Kelime Analizi
(27)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَٱلۡبُدۡنَ ve-l-budne | ve gövdeleri İsim Harf (Edât) beden, kurbanlık deve | ب د ن |
2 | جَعَلۡنَٰهَا ce'alnaha | yaptık Fiil kılmak, koymak | ج ع ل |
3 | لَكُم lekum | sizin için Zamir ait, sahip | — |
4 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
5 | شَعَـٰٓئِرِ şe'a'iri | kılın İsim işaret, farkındalık | ش ع ر |
6 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
7 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
8 | فِيهَا fiha | içinde Zamir hakkında, zarfında | — |
9 | خَيۡرٞ hayrun | iyilik İsim seçim, fayda | خ ي ر |
10 | فَٱذۡكُرُواْ fe'zkuru | ve anın Fiil hatırlamak, zikretmek | ذ ك ر |
11 | ٱسۡمَ isme | yükseklik İsim Harf (Edât) işaret, isim, ad | س م و |
12 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
13 | عَلَيۡهَا aleyha | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
14 | صَوَآفَّ savaffe | sıraya girenler İsim Harf (Edât) dizilmek, saf tutmak | ص ف ف |
15 | فَإِذَا fe-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
16 | وَجَبَتۡ ve-cebet | ve düştü Fiil yere yığılmak, gerekli olmak | و ج ب |
17 | جُنُوبُهَا cunubuha | onun yanları İsim taraf, uzak | ج ن ب |
18 | فَكُلُواْ fe-kulu | ve yiyin Fiil tüketmek, faydalanmak | أ ك ل |
19 | مِنۡهَا minha | ondan Zamir içinden, bazısı | — |
20 | وَأَطۡعِمُواْ ve-at'imu | ve yedirin Fiil tattırmak, beslemek | ط ع م |
21 | ٱلۡقَانِعَ el-kani'a | kanaat edeni İsim İsm-i Fâil isteyen, boyun eğen | ق ن ع |
22 | وَٱلۡمُعۡتَرَّ ve-l-mu'terra | ve ihtiyacını belli eden İsim Harf (Edât) istemeden beklemek, uğramak | ع ر ر |
23 | كَذَٰلِكَ kezalike | böylece Zamir İşaret Zamiri bunun gibi, işte böyle | — |
24 | سَخَّرۡنَٰهَا sahharnaha | ona boyun eğdirdik Fiil hizmete vermek, alay etmek | س خ ر |
25 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
26 | لَعَلَّكُمۡ le'allekum | umulur ki Zamir belki, olur ki | — |
27 | تَشۡكُرُونَ teşkurune | teşekkür edersiniz Fiil minnettar olmak, karşılık vermek | ش ك ر |
1
وَٱلۡبُدۡنَ
ve-l-budne
2
جَعَلۡنَٰهَا
ce'alnaha
3
لَكُم
lekum
sizin için
ait, sahip
4
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
5
شَعَـٰٓئِرِ
şe'a'iri
7
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
8
فِيهَا
fiha
içinde
hakkında, zarfında
10
فَٱذۡكُرُواْ
fe'zkuru
13
عَلَيۡهَا
aleyha
onun üzerine
karşı, hakkında
15
فَإِذَا
fe-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
17
جُنُوبُهَا
cunubuha
19
مِنۡهَا
minha
ondan
içinden, bazısı
20
وَأَطۡعِمُواْ
ve-at'imu
21
ٱلۡقَانِعَ
el-kani'a
22
وَٱلۡمُعۡتَرَّ
ve-l-mu'terra
23
كَذَٰلِكَ
kezalike
böylece
bunun gibi, işte böyle
24
سَخَّرۡنَٰهَا
sahharnaha
25
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
26
لَعَلَّكُمۡ
le'allekum
umulur ki
belki, olur ki
27
تَشۡكُرُونَ
teşkurune