Kelime Analizi
(25)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
2 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
3 | يَأۡمُرُكُمۡ ye'murukum | size söyler Fiil buyurmak, emretmek | أ م ر |
4 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
5 | تُؤَدُّواْ tu'eddu | ulaştırırsınız Fiil yerine getirmek, ödemek | أ د ي |
6 | ٱلۡأَمَٰنَٰتِ el-emanati | güvenilen şeyleri İsim Harf (Edât) emanet, güvenlik | أ م ن |
7 | إِلَىٰٓ ila | -e/-a (yönelme) Edat kadar, doğru | — |
8 | أَهۡلِهَا ehliha | çadırının İsim aile, halk | أ ه ل |
9 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
10 | حَكَمۡتُم hakemtum | gem vurdunuz Fiil hükmetmek, yargılamak | ح ك م |
11 | بَيۡنَ beyne | arasına İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
12 | ٱلنَّاسِ en-nasi | insanların İsim halk, topluluk | أ ن س |
13 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
14 | تَحۡكُمُواْ tahkumu | hükmedersiniz Fiil hükmetmek, yargılamak | ح ك م |
15 | بِٱلۡعَدۡلِ bi'l-adli | denge ile İsim eşitlik, adalet | ع د ل |
16 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
17 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
18 | نِعِمَّا ni'imma | ne hoştur Fiil güzel olmak, iyi olmak | ن ع م |
19 | يَعِظُكُم ya'izukum | size öğüt verir Fiil uyarmak, nasihat etmek | و ع ظ |
20 | بِهِۦٓ bihi | onunla Zamir vasıtasıyla, içinde | — |
21 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
22 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
23 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
24 | سَمِيعَۢا semi'an | işiteni İsim Harf (Edât) duyan, kabul eden | س م ع |
25 | بَصِيرٗا basiran | gören Sıfat Harf (Edât) kavrayan, farkında olan | ب ص ر |
1
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
3
يَأۡمُرُكُمۡ
ye'murukum
4
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
5
تُؤَدُّواْ
tu'eddu
6
ٱلۡأَمَٰنَٰتِ
el-emanati
7
إِلَىٰٓ
ila
-e/-a (yönelme)
kadar, doğru
9
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
13
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
14
تَحۡكُمُواْ
tahkumu
15
بِٱلۡعَدۡلِ
bi'l-adli
16
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
20
بِهِۦٓ
bihi
onunla
vasıtasıyla, içinde
21
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki