Kuran-ı Kerim • Maide 5:107

107. Ayet Detayı

Kelime Analizi

(26)

#

Kelime

Anlam

Kök

1

öyleyse eğer

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

şayet, koşuluyla

2

tökezletildi

Fiil

farkına varmak, bulmak

ع ث ر

3

üzerine

Edat

üstüne, karşı

4

şüphesiz o ikisi

Zamir

gerçekten, muhakkak

5

hak ettiler

Fiil

layık olmak, sabit olmak

ح ق ق

6

suç

İsim
Harf (Edât)

günah, kötülük

أ ث م

7

ve geride kalan ikisi

İsim

sonraki, diğer

أ خ ر

8

ikisi kalkar

Fiil

dik durmak, ayakta durmak

ق و م

9

ikisinin durduğu yeri

İsim
Harf (Edât)

makam, konum

ق و م

10

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

11

o kimseler ki

Zamir
İsm-i Mevsûl

onlar ki, olanlar

12

hak etti

Fiil

layık olmak, gerçekleşmesini istemek

ح ق ق

13

onların üzerine

Zamir

karşı, hakkında

14

daha yakın olan ikisi

İsim

yakın olmak, daha hak sahibi

و ل ي

15

ve bölerler

Fiil

yemin etmek, paylaştırmak

ق س م

16

Allah ile

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

17

elbette hazır bulunmamız

İsim

tanıklık etmek, şahitlik

ش ه د

18

daha sabit

İsim

daha doğru, daha haklı, daha layık

ح ق ق

19

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

20

ikisinin tanıklığı

İsim

tanıklık, şahitlik

ش ه د

21

ve şey

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

ve ne, ve değil

22

sınırı aştık

Fiil

geçmek, saldırmak

ع د و

23

şüphesiz biz

Zamir

gerçekten, muhakkak

24

öyleyse

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

o halde, o zaman

25

elbette -den

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

ayrılma, başlangıç

26

karanlıkta bırakanlar

İsim
İsm-i Fâil

haksızlık eden, zulmeden

ظ ل م

öyleyse eğer

şayet, koşuluyla

İlgeç/Harf

tökezletildi

farkına varmak, bulmak

üzerine

üstüne, karşı

Edat

şüphesiz o ikisi

gerçekten, muhakkak

Zamir

hak ettiler

layık olmak, sabit olmak

suç

günah, kötülük

ve geride kalan ikisi

sonraki, diğer

ikisi kalkar

dik durmak, ayakta durmak

ikisinin durduğu yeri

makam, konum

10

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

o kimseler ki

onlar ki, olanlar

Zamir

hak etti

layık olmak, gerçekleşmesini istemek

onların üzerine

karşı, hakkında

Zamir

daha yakın olan ikisi

yakın olmak, daha hak sahibi

ve bölerler

yemin etmek, paylaştırmak

Allah ile

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

elbette hazır bulunmamız

tanıklık etmek, şahitlik

daha sabit

daha doğru, daha haklı

19

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

ikisinin tanıklığı

tanıklık, şahitlik

21

ve şey

ve ne, ve değil

İlgeç/Harf

sınırı aştık

geçmek, saldırmak

şüphesiz biz

gerçekten, muhakkak

Zamir

öyleyse

o halde, o zaman

İlgeç/Harf

elbette -den

ayrılma, başlangıç

İlgeç/Harf

karanlıkta bırakanlar

haksızlık eden, zulmeden