Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

س م و

s-m-v — Kök Analizi

س م و

381

Kullanım

6

Lemma

33

Türev

55

Anlam

6 lemma, 33 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلسَّمَٰوَٰتِ

Lemma

el-semavati

göklerin, gök, yükseklik, sema

İsim
175

ٱلسَّمَآءِ

es-semai

yüksekliğin, yükseklik, gök, tavan

İsim
81

ٱلسَّمَآءُ

es-semau

gök, yükseklik, gök, tavan

İsim
15

ٱلسَّمَآءَ

es-semae

yüksekliği, yükseklik, gök, tavan

İsim
13

ٱلسَّمَٰوَٰتُ

es-semavatu

yükseklikler, yükseklik, gök, isim

İsim
7

وَٱلسَّمَآءِ

ve-es-sema'i

ve yüksekte olanın, yüksekte olan, gök, sema

İsim
5

سَمَٰوَٰتٖ

semavatin

yüksekliklerin, yükseklik, gök, yücelik

İsim
4

وَٱلسَّمَآءَ

ve's-semae

ve göğe, yükseklik, gök, tavan

İsim
4

وَٱلسَّمَٰوَٰتُ

ve's-semavatu

ve gökler, gökler, yükseklikler, yücelikler

İsim
2

سَمَٰوَاتٖ

semavatin

göklerin, gökler, yükseklikler

İsim
1

وَيَٰسَمَآءُ

ve-ya-sema'u

ve ey gök, yükseklik, gök, isim

İsim
1

سَمَآءٍ

sema'in

yüksekliğin, yükseklik, gök, gökyüzü

İsim
1

وَٱلسَّمَٰوَٰتِ

ve's-semavati

ve yüksekliklerin, yükseklik, gök, isim

İsim
1

مُّسَمّٗى

Lemma

musemmen

isimlendirilmiş, isimlendirilmiş, belirlenmiş, adlandırılmış

Sıfat
17

Örnek Ayetler (5 / 17)

Bakara 2:282

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيۡنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى فَٱكۡتُبُوهُۚ وَلۡيَكۡتُب بَّيۡنَكُمۡ كَاتِبُۢ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَلَا يَأۡبَ كَاتِبٌ أَن يَكۡتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُۚ فَلۡيَكۡتُبۡ وَلۡيُمۡلِلِ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ وَلۡيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبۡخَسۡ مِنۡهُ شَيۡـٔٗاۚ فَإِن كَانَ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ سَفِيهًا أَوۡ ضَعِيفًا أَوۡ لَا يَسۡتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلۡيُمۡلِلۡ وَلِيُّهُۥ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَٱسۡتَشۡهِدُواْ شَهِيدَيۡنِ مِن رِّجَالِكُمۡۖ فَإِن لَّمۡ يَكُونَا رَجُلَيۡنِ فَرَجُلٞ وَٱمۡرَأَتَانِ مِمَّن تَرۡضَوۡنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحۡدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحۡدَىٰهُمَا ٱلۡأُخۡرَىٰۚ وَلَا يَأۡبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُواْۚ وَلَا تَسۡـَٔمُوٓاْ أَن تَكۡتُبُوهُ صَغِيرًا أَوۡ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦۚ ذَٰلِكُمۡ أَقۡسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقۡوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَرۡتَابُوٓاْ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةٗ تُدِيرُونَهَا بَيۡنَكُمۡ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَلَّا تَكۡتُبُوهَاۗ وَأَشۡهِدُوٓاْ إِذَا تَبَايَعۡتُمۡۚ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٞ وَلَا شَهِيدٞۚ وَإِن تَفۡعَلُواْ فَإِنَّهُۥ فُسُوقُۢ بِكُمۡۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۖ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ

Ey inananlar, belirlenmiş bir süreye kadar bir borçla borçlandığınızda onu yazın. Ve aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Ve bir yazıcı, Allah'ın ona öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın. Böylece yazsın ve üzerinde hak olan yazdırsın ve Rabbi Allah'tan sakınsın ve ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan akılsız veya zayıf olursa veya kendisi yazdırmaya güç yetiremezse, onun koruyucusu adaletle yazdırsın. Ve adamlarınızdan iki tanığı tanık tutun. Eğer iki adam olmazsa, tanıklardan razı olduğunuz bir adam ve iki kadın; onlardan biri saparsa onlardan diğeri diğerine hatırlatsın diye. Ve tanıklar çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Ve onu, küçük veya büyük, süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında daha adil, tanıklık için daha sağlam ve şüphe etmemenize daha yakındır; ancak aranızda çevirdiğiniz hazır bir ticaret olması hariç, onu yazmamanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve alışveriş yaptığınızda tanık tutun. Ve bir yazıcıya ve bir tanığa zarar verilmesin. Ve eğer yaparsanız, şüphesiz o sizin için bir yoldan çıkmadır. Ve Allah'tan sakının. Ve Allah size öğretiyor. Ve Allah her şeyi Bilendir.

En'am 6:60

·

Kuran-ı Kerim

وَهُوَ ٱلَّذِي يَتَوَفَّىٰكُم بِٱلَّيۡلِ وَيَعۡلَمُ مَا جَرَحۡتُم بِٱلنَّهَارِ ثُمَّ يَبۡعَثُكُمۡ فِيهِ لِيُقۡضَىٰٓ أَجَلٞ مُّسَمّٗىۖ ثُمَّ إِلَيۡهِ مَرۡجِعُكُمۡ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Ve geceleyin sizi vefat ettiren, gündüzün kazandıklarınızı bilen O'dur. Sonra belirlenmiş bir sürenin tamamlanması için sizi onda kaldırır. Sonra dönüşünüz O'nadır; sonra yapıyor olduklarınızı size haber verir.

Hud 11:3

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنِ ٱسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّكُمۡ ثُمَّ تُوبُوٓاْ إِلَيۡهِ يُمَتِّعۡكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى وَيُؤۡتِ كُلَّ ذِي فَضۡلٖ فَضۡلَهُۥۖ وَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٖ كَبِيرٍ

Ve Rabbinizden örtülme dileyin, sonra O'na dönün ki belirlenmiş süreye kadar sizi güzel faydalanma ile faydalandırsın ve her lütuf sahibine lütfunu versin. Ve eğer yüz çevirirseniz, öyleyse şüphesiz ben üzerinize büyük günün azabından korkarım.

Ra'd 13:2

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ ٱلَّذِي رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيۡرِ عَمَدٖ تَرَوۡنَهَاۖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِي لِأَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمۡ تُوقِنُونَ

Allah, gökleri gördüğünüz direkler olmaksızın yükselten, sonra arşın üzerine kurulan, güneşi ve ayı boyun eğdirendir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akar. İşi düzenler, ayetleri ayrıntılı açıklar; umulur ki Rabbinizle karşılaşmaya kesin olarak inanırsınız.

İbrahim 14:10

·

Kuran-ı Kerim

۞قَالَتۡ رُسُلُهُمۡ أَفِي ٱللَّهِ شَكّٞ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ يَدۡعُوكُمۡ لِيَغۡفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرَكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ قَالُوٓاْ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتُونَا بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ

Resulleri dedi: 'Gökleri ve yeryüzünü Yaran Allah hakkında mı şüphe var? Günahlarınızdan sizin için örtmesi ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelemesi için sizi çağırıyor.' Dediler: 'Siz ancak bizim gibi bir beşersiniz. Babalarımızın kulluk ettiklerinden bizi alıkoymak istiyorsunuz. O halde bize apaçık bir yetki getirin.'

Tüm 17 kullanımı gör

مُّسَمًّى

musemmen

isimlendirilmiş, isimlendirilmiş, belirlenmiş, adlandırılmış

Sıfat
4

ٱسۡمَ

Lemma

isme

yükseklik, yükseklik, işaret, isim, ad

İsim
9

ٱسۡمُ

ismu

isim, isim, ad, yükseklik

İsim
5

ٱلۡأَسۡمَآءُ

el-esma'u

isimler, yükseklik, işaret, isim

İsim
4

بِٱسۡمِ

bi-smi

ismiyle, işaret, isim, yükseklik

İsim
4

ٱسۡمُهُۥ

ismuhu

onun yüksekliği, yükseklik, belirti, isim

İsim
3

ٱلسَّمَٰوَٰتِ

Lemma

el-semavatigöklerin

175

ٱلسَّمَآءِ

es-semaiyüksekliğin

81

ٱلسَّمَآءُ

es-semaugök

15

ٱلسَّمَآءَ

es-semaeyüksekliği

13

ٱلسَّمَٰوَٰتُ

es-semavatuyükseklikler

7

وَٱلسَّمَآءِ

ve-es-sema'ive yüksekte olanın

5

سَمَٰوَٰتٖ

semavatinyüksekliklerin

4

وَٱلسَّمَآءَ

ve's-semaeve göğe

4

وَٱلسَّمَٰوَٰتُ

ve's-semavatuve gökler

2

سَمَٰوَاتٖ

semavatingöklerin

1

وَيَٰسَمَآءُ

ve-ya-sema'uve ey gök

1

سَمَآءٍ

sema'inyüksekliğin

1

وَٱلسَّمَٰوَٰتِ

ve's-semavative yüksekliklerin

1

مُّسَمّٗى

Lemma

musemmenisimlendirilmiş

17

Örnek Ayetler (5 / 17)

Bakara 2:282

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيۡنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى فَٱكۡتُبُوهُۚ وَلۡيَكۡتُب بَّيۡنَكُمۡ كَاتِبُۢ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَلَا يَأۡبَ كَاتِبٌ أَن يَكۡتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُۚ فَلۡيَكۡتُبۡ وَلۡيُمۡلِلِ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ وَلۡيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبۡخَسۡ مِنۡهُ شَيۡـٔٗاۚ فَإِن كَانَ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ سَفِيهًا أَوۡ ضَعِيفًا أَوۡ لَا يَسۡتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلۡيُمۡلِلۡ وَلِيُّهُۥ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَٱسۡتَشۡهِدُواْ شَهِيدَيۡنِ مِن رِّجَالِكُمۡۖ فَإِن لَّمۡ يَكُونَا رَجُلَيۡنِ فَرَجُلٞ وَٱمۡرَأَتَانِ مِمَّن تَرۡضَوۡنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحۡدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحۡدَىٰهُمَا ٱلۡأُخۡرَىٰۚ وَلَا يَأۡبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُواْۚ وَلَا تَسۡـَٔمُوٓاْ أَن تَكۡتُبُوهُ صَغِيرًا أَوۡ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦۚ ذَٰلِكُمۡ أَقۡسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقۡوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَرۡتَابُوٓاْ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةٗ تُدِيرُونَهَا بَيۡنَكُمۡ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَلَّا تَكۡتُبُوهَاۗ وَأَشۡهِدُوٓاْ إِذَا تَبَايَعۡتُمۡۚ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٞ وَلَا شَهِيدٞۚ وَإِن تَفۡعَلُواْ فَإِنَّهُۥ فُسُوقُۢ بِكُمۡۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۖ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ

Ey inananlar, belirlenmiş bir süreye kadar bir borçla borçlandığınızda onu yazın. Ve aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Ve bir yazıcı, Allah'ın ona öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın. Böylece yazsın ve üzerinde hak olan yazdırsın ve Rabbi Allah'tan sakınsın ve ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan akılsız veya zayıf olursa veya kendisi yazdırmaya güç yetiremezse, onun koruyucusu adaletle yazdırsın. Ve adamlarınızdan iki tanığı tanık tutun. Eğer iki adam olmazsa, tanıklardan razı olduğunuz bir adam ve iki kadın; onlardan biri saparsa onlardan diğeri diğerine hatırlatsın diye. Ve tanıklar çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Ve onu, küçük veya büyük, süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında daha adil, tanıklık için daha sağlam ve şüphe etmemenize daha yakındır; ancak aranızda çevirdiğiniz hazır bir ticaret olması hariç, onu yazmamanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve alışveriş yaptığınızda tanık tutun. Ve bir yazıcıya ve bir tanığa zarar verilmesin. Ve eğer yaparsanız, şüphesiz o sizin için bir yoldan çıkmadır. Ve Allah'tan sakının. Ve Allah size öğretiyor. Ve Allah her şeyi Bilendir.

En'am 6:60

·

Kuran-ı Kerim

وَهُوَ ٱلَّذِي يَتَوَفَّىٰكُم بِٱلَّيۡلِ وَيَعۡلَمُ مَا جَرَحۡتُم بِٱلنَّهَارِ ثُمَّ يَبۡعَثُكُمۡ فِيهِ لِيُقۡضَىٰٓ أَجَلٞ مُّسَمّٗىۖ ثُمَّ إِلَيۡهِ مَرۡجِعُكُمۡ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Ve geceleyin sizi vefat ettiren, gündüzün kazandıklarınızı bilen O'dur. Sonra belirlenmiş bir sürenin tamamlanması için sizi onda kaldırır. Sonra dönüşünüz O'nadır; sonra yapıyor olduklarınızı size haber verir.

Hud 11:3

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنِ ٱسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّكُمۡ ثُمَّ تُوبُوٓاْ إِلَيۡهِ يُمَتِّعۡكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى وَيُؤۡتِ كُلَّ ذِي فَضۡلٖ فَضۡلَهُۥۖ وَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٖ كَبِيرٍ

Ve Rabbinizden örtülme dileyin, sonra O'na dönün ki belirlenmiş süreye kadar sizi güzel faydalanma ile faydalandırsın ve her lütuf sahibine lütfunu versin. Ve eğer yüz çevirirseniz, öyleyse şüphesiz ben üzerinize büyük günün azabından korkarım.

Ra'd 13:2

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ ٱلَّذِي رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيۡرِ عَمَدٖ تَرَوۡنَهَاۖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِي لِأَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمۡ تُوقِنُونَ

Allah, gökleri gördüğünüz direkler olmaksızın yükselten, sonra arşın üzerine kurulan, güneşi ve ayı boyun eğdirendir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akar. İşi düzenler, ayetleri ayrıntılı açıklar; umulur ki Rabbinizle karşılaşmaya kesin olarak inanırsınız.

İbrahim 14:10

·

Kuran-ı Kerim

۞قَالَتۡ رُسُلُهُمۡ أَفِي ٱللَّهِ شَكّٞ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ يَدۡعُوكُمۡ لِيَغۡفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرَكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ قَالُوٓاْ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتُونَا بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ

Resulleri dedi: 'Gökleri ve yeryüzünü Yaran Allah hakkında mı şüphe var? Günahlarınızdan sizin için örtmesi ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelemesi için sizi çağırıyor.' Dediler: 'Siz ancak bizim gibi bir beşersiniz. Babalarımızın kulluk ettiklerinden bizi alıkoymak istiyorsunuz. O halde bize apaçık bir yetki getirin.'

Tüm 17 kullanımı gör

مُّسَمًّى

musemmenisimlendirilmiş

4

ٱسۡمَ

Lemma

ismeyükseklik

9

ٱسۡمُ

ismuisim

5

ٱلۡأَسۡمَآءُ

el-esma'uisimler

4

بِٱسۡمِ

bi-smiismiyle

4

ٱسۡمُهُۥ

ismuhuonun yüksekliği

3