Kelime Analizi
(25)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | أَفَلَمۡ e-fe-lem | ve ...-madı mı Zamir Soru Edatı değil mi, olmadı mı | — |
2 | يَسِيرُواْ yesiru | yürürler Fiil hareket etmek, gezmek | س ي ر |
3 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
4 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
5 | فَيَنظُرُواْ fe-yenzuru | ve baksınlar Fiil gözlemek, beklemek | ن ظ ر |
6 | كَيۡفَ keyfe | nasıl Zamir Soru Edatı ne durumda | ك ي ف |
7 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
8 | عَٰقِبَةُ akibetu | topuğu İsim arka, sonuç, akıbet | ع ق ب |
9 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
10 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
11 | قَبۡلِهِمۡ kablihim | onlardan önce İsim karşı, huzur | ق ب ل |
12 | كَانُوٓاْ kanu | oldular Fiil var olmak, meydana gelmek | ك و ن |
13 | أَكۡثَرَ eksere | daha çok İsim Harf (Edât) en çok, çoğunluk | ك ث ر |
14 | مِنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir içinden, bazısı | — |
15 | وَأَشَدَّ ve-eşedde | ve daha sıkı İsim Harf (Edât) daha şiddetli, daha çetin | ش د د |
16 | قُوَّةٗ kuvveten | güç İsim Harf (Edât) kuvvet, sağlamlık | ق و ي |
17 | وَءَاثَارٗا ve-asaran | ve izleri İsim Harf (Edât) eser, kalıntı | أ ث ر |
18 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
19 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
20 | فَمَآ fe-ma | öyleyse ne Zamir İsm-i Mevsûl şey, değil | — |
21 | أَغۡنَىٰ ağna | ihtiyaç bırakmadı Fiil zenginleştirmek, fayda vermek | غ ن ي |
22 | عَنۡهُم anhum | onlardan Zamir hakkında, uzaklaşarak | — |
23 | مَّا ma | şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ne | — |
24 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
25 | يَكۡسِبُونَ yeksibune | kazanırlar Fiil elde etmek, çalışıp çabalamak | ك س ب |
1
أَفَلَمۡ
e-fe-lem
ve ...-madı mı
değil mi, olmadı mı
2
يَسِيرُواْ
yesiru
3
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
5
فَيَنظُرُواْ
fe-yenzuru
9
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
10
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
11
قَبۡلِهِمۡ
kablihim
14
مِنۡهُمۡ
minhum
onlardan
içinden, bazısı
17
وَءَاثَارٗا
ve-asaran
18
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
20
فَمَآ
fe-ma
öyleyse ne
şey, değil
22
عَنۡهُم
anhum
onlardan
hakkında, uzaklaşarak
23
مَّا
ma
şey
ne
25
يَكۡسِبُونَ
yeksibune