Kelime Analizi
(25)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَلَوۡ ve-lev | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) olsa bile, keşke | — |
2 | يُؤَاخِذُ yu'ahizu | sorumlu tutar Fiil sorumlu tutmak, hesaba çekmek, cezalandırmak | أ خ ذ |
3 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
4 | ٱلنَّاسَ el-nase | insanlar İsim Harf (Edât) topluluk, halk | أ ن س |
5 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
6 | كَسَبُواْ kesebu | kazandılar Fiil elde etmek, çalışıp çabalamak | ك س ب |
7 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
8 | تَرَكَ tereke | bıraktı Fiil terk etmek, ayrılmak | ت ر ك |
9 | عَلَىٰ ala | üzerine Edat karşı, hakkında | — |
10 | ظَهۡرِهَا zahriha | sırtının İsim arka, dış yüzey | ظ ه ر |
11 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
12 | دَآبَّةٖ dabbetin | yavaşça yürüyenin İsim sürünen, canlı varlık | د ب ب |
13 | وَلَٰكِن ve-lakin | ve fakat İlgeç/Harf Harf (Edât) lakin, ancak | — |
14 | يُؤَخِّرُهُمۡ yu'ahhiruhum | onları geride bırakır Fiil ertelemek, geciktirmek | أ خ ر |
15 | إِلَىٰٓ ila | -e/-a (yönelme) Edat kadar, doğru | — |
16 | أَجَلٖ ecelin | belirlenmiş vaktin İsim belirlenmiş vakit, son | أ ج ل |
17 | مُّسَمّٗى musemmen | isimlendirilmiş Sıfat İsm-i Mef'ûl belirlenmiş, adlandırılmış | س م و |
18 | فَإِذَا fe-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
19 | جَآءَ cae | geldi Fiil ulaşmak, getirmek | ج ي أ |
20 | أَجَلُهُمۡ eceluhum | onların süresi İsim vade, belirlenmiş zaman | أ ج ل |
21 | فَإِنَّ fe-inne | o halde şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) çünkü, gerçekten | — |
22 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
23 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
24 | بِعِبَادِهِۦ bi-ibadihi | hizmetkarları ile İsim köle, kul | ع ب د |
25 | بَصِيرَۢا basiran | gören Sıfat Harf (Edât) basiretli, haberdar | ب ص ر |
1
وَلَوۡ
ve-lev
ve eğer
olsa bile, keşke
5
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
7
مَا
ma
şey
ne, değil
9
عَلَىٰ
ala
üzerine
karşı, hakkında
11
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
13
وَلَٰكِن
ve-lakin
ve fakat
lakin, ancak
14
يُؤَخِّرُهُمۡ
yu'ahhiruhum
15
إِلَىٰٓ
ila
-e/-a (yönelme)
kadar, doğru
18
فَإِذَا
fe-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
20
أَجَلُهُمۡ
eceluhum
21
فَإِنَّ
fe-inne
o halde şüphesiz
çünkü, gerçekten
24
بِعِبَادِهِۦ
bi-ibadihi