Kelime Analizi
(37)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَٱبۡتَلُواْ ve-btelu | ve sınayın Fiil denemek, yıpratmak | ب ل و |
2 | ٱلۡيَتَٰمَىٰ el-yetama | yetimler İsim yetim | ي ت م |
3 | حَتَّىٰٓ hatta | -e kadar İlgeç/Harf Harf (Edât) ta ki, böylece | — |
4 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
5 | بَلَغُواْ beleğu | ulaştılar Fiil varmak, erişmek | ب ل غ |
6 | ٱلنِّكَاحَ en-nikaha | birleşmeyi İsim Harf (Edât) evlilik, nikah | ن ك ح |
7 | فَإِنۡ fe-in | öyleyse eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, koşuluyla | — |
8 | ءَانَسۡتُم anestum | fark ettiniz Fiil görmek, alışmak | أ ن س |
9 | مِّنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir ayrılma, kısım | — |
10 | رُشۡدٗا ruşden | doğru yol İsim Harf (Edât) olgunluk, kılavuzluk | ر ش د |
11 | فَٱدۡفَعُوٓاْ fe-idfa'u | böylece itin Fiil savunmak, vermek | د ف ع |
12 | إِلَيۡهِمۡ ileyhim | onlara Zamir -a, doğru | — |
13 | أَمۡوَٰلَهُمۡ emvalehum | mallarını İsim Harf (Edât) servet, mülk | م و ل |
14 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
15 | تَأۡكُلُوهَآ te'kuluha | onu yersiniz Fiil tüketmek, yok etmek | أ ك ل |
16 | إِسۡرَافٗا israfen | aşırı gitmeyi İsim Masdar (Fiil İsmi) sınırı aşmak, israf etmek | س ر ف |
17 | وَبِدَارًا ve-bidaren | ve acele ederek İsim Masdar (Fiil İsmi) öne geçmek, koşuşmak | ب د ر |
18 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
19 | يَكۡبَرُواْ yekberu | büyük olurlar Fiil büyümek, yaşlanmak | ك ب ر |
20 | وَمَن ve-men | ve kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
21 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
22 | غَنِيّٗا ğaniyyen | zengin İsim Harf (Edât) ihtiyaçsız, kendi kendine yeten | غ ن ي |
23 | فَلۡيَسۡتَعۡفِفۡ fe-l-yesta'fif | ve sakınsın Fiil iffetli olmak, uzak durmak | ع ف ف |
24 | وَمَن ve-men | ve kim İsim Harf (Edât) her kim, o kişi ki | — |
25 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
26 | فَقِيرٗا fekiran | omurgası kırık İsim Harf (Edât) muhtaç, yoksul | ف ق ر |
27 | فَلۡيَأۡكُلۡ fel-ye'kul | öyleyse yesin Fiil tüketmek | أ ك ل |
28 | بِٱلۡمَعۡرُوفِ bi-el-ma'rufi | bilinen ile İsim İsm-i Mef'ûl tanınan, uygun olan | ع ر ف |
29 | فَإِذَا fe-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
30 | دَفَعۡتُمۡ defa'tum | ittiniz Fiil savunmak, ödemek | د ف ع |
31 | إِلَيۡهِمۡ ileyhim | onlara Zamir -a, doğru | — |
32 | أَمۡوَٰلَهُمۡ emvalehum | mallarını İsim Harf (Edât) servet, mülk | م و ل |
33 | فَأَشۡهِدُواْ fe-eşhidu | ve hazır bulundurun Fiil şahit tutmak, tanıklık ettirmek | ش ه د |
34 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
35 | وَكَفَىٰ ve-kefa | ve yetti Fiil kafi gelmek, korumak | ك ف ي |
36 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
37 | حَسِيبٗا hasiben | sayanı İsim Harf (Edât) hesap soran, yeterli olan | ح س ب |
1
وَٱبۡتَلُواْ
ve-btelu
2
ٱلۡيَتَٰمَىٰ
el-yetama
3
حَتَّىٰٓ
hatta
-e kadar
ta ki, böylece
4
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
6
ٱلنِّكَاحَ
en-nikaha
7
فَإِنۡ
fe-in
öyleyse eğer
şayet, koşuluyla
8
ءَانَسۡتُم
anestum
9
مِّنۡهُمۡ
minhum
onlardan
ayrılma, kısım
11
فَٱدۡفَعُوٓاْ
fe-idfa'u
12
إِلَيۡهِمۡ
ileyhim
onlara
-a, doğru
13
أَمۡوَٰلَهُمۡ
emvalehum
14
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
15
تَأۡكُلُوهَآ
te'kuluha
16
إِسۡرَافٗا
israfen
17
وَبِدَارًا
ve-bidaren
18
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
19
يَكۡبَرُواْ
yekberu
20
وَمَن
ve-men
ve kim
her kim, o kişi ki
23
فَلۡيَسۡتَعۡفِفۡ
fe-l-yesta'fif
24
وَمَن
ve-men
ve kim
her kim, o kişi ki
27
فَلۡيَأۡكُلۡ
fel-ye'kul
28
بِٱلۡمَعۡرُوفِ
bi-el-ma'rufi
29
فَإِذَا
fe-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
30
دَفَعۡتُمۡ
defa'tum
31
إِلَيۡهِمۡ
ileyhim
onlara
-a, doğru
32
أَمۡوَٰلَهُمۡ
emvalehum
33
فَأَشۡهِدُواْ
fe-eşhidu
34
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında