Kelime Analizi
(20)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
2 | تَأۡكُلُواْ te'kulu | yersiniz Fiil tüketmek, yok etmek | أ ك ل |
3 | مِمَّا mimma | şeyden Zamir İsm-i Mevsûl ondan ki | — |
4 | لَمۡ lem | -madı İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -medi, değil | — |
5 | يُذۡكَرِ yuzkeri | anılır Fiil hatırlamak, zikretmek | ذ ك ر |
6 | ٱسۡمُ ismu | isim İsim ad, yükseklik | س م و |
7 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
8 | عَلَيۡهِ aleyhi | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
9 | وَإِنَّهُۥ ve-innehu | ve şüphesiz o Zamir muhakkak, gerçekten | — |
10 | لَفِسۡقٞ le-fiskun | elbette kabuğunu yırtmaktır İsim yoldan çıkmak, sınırı aşmak, itaatsizlik | ف س ق |
11 | وَإِنَّ ve-inne | ve şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) muhakkak, gerçekten | — |
12 | ٱلشَّيَٰطِينَ eş-şeyatine | uzaklaşanları Özel İsim muhalif, şeytan | ش ط ن |
13 | لَيُوحُونَ le-yuhune | elbette işaret ederler Fiil fısıldamak, ilham etmek | و ح ي |
14 | إِلَىٰٓ ila | -e/-a (yönelme) Edat kadar, doğru | — |
15 | أَوۡلِيَآئِهِمۡ evliyaihim | yakınlarının İsim dost, koruyucu | و ل ي |
16 | لِيُجَٰدِلُوكُمۡ li-yucadilukum | sizinle tartışsınlar Fiil mücadele etmek, çekişmek | ج د ل |
17 | وَإِنۡ ve-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, gerçekten | — |
18 | أَطَعۡتُمُوهُمۡ eta'tumuhum | boyun eğdiniz onlara Fiil itaat etmek, isteyerek yapmak | ط و ع |
19 | إِنَّكُمۡ inne-kum | şüphesiz siz Zamir gerçekten siz | — |
20 | لَمُشۡرِكُونَ le-müşrikune | elbette ortak koşanlar İsim İsm-i Fâil paylaşan, şirk koşan | ش ر ك |
1
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
2
تَأۡكُلُواْ
te'kulu
3
مِمَّا
mimma
şeyden
ondan ki
4
لَمۡ
lem
-madı
-medi, değil
8
عَلَيۡهِ
aleyhi
onun üzerine
karşı, hakkında
9
وَإِنَّهُۥ
ve-innehu
ve şüphesiz o
muhakkak, gerçekten
11
وَإِنَّ
ve-inne
ve şüphesiz
muhakkak, gerçekten
12
ٱلشَّيَٰطِينَ
eş-şeyatine
13
لَيُوحُونَ
le-yuhune
14
إِلَىٰٓ
ila
-e/-a (yönelme)
kadar, doğru
15
أَوۡلِيَآئِهِمۡ
evliyaihim
16
لِيُجَٰدِلُوكُمۡ
li-yucadilukum
17
وَإِنۡ
ve-in
ve eğer
şayet, gerçekten
18
أَطَعۡتُمُوهُمۡ
eta'tumuhum
19
إِنَّكُمۡ
inne-kum
şüphesiz siz
gerçekten siz
20
لَمُشۡرِكُونَ
le-müşrikune