Kelime Analizi
(16)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
2 | وَقَعَ vekaa | düştü Fiil gerçekleşmek, meydana gelmek | و ق ع |
3 | ٱلۡقَوۡلُ el-kavlu | ses İsim Masdar (Fiil İsmi) söz, ifade | ق و ل |
4 | عَلَيۡهِمۡ aleyhim | onların üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
5 | أَخۡرَجۡنَا ahrecna | çıkardık Fiil dışarı atmak, meydana getirmek | خ ر ج |
6 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
7 | دَآبَّةٗ dabbeten | yavaşça yürüyen İsim Harf (Edât) sürünen, canlı | د ب ب |
8 | مِّنَ mine | -den Edat -dan, içinden | — |
9 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
10 | تُكَلِّمُهُمۡ tukellimuhum | konuşursun Fiil konuşmak, söz söylemek, hitap etmek | ك ل م |
11 | أَنَّ enne | olduğunu İlgeç/Harf Harf (Edât) şüphesiz ki, gerçekten | — |
12 | ٱلنَّاسَ el-nase | insanlar İsim Harf (Edât) topluluk, halk | أ ن س |
13 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
14 | بِـَٔايَٰتِنَا bi-ayatina | işaretlerimiz ile İsim kanıt, mucize | أ ي ي |
15 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
16 | يُوقِنُونَ yukinune | kesin bilirler Fiil şüphesiz inanmak, ikna olmak | ي ق ن |
1
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
4
عَلَيۡهِمۡ
aleyhim
onların üzerine
karşı, hakkında
5
أَخۡرَجۡنَا
ahrecna
6
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
8
مِّنَ
mine
-den
-dan, içinden
10
تُكَلِّمُهُمۡ
tukellimuhum
11
أَنَّ
enne
olduğunu
şüphesiz ki, gerçekten
14
بِـَٔايَٰتِنَا
bi-ayatina
15
لَا
la
hayır
değil, yok
16
يُوقِنُونَ
yukinune