Kelime Analizi
(30)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
2 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
3 | أَلَّا ella | olmamasını Bağlaç Şart Bağlacı maması, diye | — |
4 | تَأۡكُلُواْ te'kulu | yersiniz Fiil tüketmek, yok etmek | أ ك ل |
5 | مِمَّا mimma | şeyden Zamir İsm-i Mevsûl ondan ki | — |
6 | ذُكِرَ zukire | anıldı Fiil hatırlamak, zikretmek | ذ ك ر |
7 | ٱسۡمُ ismu | isim İsim ad, yükseklik | س م و |
8 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
9 | عَلَيۡهِ aleyhi | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
10 | وَقَدۡ ve-kad | ve kesinlikle Bağlaç zaten, gerçekten | — |
11 | فَصَّلَ fassala | ayırdı Fiil bölmek, açıklamak | ف ص ل |
12 | لَكُم lekum | sizin için Zamir ait, sahip | — |
13 | مَّا ma | şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ne | — |
14 | حَرَّمَ harreme | yasakladı Fiil yasaklamak, kutsal kılmak, mahrum bırakmak | ح ر م |
15 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
16 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
17 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
18 | ٱضۡطُرِرۡتُمۡ udturirtum | sıkıştırıldınız Fiil zorlamak, zarar vermek | ض ر ر |
19 | إِلَيۡهِ ileyhi | ona doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
20 | وَإِنَّ ve-inne | ve şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) muhakkak, gerçekten | — |
21 | كَثِيرٗا kesiran | çok İsim Harf (Edât) bol, fazla | ك ث ر |
22 | لَّيُضِلُّونَ le-yudillune | elbette yollarını kaybettirirler Fiil saptırmak, yanıltmak | ض ل ل |
23 | بِأَهۡوَآئِهِم bi-ehvaihim | düşüşleriyle İsim arzu, heves | ه و ي |
24 | بِغَيۡرِ bi-ğayri | başkası ile İsim farklı, olmayan | غ ي ر |
25 | عِلۡمٍ ilmin | işaretin İsim bilgi, ilim | ع ل م |
26 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
27 | رَبَّكَ rabbeke | efendin İsim Harf (Edât) efendi, yetiştiren | ر ب ب |
28 | هُوَ huve | o Zamir kendisi | — |
29 | أَعۡلَمُ a'lemu | bilirim Fiil daha iyi bilen | ع ل م |
30 | بِٱلۡمُعۡتَدِينَ bi'l-mu'tedine | sınırı aşanlar ile İsim sınırı aşan, düşmanlık eden | ع د و |
1
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
2
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
3
أَلَّا
ella
olmamasını
maması, diye
4
تَأۡكُلُواْ
te'kulu
5
مِمَّا
mimma
şeyden
ondan ki
9
عَلَيۡهِ
aleyhi
onun üzerine
karşı, hakkında
10
وَقَدۡ
ve-kad
ve kesinlikle
zaten, gerçekten
12
لَكُم
lekum
sizin için
ait, sahip
13
مَّا
ma
şey
ne
15
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
16
إِلَّا
illa
hariç
ancak
17
مَا
ma
şey
ne, değil
18
ٱضۡطُرِرۡتُمۡ
udturirtum
19
إِلَيۡهِ
ileyhi
ona doğru
yönüne, tarafına
20
وَإِنَّ
ve-inne
ve şüphesiz
muhakkak, gerçekten
22
لَّيُضِلُّونَ
le-yudillune
23
بِأَهۡوَآئِهِم
bi-ehvaihim
26
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
28
هُوَ
huve
o
kendisi
30
بِٱلۡمُعۡتَدِينَ
bi'l-mu'tedine