 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
8 | مَن men | kim Zamir İsm-i Mevsûl o kişi ki, her kim | — |
9 | يَكۡفُلُهُۥ yekfuluhu | ona kefil olur Fiil kefil olmak, garanti etmek | ك ف ل |
10 | فَرَجَعۡنَٰكَ fe-raca'nake | böylece seni geri döndürdük Fiil geri çevirmek, başvurmak | ر ج ع |
11 | إِلَىٰٓ ila | -e/-a (yönelme) Edat kadar, doğru | — |
12 | أُمِّكَ ummike | annenin İsim kaynak, temel | أ م م |
13 | كَيۡ key | için Bağlaç Şart Bağlacı diye, amacıyla | — |
14 | تَقَرَّ tekarra | yerleşir Fiil durulmak, soğumak | ق ر ر |
15 | عَيۡنُهَا aynuha | onun gözü İsim pınar, kaynak | ع ي ن |
16 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
17 | تَحۡزَنَ tahzene | üzülürsün Fiil kederlenmek, yas tutmak | ح ز ن |
18 | وَقَتَلۡتَ ve-katelte | ve öldürdün Fiil canını almak, yok etmek | ق ت ل |
19 | نَفۡسٗا nefsen | nefesi İsim Harf (Edât) can, kişi, öz | ن ف س |
20 | فَنَجَّيۡنَٰكَ fe-necceynake | böylece yüksek yere çıkardık Fiil kurtarmak, güvene almak | ن ج و |
21 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
22 | ٱلۡغَمِّ el-ğammi | örteni İsim kaplamak, keder | غ م م |
23 | وَفَتَنَّـٰكَ ve-fetennake | ve seni ateşte erittik Fiil sınamak, ayartmak | ف ت ن |
24 | فُتُونٗا futunen | ateşte eritme İsim Harf (Edât) sınama, ayartma | ف ت ن |
25 | فَلَبِثۡتَ fe-lebiste | böylece kaldın Fiil beklemek, durmak | ل ب ث |
26 | سِنِينَ sinine | dönenleri İsim değişen, yıl | س ن و |
27 | فِيٓ fi | içinde Edat -de, hakkında | — |
28 | أَهۡلِ ehli | çadır halkının İsim aile, uzman | أ ه ل |
29 | مَدۡيَنَ medyene | Medyen'e Özel İsim yargı yeri | م د ن |
30 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
31 | جِئۡتَ ci'te | geldin Fiil varmak, getirmek | ج ي أ |
32 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
33 | قَدَرٖ kaderin | ölçünün İsim ölçü, miktar, hüküm | ق د ر |
34 | يَٰمُوسَىٰ ya-musa | ey Musa Özel İsim sudan çıkarılan | م ش ه |
1
إِذۡ
iz
o zaman
dığında
5
هَلۡ
hel
mi
mı
6
أَدُلُّكُمۡ
edullukum
7
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
8
مَن
men
kim
o kişi ki, her kim
9
يَكۡفُلُهُۥ
yekfuluhu
10
فَرَجَعۡنَٰكَ
fe-raca'nake
11
إِلَىٰٓ
ila
-e/-a (yönelme)
kadar, doğru
13
كَيۡ
key
için
diye, amacıyla
16
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
18
وَقَتَلۡتَ
ve-katelte
20
فَنَجَّيۡنَٰكَ
fe-necceynake
21
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
23
وَفَتَنَّـٰكَ
ve-fetennake
25
فَلَبِثۡتَ
fe-lebiste
27
فِيٓ
fi
içinde
-de, hakkında
30
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
32
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
34
يَٰمُوسَىٰ
ya-musa