Kelime Analizi
(22)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَلَن ve-len | ve asla İlgeç/Harf Harf (Edât) kesinlikle hayır | — |
2 | تَسۡتَطِيعُوٓاْ testeti'u | boyun eğersiniz Fiil itaat etmek, güç yetirmek, yapabilmek | ط و ع |
3 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
4 | تَعۡدِلُواْ ta'dilu | dengelersiniz Fiil eşit tutmak, adaletli olmak | ع د ل |
5 | بَيۡنَ beyne | arasına İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
6 | ٱلنِّسَآءِ en-nisai | kadının İsim hanım | ن س و |
7 | وَلَوۡ ve-lev | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) olsa bile, keşke | — |
8 | حَرَصۡتُمۡ harastum | kazıdınız Fiil aşırı istekli olmak, düşkün olmak | ح ر ص |
9 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
10 | تَمِيلُواْ temilu | eğilirsiniz Fiil yönelmek, sapmak | م ي ل |
11 | كُلَّ kulle | bütün İsim Harf (Edât) her, tamamı | ك ل ل |
12 | ٱلۡمَيۡلِ el-meyli | eğilmenin İsim sapma, taraf tutma | م ي ل |
13 | فَتَذَرُوهَا fe-tezeruha | ve onu bırakırsınız Fiil terk etmek, vazgeçmek | و ذ ر |
14 | كَٱلۡمُعَلَّقَةِ ke'l-muallekati | asılmış gibi İsim İsm-i Mef'ûl askıda bırakılmış, muallak | ع ل ق |
15 | وَإِن ve-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) ve şayet, ve oysa | — |
16 | تُصۡلِحُواْ tuslihu | düzeltirsiniz Fiil onarmak, barış yapmak | ص ل ح |
17 | وَتَتَّقُواْ ve-tetteku | ve korunursunuz Fiil sakınmak, çekinmek | و ق ي |
18 | فَإِنَّ fe-inne | o halde şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) çünkü, gerçekten | — |
19 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
20 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
21 | غَفُورٗا gafuran | örteni İsim Harf (Edât) bağışlayan, affeden | غ ف ر |
22 | رَّحِيمٗا rahimen | merhamet eden Sıfat Harf (Edât) acıyan, şefkatli | ر ح م |
1
وَلَن
ve-len
ve asla
kesinlikle hayır
2
تَسۡتَطِيعُوٓاْ
testeti'u
3
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
4
تَعۡدِلُواْ
ta'dilu
6
ٱلنِّسَآءِ
en-nisai
7
وَلَوۡ
ve-lev
ve eğer
olsa bile, keşke
8
حَرَصۡتُمۡ
harastum
9
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
10
تَمِيلُواْ
temilu
13
فَتَذَرُوهَا
fe-tezeruha
14
كَٱلۡمُعَلَّقَةِ
ke'l-muallekati
15
وَإِن
ve-in
ve eğer
ve şayet, ve oysa
16
تُصۡلِحُواْ
tuslihu
17
وَتَتَّقُواْ
ve-tetteku
18
فَإِنَّ
fe-inne
o halde şüphesiz
çünkü, gerçekten